TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Antalya Şubesi, son günlerde yeniden gündeme gelen geri dönüşüm ve çevre kirliliğine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Antalya kıyılarında ve denizlerde artan atık kirliliğinin çevre, deniz ekosistemi ve insan sağlığı açısından önemli riskler oluşturduğuna dikkat çekildi.

ÇMO Antalya Şubesi, geri dönüşümün tek başına yeterli bir çözüm olmadığını belirterek, kalıcı başarının atığın oluşmasını önleyen üretim ve tüketim politikalarıyla mümkün olacağını vurguladı. Açıklamada ayrıca, Akdeniz'de giderek artan mikroplastik kirliliğine karşı bütüncül çevre politikalarının hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.

EN SÜRDÜRÜLEBİLİR ATIK HİÇ OLUŞMAYAN ATIK

ÇMO Antalya Şubesi, geri dönüşümün doğal kaynakların korunması, hammadde kullanımının azaltılması ve döngüsel ekonominin geliştirilmesi açısından vazgeçilmez bir uygulama olduğunu belirtti. Ancak hiçbir geri dönüşüm sisteminin oluşan tüm atıkları eksiksiz şekilde yeniden ekonomiye kazandıramayacağına dikkat çekilen açıklamada, önceliğin atığın oluşmasını önlemek, ardından kaynağında azaltmak, yeniden kullanmak ve geri dönüştürmek olması gerektiği ifade edildi.

Enerji geri kazanımının mümkün olduğu durumlarda değerlendirilmesi, bertaraf yöntemlerinin ise son seçenek olarak görülmesi gerektiği belirtilen açıklamada, "En sürdürülebilir atık, hiç oluşmayan atıktır." denilerek sürdürülebilir atık yönetiminde temel yaklaşımın atığın kaynağında önlenmesi olduğu vurgulandı.

Çevre Mühendisleri Uyardı! Antalya Kıyılarında Atık Alarmı!12 (3)

ANTALYA KIYILARINDA ATIKLARIN DENİZE ULAŞMASI ÖNLENMELİ

ÇMO Antalya Şubesi, denizlerin korunmasının yalnızca sahillerden atık toplamakla mümkün olmadığını belirtti. Açıklamada, kalıcı çözümün havza ölçeğinde planlama yapılması, atığın oluşmasını kaynağında önleyen politikaların uygulanması ve ürünlerin tasarımından kullanım ömrünün sonuna kadar tüm yaşam döngüsünü kapsayan bütüncül bir yönetim anlayışının benimsenmesiyle sağlanabileceği ifade edildi.

Ürün tasarımlarının çevresel etkileri gözetilerek yapılması, tek kullanımlık ürünlerin azaltılması ve yeniden kullanım sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiği belirtilirken, "Denizleri korumanın en etkili yolu da, atıkları kıyılardan toplamak değil, denize ulaşmasını daha en baştan engelleyen bu dönüşümü hayata geçirmektir." ifadelerine yer verildi.

ANTALYA KIYILARINDA MİKROPLASTİK TEHLİKESİ

Açıklamada, denize ulaşan plastik atıkların güneş ışığı, dalga hareketi ve fiziksel aşınma nedeniyle zamanla mikroplastiklere dönüştüğü belirtildi. Mikroplastiklerin balıklar, kabuklular, deniz kuşları ve deniz kaplumbağaları tarafından besin sanılarak tüketildiği, besin zinciri boyunca ilerleyerek insanlara kadar ulaştığı ifade edildi.

Mikroplastiklerin yüzeylerinde ağır metaller ve kalıcı organik kirleticiler gibi toksik maddeleri taşıyabilmesi nedeniyle çevresel risklerin arttığına dikkat çekilen açıklamada, Akdeniz'in yarı kapalı deniz yapısı nedeniyle dünyanın mikroplastik yoğunluğu en yüksek denizlerinden biri olduğuna vurgu yapıldı. "Antalya kıyılarında görülen her plastik atık, geleceğin mikroplastik kirliliğine dönüşme potansiyeli taşımaktadır." ifadeleri kullanıldı.

Antalya Kıyılarındaki Mevcut Iklim Konfor Alanları Giderek Yok Olacak

DENİZ KİRLİLİĞİ EKOSİSTEMİ OLUMSUZ ETKİLİYOR

ÇMO Antalya Şubesi, katı atıkların deniz çayırlarını örterek ışık geçirgenliğini azalttığını, bentik yaşam alanlarını tahrip ettiğini ve deniz canlılarının yaşamını olumsuz etkilediğini belirtti. Organik kirleticilerin ayrışması sırasında çözünmüş oksijen miktarının düştüğü, bunun da biyolojik çeşitliliğin azalmasına ve ekosistemin kendini yenileme kapasitesinin zayıflamasına yol açtığı ifade edildi.

İklim değişikliğinin etkisiyle artan deniz suyu sıcaklıkları ve değişen akıntı rejimlerinin de alıcı ortamın doğal seyrelme kapasitesini azalttığına işaret edilen açıklamada, "Denizlerin sınırsız bir kirletici taşıma gücüne sahip olduğu düşüncesi bilimsel gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Her alıcı ortamın bir taşıma kapasitesi vardır ve bu kapasitenin aşılması ekolojik bozulmayı kaçınılmaz hâle getirir." denildi.

ÇMO'DAN ANTALYA İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

ÇMO Antalya Şubesi, atık oluşumunu önleyen ve gereksiz tüketimi azaltan politikaların önceliklendirilmesi gerektiğini belirtti. Tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, yeniden kullanılabilir ve geri dönüştürülebilir ürün tasarımlarının teşvik edilmesi, geri dönüşüm sistemlerinin ise kaynak verimliliğini artıracak sürdürülebilir bir anlayışla geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, genişletilmiş üretici sorumluluğunun etkin uygulanması, depozito yönetim sisteminin yaygınlaştırılması, dere havzalarında düzenli temizlik yapılması, dere ağızlarına atık tutucu sistemler kurulması ve tekne ile yatlardan kaynaklanan atıkların etkin biçimde denetlenmesi gerektiği belirtildi. Toplumun tüm kesimlerinde çevre eğitimi ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarını geliştirecek farkındalık çalışmalarının artırılması çağrısında bulunuldu.

DENİZLER ORTAK DOĞAL MİRAS

Vatandaşlara da sorumluluk çağrısı yapılan açıklamada, kıyılara ulaşan her plastik şişe, ambalaj atığı ve poşetin yalnızca bir çevre kirliliği göstergesi olmadığı, aynı zamanda üretim ve tüketim alışkanlıklarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyduğu belirtildi.

Açıklamanın sonunda, "Denizlerimiz, ortak doğal mirasımızdır." denilerek, bu mirasın korunmasının yalnızca kıyı temizliğiyle değil; atığın oluşmasını önleyen, yeniden kullanımı teşvik eden ve bilim temelli çevre politikalarını hayata geçiren sürdürülebilir bir anlayışla mümkün olacağı vurgulandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ