Turizmin başkenti Antalya’nın köklü tarihini yansıtan Kaleiçi; Rum, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan yapıları, begonvillerle süslü dar sokakları ve tarihi dokusuyla yılın her döneminde adeta açık hava müzesi görünümü sunuyor. Ancak bölgede Kültür ve Turizm Bakanlığı, yerel yönetimler ve koruma kurulları arasındaki yetki belirsizliği, hem mevcut işletmeleri zor durumda bırakıyor hem de yeni yatırımların ertelenmesine neden oluyor.
“KALEİÇİ, ANTALYA MARKASININ MERKEZİDİR"
Kaleiçi’ndeki sorunları gündeme taşıyan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Kaleiçi’nin Antalya için taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Kaleiçi, Antalya markasının merkezidir. Kentin tarihini, kimliğini ve hikâyesini taşıyan bu alan, yerli ve yabancı turistin Antalya’yı zihninde ilk canlandırdığı mekânlardan biridir. Bu nedenle Kaleiçi’nde yaşanan her sorun, doğrudan Antalya’nın marka değerini etkilemektedir” dedi.
“UZUN VADELİ YOL HARİTASI ACİLEN OLUŞTURULMALI"
Yetki karmaşasının koruma ve yatırım süreçlerini olumsuz etkilediğini belirten Hacısüleyman, şunları söyledi: “Bugün Kaleiçi’nde yetki karmaşası nedeniyle ciddi yapısal sorunlar yaşanmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı, yerel yönetimler ve koruma kurulları arasındaki belirsizlik, mevcut işletmeleri zorlarken yeni yatırımların da ertelenmesine yol açmaktadır. Tarihi alanlarda koruma elbette vazgeçilmezdir. Ancak koruma ile yaşamı ve ticari sürdürülebilirliği birlikte ele alan dengeli bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. Aksi hâlde Kaleiçi’nin zamanla cazibesini kaybetmesi kaçınılmazdır. Merkezi ve yerel idarenin birlikte hareket ettiği, yetkilerin netleştiği ve yatırımcının önünü görebildiği uzun vadeli bir yol haritası acilen oluşturulmalıdır.”

“KİRA ARTIŞLARI KÜÇÜK ESNAFI ZORLUYOR"
Vakıf mülklerindeki kira artışlarının ticari hayatı doğrudan etkilediğine de dikkat çeken Hacısüleyman, “Son dönemde yapılan yüksek kira artışları özellikle küçük esnaf üzerinde ciddi baskı yaratmaktadır. Ana cadde ile ara sokaklar arasındaki ticari farklar dikkate alınmadan belirlenen kira politikaları, bölgenin sürdürülebilirliğini zedelemektedir. Vakıf mülklerinde konum ve ticari potansiyel gözetilerek daha adil ve sürdürülebilir bir kira düzenine geçilmesi artık zorunludur. Aksi hâlde Kaleiçi’nde ticari canlılığın zayıflaması kaçınılmaz olacaktır” ifadelerini kullandı.





