Antalya’da halk arasında “Üç Kapılar” olarak bilinen Hadrian Kapısı, Roma İmparatoru Hadrianus’un (MS 117–138) Attaleia’yı ziyareti anısına inşa edilmiş anıtsal bir giriş kapısı olarak kentin en önemli simgelerinden biri olmayı sürdürüyor. Ancak bu görkemli yapı, bir zamanlar çok daha geniş ve güçlü bir savunma sisteminin parçasıydı.

Bugün Kaleiçi olarak bilinen tarihi yarımada, geçmişte Roma’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar pek çok medeniyetin izlerini taşıyan surlarla çevriliydi. Milattan sonra 2. yüzyıla uzanan bu surlar, Roma döneminde inşa edilmiş; hem askeri hem de idari işlev görmüş, kenti korsan saldırıları ve dış tehditlere karşı korumuştu. Bizans ve Selçuklu dönemlerinde güçlendirilen, Osmanlı döneminde ise koruma altına alınan bu yapılar, Antalya’nın kimliğinin ayrılmaz bir parçasıydı.

Ancak Cumhuriyet’in ilk yıllarında alınan bir kararla bu köklü mirasın büyük bölümü ortadan kaldırıldı. 1930’lu yıllarda dönemin belediye yönetimi, şehir merkezinde kalan surların “kentin hava almasını engellediği” gerekçesiyle yıkım kararı aldı. O dönemde amaç, Antalya’yı daha ferah ve modern bir görünüme kavuşturmak olarak açıklandı. Ne var ki bu karar, binlerce yıllık kültürel mirasın geri dönülmez şekilde tahrip edilmesine yol açtı.

Yaklaşık 2000 yıllık geçmişe sahip surların yıkılması, tarihçiler ve arkeologlar tarafından bugün “tarihi bir hata” olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu süreç, Türkiye’de kültürel mirasın korunması konusunda geçmişte yapılan yanlışların en çarpıcı örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.

Günümüzde Antalya’da bu büyük savunma sisteminden geriye yalnızca Hadrian Kapısı (Üçkapılar) ve Kaleiçi çevresindeki bazı sur kalıntıları kaldı. Kentin tarihi dokusunun önemli bir bölümü ise zamanla betonlaşma ve plansız şehirleşme nedeniyle kaybedildi.

Ancak ayakta kalabilen yapılar da risk altında. Surlarda oluşan derin çatlaklar ve yarıklar yalnızca tarihi yapıyı değil, çevresindeki dükkanları, yapıları ve insanları da tehdit ediyor. Uzmanlar, olası bir çökme durumunda ciddi bir felaket yaşanabileceği uyarısında bulunarak, “Gerekli önlem ve tedbirlerin acilen alınması gerekiyor. Yıkılma riski var” değerlendirmesinde bulunuyor.

Öte yandan Antalya’da Roma Dönemi’ne ait Kale Kapısı burçlarının, günde 64 kez geçen nostalji tramvayının oluşturduğu titreşimler nedeniyle çökme riskiyle karşı karşıya olduğu da raporlarla ortaya kondu. Uzmanlar, titreşim kaynaklı hasarın ilerlemesi halinde tarihi yapının geri dönülmez zararlar görebileceğini belirterek yetkililere acil müdahale çağrısı yapıyor

Bir zamanlar kenti çevreleyen ve yüzyıllar boyunca ayakta kalan surların büyük bölümü artık yok. Geriye kalan parçaların ise hem geçmişin hatalarından ders çıkarılarak hem de bilimsel yöntemlerle korunması gerektiği vurgulanıyor. Antalya’nın tarihi mirası, bugün alınacak kararlarla geleceğe taşınmayı bekliyor.

Yorumlar
Editör Hakkında