Antalya Kent Konseyi Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladığı açıklamada kadınların ekonomik ve sosyal hayata eşit katılımının önemine dikkat çekti. Açıklamada, kadınların eğitimden istihdama, siyasetten sosyal yaşama kadar pek çok alanda ilerleme kaydettiği ancak ücret eşitsizliği, kayıt dışı çalışma, bakım emeğinin görünmezliği ve cam tavan engelleri gibi yapısal sorunlarla karşı karşıya kalmaya devam ettiği vurgulandı.
“KADINLARIN SOSYAL VE EKONOMİK HAYATA KATILIMI SINIRLI”
Kadın Meclisi açıklamasında, eşit işe eşit ücret ilkesinin hayata geçirilmesi için ücret şeffaflığının artırılması ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Kadın girişimciliğinin desteklenmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve teknoloji alanında kadınların daha fazla yer almasının sağlanmasının önemine de dikkat çekildi. Açıklamada ayrıca kadınların iş gücüne katılımını sınırlayan önemli faktörlerden birinin bakım yükü olduğu ifade edildi.
“KREŞ VE BAKIM HİZMETLERİ YAYGINLAŞTIRILMALI”
Kadınların iş gücüne katılımını artırmak için kamusal bakım hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, “Kadınlar evdeki bakım hizmetlerini, yine toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir sonucu olarak görev ve sorumlulukları olarak kabul etmekte ve çoğu zaman sosyal ve ekonomik hayata katılmaktan feragat etmektedirler. Bu nedenle bakım hizmetlerinin kamusal destekle yaygınlaştırılması, ücretsiz veya erişilebilir kreş, yaşlı bakım ve sosyal hizmet olanaklarının geliştirilmesi kadınların iş gücüne katılımını artıracaktır” ifadeleri kullanıldı.

“KADINLARIN KAYIT DIŞI ÇALIŞMA ORANI DAHA YÜKSEK”
Türkiye’de kadınların yaklaşık yüzde 34,4’ünün, erkeklerin ise yüzde 23,8’inin kayıt dışı çalıştığına dikkat çekilen açıklamada, kayıt dışı istihdamla mücadelenin kadınların ekonomik güçlenmesi açısından hayati olduğu ifade edildi. Kayıt dışı çalışan kadınların sosyal güvence, emeklilik hakkı, doğum izni ve iş güvencesi gibi temel haklardan mahrum kaldığı vurgulanırken, bu durumun kadınların yoksulluk döngüsünden çıkmasını zorlaştırdığı ve uzun vadede sosyal koruma sistemine erişimlerini engellediği belirtildi.

“KADINLARIN EKONOMİK KAYGILARI ŞİDDET DÖNGÜSÜNDE KALMASINA NEDEN OLUYOR”
Kadın Meclisi açıklamasında ekonomik güvencesi olmayan kadınların şiddet içeren ilişkilerden ayrılmakta daha fazla zorlandığına dikkat çekildi. Düzenli geliri ve sosyal desteği bulunmayan kadınların barınma, çocukların bakımı ve geçim kaygısı nedeniyle şiddet döngüsünde kalabildiği ifade edildi. Bu nedenle kadınların ekonomik güçlenmesinin yalnızca bir refah meselesi değil, aynı zamanda kadınların yaşam hakkı ve güvenliği açısından da kritik olduğu vurgulandı.

“KADINLAR SOSYAL YAŞAMDA DESTEKLENMELİ”
Kadınların eğitimden istihdama, siyasetten sosyal yaşama eşit şekilde katılımının sağlanabilmesi için toplumsal cinsiyet eşitliğinin aile içinde ve sosyal yaşamda desteklenmesi gerektiği belirtildi. Ev içi emeğin ve bakım sorumluluğunun adil paylaşımı, kadın emeğinin görünür kılınması ve ayrımcılığa karşı aktif tutum alınmasının önemine dikkat çekildi. Açıklamanın sonunda, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı, kadın emeğinin değer gördüğü ve ekonomik refahın adil paylaşıldığı bir gelecek için tüm kurumlar, karar alıcılar ve bireyler ortak sorumluluk almaya davet edildi.





