Yaklaşık 5 bin yıllık geçmişe sahip İasos antik kenti yakınlarında iş makinaları ile yürütülen deniz dibi taramasına tepki gösteren İasos Mahalle Meclisi Derneği, “İasos’un kıyıları, Güllük Körfezi’nin ekosistemi, balıkların üreme alanları ve halkın yaşam hakkı hiçbir şirketin ticari çıkarlarından daha değersiz değildir” açıklaması yaptı.
İasos Mahalle Meclisi Derneği’nin paylaştığı görüntülerde, maden yükleme limanı için deniz içerisinde dip tarama yapıldığı görülürken, kıyının çamura bulandığı görüntülere yansıyor.
YIKIM BAYRAM TATİLİ DİNLEMEDİ
Kurban Bayramı tatili için bölgeye gelen tatilciler ve yerleşik halk Kıyıkışlacık’ta çamurlu denizle başbaşa kaldı. Ayıldız Yük Tahmil ve Tahliye İskelesi ve Dip Tarama Projesi kapsamında yürütülen çalışmaya tepki gösteren İasos Mahalle Meclisi Derneği, konuyla ilgili bir açıklama yaparak ilgili kurumları göreve davet etti.
İZİN SÜRESİ DOLDU, TAAHHÜTLERE UYULMUYOR
Projeyle ilgili Muğla Valiliği İl Çevre Kurulu tarafından uzatılan dip tarama izninin 31 Mart 2026 tarihinde sona erdiği ifade edilen derneğin açıklamasında, iznin sona ermesine rağmen faaliyetin sürdüğü belirtilerek, “Oysa şirket, ÇED dosyalarında açıkça taahhüt ettiği üzere Mart, Nisan ve Mayıs aylarını kapsayan balık yumurtlama döneminde çalışma yapmayacağını beyan etmiştir. Buna rağmen, 2025 yılında olduğu gibi 2026 yılında da balıkların üreme döneminde maden limanı inşaatı faaliyetlerinin devam ettiği görülmektedir” denildi.

DENİZ EKOSİSTEMİ ZARAR GÖRÜYOR
Projeyi yürüten şirketin 2025 yılında turizm sezonu ve inşaat yasağının uygulandığı 15 Mayıs – 15 Ekim tarihleri arasında da çalışmalarını sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, “Bugün de devam eden davalara rağmen; zeytinliklere ve mahalle yaşamına sıfır metrede yürütülen projeye dair, kıyılarda dolgu, derinleştirme ve kazı faaliyetleriyle doğal yapının değiştirilmesi, kıyı kenar çizgisinin fiilen etkilenmesi, Posidonia çayırlarının yok edilmesi dahil, deniz ekosisteminin zarar görmesi ve bölge halkının yaşam huzurunun bozulması ve yegane plajını kullanamaması yönündeki şikâyetler artarak devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.
‘ANAYASAL HAKLARIMIZI KİM KORUYACAK?’
Projeyle ilgili ÇED raporunda yer verilen taahhütlere neden uyulmadığı sorusuna yanıt aranan derneğin açıklamasında, şöyle denildi: “Süresi sona eren izinlere rağmen faaliyetler hangi hukuki dayanakla sürdürülmektedir? Kamuya ait kıyılar üzerinde yapılan müdahalelere neden göz yumulmaktadır? Kıyıkışlacık halkının anayasal haklarını kim koruyacaktır?”
‘YAŞAM HAKKI ŞİRKETİN ÇIKARINDAN DEĞERSİZ DEĞİL’
Deniz ve kıyılarla ilgili mevzuat ile Anayasal haklara da vurgu yapılan açıklamada, ilgili kurumlar göreve davet edildi. Açıklamada ayrıca şu görüşlere yer verildi: “İasos’un kıyıları, Güllük Körfezi’nin ekosistemi, balıkların üreme alanları ve halkın yaşam hakkı hiçbir şirketin ticari çıkarlarından daha değersiz değildir. Kıyılar hepimizindir. Anayasa’nın koruması altındadır. Devletin görevi de bu kıyıları korumaktır. Yetkili kurumları görevlerini yapmaya, devam eden iddiaları ve şikâyetleri ivedilikle incelemeye, kamu yararını ve hukukun üstünlüğünü korumaya davet ediyoruz. İasos sahipsiz değildir. Güllük Körfezi sahipsiz değildir. Kıyılar halkındır ve halkın kalacaktır.”

BÖLGEDEKİ MADENİ TAŞIYACAKLAR
Muğla, Aydın ve Denizli’de çıkarılan doğal taş ve madenlerin taşınması için Güllük Limanı kullanılıyor. 2006 yılında açılan liman, özel bir şirket tarafından işletiliyor. Kıyıkışlacık’ta yapım faaliyetleri süren limanın da benzer bir işleve sahip olacağı belirtiliyor.
LİMAN İÇİN DALIŞ YASAĞI KALDIRILDI
Maden yükleme limanı projesinin uygulandığı alanın deniz kısmı, Ege Denizi’nin E24 numaralı dalışa yasak bölge içerisinde yer alıyordu. Antik limanların bulunduğu bu bölge, barındırdığı kültürel ve doğal varlıkların korunması amacıyla 5 Nisan 2016 tarih ve 2016/8743 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile dalış yasağı getirilen alanlar arasında yer almıştı. Ancak liman projesinin gündeme gelmesinin ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı bu alanda yeniden değerlendirme yaptı. Bakanlığın ilgili birimlerinin yaptığı çalışmanın ardından, liman projesinin bulunduğu bölgenin dalış yasağı, 28 Temmuz 2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı ile kaldırıldı. Dalış yasağının kaldırılmasından yaklaşık beş ay sonra, 28 Aralık 2020 tarihinde ise liman için ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı verildi.





