Antalya'nın Kaş ve Kalkan ilçelerinde kısa süreli ev ve villa kiralaması yapan binlerce mülk sahibini ilgilendiren önemli bir yargı kararı çıktı. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, yalnızca kendisine ait konutunu kiraya veren ve otelcilik faaliyeti yürütmeyen kişilerin elde ettiği gelirin Gayrimenkul Sermaye İradı (GMSİ) kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmederek, bu tür kiralamalar nedeniyle Katma Değer Vergisi (KDV) ve Konaklama Vergisi alınamayacağı yönünde karar verdi. Kararın ardından daha önce vergi cezası ödeyen veya uzlaşma sürecine giren mülk sahiplerinin haklarını yeniden arayabileceği değerlendiriliyor.
TURİZM BÖLGELERİNDEKİ BİNLERCE MÜLK SAHİBİNİ İLGİLENDİYOR
Özellikle Antalya'nın Kaş ve Kalkan ilçelerinde son yıllarda villa ve günlük konut kiralamalarına yönelik vergi incelemeleri kapsamında çok sayıda mülk sahibine KDV ve Konaklama Vergisi tarhiyatı yapılmış, birçok kişi uzlaşma süreçlerine davet edilmişti. Danıştay VDDK'nın verdiği kararın, benzer durumda bulunan binlerce ev ve villa sahibi açısından emsal niteliğinde olduğu değerlendiriliyor. Kararla birlikte, yalnızca taşınmazını kiraya veren ve bunun dışında otelcilik faaliyeti yürütmeyen kişilerin gelirlerinin ticari kazanç değil, kira geliri olarak kabul edilmesi gerektiği yönündeki hukuki görüş yüksek yargı tarafından da benimsenmiş oldu.

“TİCARİ ORGANİZASYON YOKSA KDV DE YOK"
Kararın temel gerekçesi, konut kiralamasının otelcilik veya pansiyon işletmeciliği gibi ticari bir organizasyon kapsamında yürütülmemesi olarak öne çıkıyor. Buna göre; Mülk sahibinin sadece evini veya villasını kiraya vermesi, resepsiyon, günlük oda hizmeti, yemek, temizlik organizasyonu gibi otelcilik faaliyetleri sunmaması ve faaliyetin ticari işletme niteliği taşımaması, durumunda elde edilen kazanç kira geliri olarak değerlendirilecek ve KDV ile Konaklama Vergisi uygulanamayacak
DAHA ÖNCE CEZA ÖDEYENLER NE YAPMALI?
Kararın ardından, geçmişte vergi incelemeleri sonucunda ceza alan, uzlaşmaya giden veya çeşitli vergiler ödeyen mülk sahiplerinin hukuki haklarını yeniden değerlendirmeleri bekleniyor. Uzmanlar, benzer durumda bulunan vatandaşların mali müşavirleri ve vergi hukuku alanında uzman hukukçularla görüşerek Danıştay'ın emsal kararını dayanak göstermek suretiyle haklarını arayabileceklerini ifade ediyor. Özellikle haksız tahsil edildiği ileri sürülen vergi ve cezalara ilişkin iade veya yargı süreçlerinin gündeme gelebileceği belirtiliyor.

HUKUKİ SÜREÇTE YENİ DÖNEM
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun verdiği bu kararın, yalnızca Kaş ve Kalkan'daki mülk sahiplerini değil, Türkiye genelinde kısa süreli konut kiralaması yapan çok sayıda taşınmaz sahibini de etkilemesi bekleniyor. Vergi hukukunda emsal niteliği taşıyan kararın ardından, benzer dosyalarda verilecek idari ve yargısal kararların da bu içtihat doğrultusunda şekillenmesi öngörülüyor. Kararın uygulamaya nasıl yansıyacağı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın süreçle ilgili yeni bir düzenleme veya açıklama yapıp yapmayacağı ise önümüzdeki dönemde netlik kazanacak.




