2026 LGS sonuçlarının açıklanmasının ardından Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar'dan dikkat çeken açıklamalar geldi. Merkezi sınav sisteminin milyonlarca öğrenciyi rekabete sürüklediğini belirten Acar, mevcut eğitim modelinin çocukların gelişimini değil, toplumsal eşitsizlikleri büyüttüğünü savundu.
"TAM PUAN SAYISI DEĞİL, SİSTEM TARTIŞILMALI"
LGS'de tam puan alan öğrenci sayısının eğitim sisteminin başarısını göstermediğini ifade eden Sadık Acar, asıl tartışılması gereken konunun milyonlarca öğrencinin geleceğinin tek bir sınava bağlı olması olduğunu söyledi. Acar, "Bu yıl 452 öğrenci 500 tam puan aldı. Geçen yıl bu sayı 719'du. Ancak tam puan alan öğrenci sayısının artması ya da azalması eğitim sisteminin niteliğini tek başına göstermez. Asıl mesele, milyonlarca çocuğun geleceğinin tek bir sınava bağlanmış olmasıdır" dedi.

"LGS ÇOCUKLARI DEĞİL, TOPLUMSAL EŞİTSİZLİKLERİ ÖLÇÜYOR"
Sınav sonuçlarının yalnızca öğrencilerin akademik başarısını değil, ailelerin ekonomik durumunu ve eğitim olanaklarını da yansıttığını belirten Acar, eğitimde fırsat eşitsizliğinin her geçen yıl daha da büyüdüğünü savundu. Acar, "Parası olan özel ders alabiliyor, kursa gidebiliyor, özel okul imkanlarından yararlanabiliyor. Milyonlarca çocuk ise yalnızca devlet okulunun sunduğu sınırlı imkanlarla aynı yarışta mücadele etmek zorunda bırakılıyor. Bu nedenle bu sınav çocukları değil, toplumsal eşitsizlikleri ölçmektedir" ifadelerini kullandı.
"ÇOCUKLAR TEST KİTAPLARI ARASINDA BÜYÜYOR"
Merkezi sınav sisteminin çocukların sosyal ve kültürel gelişimini olumsuz etkilediğini dile getiren Acar, eğitim anlayışının çocukları çok yönlü geliştirmekten uzaklaştığını söyledi. Acar, çocukların rekabete sürüklendiğini ifade ederek, "Bugün çocuklar daha ortaokul yıllarında ağır bir rekabetin içine sürükleniyor. Oyun oynayacak, dinlenecek, sanatla ve sporla buluşacak yaşlarda test kitapları ve deneme sınavları arasında büyüyorlar. Eğitim, kamusal bir hak olmaktan çıkarılarak eleme ve sıralama mekanizmasına dönüştürülüyor" dedi.

MESEM UYGULAMALARINI ELEŞTİRDİ
Açıklamasında Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamalarına da değinen Acar, çocukların eğitimden uzaklaştırılarak erken yaşta çalışma hayatına yönlendirildiğini savundu. Acar, "Bir yandan çocuklar LGS ve YKS maratonuna mahkum edilirken, diğer yandan MESEM uygulamalarıyla binlerce çocuk eğitim hakkından koparılarak erken yaşta ucuz iş gücü haline getirilmektedir" diye konuştu.
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'NA ÇAĞRI YAPTI
Sadık Acar, Milli Eğitim Bakanlığı'na da çağrıda bulunarak eğitim politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Acar, "Çocuklarımızın geleceğini tek bir sınava mahkum eden bu sistem daha ne kadar sürdürülecek? Devlet okulları arasındaki eşitsizlikleri gidermek için hangi somut adımlar atılacak? Her çocuğun eşit, parasız, bilimsel ve laik eğitim hakkı neden güvence altına alınmıyor?" sorularını yöneltti.

MERKEZİ SINAV SİSTEMİ KALDIRILMALI
Eğitim-İş olarak çözüm önerilerini de paylaşan Acar, merkezi sınavlara dayalı yerleştirme sisteminin kaldırılması gerektiğini belirtti. Acar, "LGS başta olmak üzere merkezi sınavlara dayalı seçme ve eleme sistemi kaldırılmalı. Öğrencilerin akademik, sanatsal, kültürel ve sosyal gelişimlerini birlikte değerlendiren okul temelli bir yerleştirme modeli oluşturulmalıdır" dedi.
"KAMUSAL EĞİTİM GÜÇLENDİRİLMELİ"
Açıklamasının sonunda kamusal eğitime daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini vurgulayan Acar, öğretmenlerin mesleki güvencelerinin güçlendirilmesini, okullar arasındaki fiziki ve akademik imkan farklılıklarının giderilmesini istedi. Acar, "Çocuklarımızın geleceği rekabetin değil dayanışmanın, piyasanın değil kamusal sorumluluğun, ayrıcalığın değil eşitliğin üzerine kurulmalıdır. Eğitim-İş olarak mücadelemiz yalnızca sınav sistemine değil, eğitimde eşitsizliği üreten bütün politikalara karşıdır" ifadelerini kullandı.





