Antalya'da yazın kavurucu sıcaklarda, kışın ise soğuk havada ateşin başında çalışan 65 yaşındaki Celal İlgün, yıllardır kalaycılık mesleğini yapıyor. İlgün mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürürken en büyük endişesinin çırak yetişmemesi olduğunu söylüyor. Kalaycılığa henüz çocuk yaşta çırak olarak başladığını anlatan İlgün, o yıllarda mahalle aralarında dolaşan seyyar ustaların yanında mesleğin inceliklerini öğrendiğini belirtti.

‘’BU İŞ SABIR İSTER’’

“Bu iş sabır ister, emek ister. Ateşin başında ter dökmeden kalay tutmaz” şeklinde konuşan Celal İlgün, özellikle bakır mutfak eşyalarının kalaylanmasının hem sağlık hem de kullanım ömrü açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Bakır yüzeyin önce temizlendiğini, ardından asitle parlatıldığını ve son aşamada eritilen kalayın yüzeye yayıldığını anlatan usta, işlemin tamamen el becerisiyle yapıldığını söyledi.

YAZIN 40 DERECEDE KIŞIN AYAZDA ÇALIŞIYOR

Antalya’nın yaz aylarında 40 dereceyi aşan sıcaklarında ocağın başında çalışmanın kolay olmadığını ifade eden İlgün, “Ateş zaten karşıda yanıyor, bir de güneş tepede. Ama alıştık artık” dedi. Kış aylarında ise bu kez soğuk havaya karşı mücadele ettiğini belirten İlgün, “El emeği bu, mevsim dinlemiyor. İş geldikçe çalışıyoruz” diye konuştu.

ÇIRAK YETİŞMİYOR

Yarım asırlık ustalık serüveninde en çok üzüldüğü konunun mesleğe ilgi olmaması olduğunu dile getiren İlgün, gençlerin daha çok masa başı işlere yöneldiğini söyledi. “Eskiden ustanın yanında 3-4 çırak olurdu. Şimdi gelen yok. Herkes kolay para kazanmak istiyor. Oysa bu meslek altın bilezik gibidir” ifadelerini kullanan İlgün, kalaycılığın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.

BAKIRA OLAN İLGİ ARTIYOR

Son yıllarda doğal ve sağlıklı ürünlere yönelimin artmasıyla birlikte bakır mutfak eşyalarına talebin yeniden yükseldiğini söyleyen İlgün, özellikle köylerden ve eski evlerden çıkan kazan, tencere ve çaydanlıkların tamir için getirildiğini anlattı. İlgün “Dededen kalma kazanı getiriyorlar. ‘Bunu atmaya kıyamadık’ diyorlar. Biz de temizleyip kalaylıyoruz, yeniden kullanılır hale geliyor” dedi.

MESLEK BİTME NOKTASINA GELDİ

En büyük dileğinin mesleğini devredecek bir çırak yetiştirmek olduğunu belirten İlgün, “Ben bıraktıktan sonra bu ocak sönsün istemem. Kalaycılık bizim kültürümüz. İnşallah meraklı bir genç çıkar” diyerek sözlerini tamamladı. Antalya’da yarım asırdır ateşin başında emeğiyle geçimini sağlayan Celal İlgün, zamana direnen nadir ustalardan biri olarak hem geçmişi yaşatıyor hem de mutfak eşyalarına yeniden hayat veriyor.

Muhabir: BÜLENT ÖNER