Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, kamuoyuyla paylaştığı kapsamlı yazılı açıklamayla Türk siyasetinde dikkat çeken bir karara imza attı. Davutoğlu, parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldıklarını duyururken, 2028 seçimleri öncesinde Türkiye'yi bekleyen iki önemli tehlikeye dikkat çekti.

DAVUTOĞLU: "İKİ TEHLİKELİ SENARYO KONUSUNDA UYARIYORUZ"

Açıklamasında Türkiye'nin siyasi geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, 2028 seçimlerine giderken iki kritik risk gördüklerini belirtti. İlk riskin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle birlikte kuvvetler ayrılığı ilkesinin zayıflaması ve otoriterleşme eğiliminin kalıcı hale gelmesi olduğunu ifade eden Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte kuvvetler ayrılığı ilkesinin zayıflaması, denge ve denetim mekanizmalarının tümüyle ortadan kalkması ile güçlenen otoriterleşme eğiliminin hızlanması sonucunda zaten büyük zaaf gösteren çoğulcu demokratik hukuk düzeni yerini kalıcı bir otoriter yapıya bırakabilir. Bu tehlike, herhangi bir cumhurbaşkanının şahsından bağımsızdır. Sorun, kişiden öte bir sistem sorunudur."

"OTORİTER DÜZEN MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERLE MEŞRULAŞTIRILAMAZ"

Davutoğlu, gücün tek elde toplanmasının devlet düzenini kırılgan hale getireceğini savunarak, otoriterleşmenin milli ve manevi değerler üzerinden meşrulaştırılmasına karşı çıktı.

Davutoğlu, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:

"Gücün tek elde toplanması; Meclisin denetim yetkisinin zayıflaması, yargı bağımsızlığının tartışmalı hale gelmesi ve bürokrasinin kurumsal sorumluluk yerine kişisel sadakate göre şekillenmesi, devlet düzenini kırılgan hale getirir. Bu sürecin en tehlikeli yönü ise otoriter düzenin kalıcılığının milli ve manevi değerler üzerinden meşrulaştırılmasıdır. Milli ve manevi değerler hiçbir iktidarın sınırsız gücünü meşrulaştırma aracı değildir. Aksine bu değerler, gücü ahlak ve hukukla sınırlama sorumluluğu yükler."

"RÖVANŞİST KARŞI İKTİDAR" UYARISI

İkinci tehlikenin ise toplumda biriken öfkenin rövanşist bir karşı iktidara dönüşmesi riski olduğunu belirten Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Bir diğeri; otoriterleşmenin, yolsuzlukların, gelir adaletsizliğinin, yasakların ve hukuk ihlallerinin doğurduğu öfke dalgasının rövanşist bir karşı iktidara dönüşmesi tehlikesidir."

Davutoğlu, Türkiye'nin ihtiyacının "rövanş değil adalet, tasfiye değil restorasyon, kutuplaşma değil toplumsal barış" olduğunu vurguladı.

GELECEK PARTİSİ İÇİN KAPANIŞ KARARI

Açıklamasının son bölümünde Gelecek Partisi'nin geleceğine ilişkin kararlarını duyuran Davutoğlu, parti yetkili kurullarıyla yapılan istişarelerin ardından siyasi faaliyetleri sonlandırma kararı aldıklarını açıkladı.

Davutoğlu, kararını şu sözlerle duyurdu:

"Bu değerlendirmeler ışığında, partimizin yetkili kurulları ve Gelecek Partisi'ni bugüne taşıyan dava arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde, kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz."

"TESLİMİYET DEĞİL, AHLAKİ MESAFE KOYMA KARARI"

Davutoğlu, alınan kararın siyasetten tamamen çekilmek anlamına gelmediğini belirterek, bundan sonra da düşünce, eğitim, bilim, kültür, ekonomi ve toplumsal dayanışma alanlarında Türkiye için çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti. Davutoğlu sözlerini şu ifadelerle noktaladı:

"Bu, bir teslimiyet kararı değildir. Bu, ahlaki bir mesafe koyma kararıdır. Bu, siyasetten vazgeçiş değil; herkese, siyaseti yeniden düşünme çağrısıdır."

Muhabir: Tahsin CAN ÖNALP