Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Öztürk başkanlığında ATSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya, Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, yönetim kurulu üyeleri ve meclis üyeleri katıldı. Toplantıda ekonomik gelişmelerin yanı sıra yerel ve sektörel sorunların da ele alındı. ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, meclise yeni katılan meclis üyelerine hayırlı olsun dileklerinde bulundu. 8 Şubat depremini hatırlatan Yusuf Hacısüleyman, depremin bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.
“MERKEZ BANKASI ENFLASYONDAN SORUMLU DEĞİLDİR”
Konuşmasına enflasyon verilerini değerlendirerek başlayan Yusuf Hacısüleyman, “Ocak beklediğimiz gibi geldi. Şubat da yüksek gelecek. Tarım da özellikle ÜFE baktığımız zaman aylık olarak 8.46 gibi yüksek bir rakam geldi. Tarımda girdi maliyetleri çok yüksek. Tarım politikaları noktasında çok ciddi yenilikler yapmamız gerekir. Dünya nüfusu hızla artıyor. Dolarda yüzde 2 bir artış oldu. Bu rakamlar yüksek gibi görünüyor ama yıl içerisinde bu rakamlar düşecektir. Bölgemizde jeopolitik riskler devam ediyor. Merkez bankası enflasyondan sorumlu değildir. Merkez bankası sadece bir iki elindeki aracı kullanıyor.” dedi.
“İRAN’DAN 3 MİLYON ZİYARETÇİ ALIYORUZ”
Yusuf Hacısüleyman, “Merkez bankasının tek başına mücadelesi yetmez. Maliyet artışları politika faizini belirliyor. 4 yıldır Rusya ve Ukrayna savaşı devam ediyor. Bölgemizi etkiliyor. Ülke olarak aşağıya bir yukarıya bakıyoruz. Jeopolitik riskler birçok alanda bizi etkiliyor. Gazze’de ne olacak belli değil. İran ve Amerika arasında yaşananlar istikrarı etkileyecek. Özellikle petrol ve doğalgaz fiyatlarında bir etki oluşacaktır. Az da olsa turizmi etkileyecek. İran’dan 3 milyon ziyaretçi alıyoruz.” sözlerine yer verdi.

“BU İHTİYACI GİDERMEMİZ GEREKİR.”
Yusuf Hacısüleyman, “Bizim üretim maliyetlerimiz çok yüksek. Aynı anda başka ülkeler ile birlikte ürettiğimiz ürünleri pazarlamakta zorlanabiliriz. Rekabet koşullarını kaybedebiliriz. Konut üretim maliyetlerini bir türlü düşüremiyoruz. Maliyetleri düşürmek zorundayız. Antalya’da yapılması beklenen TOKİ konut sayısı 12 bin adet. Başvuru sayısı 86 bin 456 kişi. Bu ihtiyacı gidermemiz gerekir. Bir yol bulmalıyız.” açıklamasında bulundu.
“AVRUPA’DA TAKSİT DİYE BİR ŞEY YOK”
Birçok ülkede devletin konut yapılması için arazi tahsis ettiğine dikkat çeken Yusuf Hacısüleyman, “Başka ülkelerde devlet konut yapılması için arazi tahsis ediyor. Devlet olarak bu sistemi uygulayabiliriz bence şartlar uygun. Burada oturanlar arsa bedelini de kira öder gibi ödemeye devam ediyorlar. Arsa devletin kalmaya devam ediyor. Kredi kartları yaşamın ve kültürün bir parçası haline geldi. Avrupa’da taksit diye bir şey yok. Biz taksit ile yaşamaya başladık. Kredi kartı limitlerini düşürmek doğru ama bu kez de ticaret etkileniyor. Daha yumuşak adımlar atılmalıdır. Bu tür düzenlemelerde paydaşlardan görüş almak gerekir. Dikensiz gül olmaz; ama bu süreçleri hasar vermeden geçirmeliyiz.” dedi.
“SOSYAL MEDYADA ASLINDA KENDİMİZİ İFŞA EDİYORUZ”
Turizmde erken rezervasyon dönemi olduğunu belirten Yusuf Hacısüleyman, “Kredi kartı sadece bir ödeme aracı değil ekonomik bir araçtır.” dedi. Yusuf Hacısüleyman, “Telefonun içerisinde bize ait olmayan bir dünya var. Başkalarının dünyasını izliyoruz. Sosyal medyada aslında kendimizi ifşa ediyoruz. Orada varsan yaşıyorsun yoksan yaşamıyorsun. Az beğenin varsa hayranın yok gibi bir algı var. Yararları olduğu kadar zararları da var. Çocuklara yönelik bir kısıtlama gelmesi bizi de mutlu edecektir.” sözlerini kullandı.





