Kaleiçi, M.Ö. 2. yüzyıldan günümüze uzanan, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Devleti’nin izlerini günümüze kadar ulaştırıyor. Surlarla çevrili bu bölge, dar sokakları, tarihi evleri, Hadrian Kapısı ve Yivli Minare gibi yapılarıyla Antalya'nın binlerce yıllık tarihine tanıklık ediyor. Yüzlerce yıllık geçmişe sahip surların üzerinde ve çevresinde kendiliğinden yetişen otlar ve çalılıklar, tarihi dokuya farklı bir görünüm kazandırdı.

KALEİÇİ’NDE SURLAR YEŞİLE BÜRÜNDÜ

Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ertuğrul Gün'ün haberine göre; binlerce yıllık geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapan Kaleiçi, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Dar sokakları, tarihi evleri ve kültürel mirasıyla öne çıkan semti çevreleyen surların bir bölümü 1930’lu yıllarda yıkılırken, ayakta kalan kısımlar ise günümüze kadar ulaştı. Yetkililer tarafından belirli aralıklarla restorasyon ve temizlik çalışmaları yapılan surlar, baharın gelişiyle birlikte yeniden dikkat çekti.

Kaleiçi Surlar (1)

DOĞAL GÜZELLİK Mİ, BAKIMSIZLIK MI?

Kaleiçi’nin ana giriş kapısı olarak bilinen Kale Kapısı çevresinde yer alan ve kentin simgeleri arasında gösterilen Yivli Minare ile sur duvarları, yeşeren bitki örtüsüyle farklı bir görünüme kavuştu. Surların üst kısımlarında ve duvar aralarında yetişen otlar ve çalılıklar, baharın etkisiyle çiçek açtı. Bazı noktalarda yoğunlaşan yeşillikler nedeniyle surların büyük bölümü adeta görünmez hale geldi. Bazı vatandaşlar surların bakımsız bırakıldığını savunurken, bazıları ise doğal yapının korunması gerektiğini ifade etti.

Kaleiçi Surlar (3)

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ERTUĞRUL GÜN