Eğitim-İş Sendikası üyeleri, 19 Haziran 2025 tarihinde Türkiye genelinde yapılan “Tekinsiz Eğitim, Tekinsiz Gelecek” başlıklı basın açıklaması nedeniyle Antalya’da 4 sendika üyesi hakkında başlatılan soruşturma kapsamında mahkeme öncesi Antalya Adliyesi önünde bir araya geldi. Protestoya Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay ile Merkez Yönetim Kurulu üyeleri de katıldı. Sendika yöneticileri ve üyeler, açılan davanın sendikal haklara yönelik olduğunu savundu.
BAKAN TEKİN HEDEF ALINDI
Eğitim İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, yaptığı açıklamada Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in politikalarına yönelik ağır eleştirilerde bulundu. Acar, Bakan Tekin’in okullardaki eksikleri tamamlayamamakla kalmadığını belirtip, cemaatlerin okullara girmesine aracılık ettiğini öne sürdü.

"OKULLARA CEMAATLER DOLU" İDDİASI
Bakan Tekin’in okullardaki eğitimi laiklikten ve kurumsallıktan uzaklaştırdığını iddia eden Acar, “Sayın Yusuf Tekin! Bu sistem sizin bakanlığınızda, AKP iktidarının 23 yıllık karanlık mirasıyla şekillendi. Cemaatlerle, tarikatlarla ve patronlarla el ele vererek eğitimi bilimden, laiklikten ve kamusallıktan koparmak için olağanüstü çaba harcadınız ve işte sizin o eserleriniz; okullar temizlenemedi, güvenlik sağlanamadı, derslik açığı, ikili eğitim ve taşımalı eğitim felaketi. Köy okullarını kapattınız” dedi.

“ÖĞRENCİLER CAMİ TEMİZLİĞİNE GÖNDERİLDİ”
Öğrencilerin cemi temizliğine gönderilmesine tepki gösteren Acar, “Bir öğün ücretsiz yemek sözü tutulmadı Eğitim piyasalaştı, özel okullar patladı, MESEM'ler çocuk emeği sömürüsüne dönüştü. Devlet eliyle organize edilen modern kölelik sisteminde çocuklar iş cinayetlerine kurban gitti. Dinselleşme kurumsallaştı, laiklik tahrip edildi. Tarikatlar, cemaatler, ‘sivil toplum’ maskesiyle okullara yerleşti. ÇEDES'le öğrenciler cami temizliğine gönderildi, önlerine mezar konuldu, ellerine bıçak verildi” diye konuştu.
MESLEK KANUNU TEPKİSİ
Öğretmenlerin meslek kanunu ile sürgüne gönderildiğini vurgulayan Acar, “Öğretmenlik meslek kanunu ile kurumlar dışlandı, mülakat katmerleşti, öğretmene sürgün, hukuksuzluğa kurumsallık, hepsi Bakan Tekin dönemi adaletsizliği. Norm fazlası bahanesiyle yapılan resen atamalar: öğretmenlerin mesleki ve insani haklarını yok sayan açık bit sürgün politikasıdır; Laik, bilimsel, kamusal eğitim için mücadele etmeye devam edeceğiz” sözlerini kaydetti.






