Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Muhittin Böcek, hakkında açılan 41 sanıklı davanın 4’üncü duruşmasında yeniden hâkim karşısına çıktı. Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, saat 09.30’da Antalya Bölge Adliye Binası Konferans Salonu’nda başladı. Duruşmada Mahkeme Başkanı, firari sanık Olcay Maktav’ın henüz yakalanamadığını kayıtlara geçirdi. Mehmet Çetinkaya’nın yazılı savunması mahkeme başkanı tarafından okundu. Sanık avukatlarından bazıları dosyadaki eksikliklerin giderilmesi yönünde talepte bulundu. Bir başka avukat ise dosyada yer alan bilirkişi raporlarının eksik ve yetersiz olduğunu savunarak yeni bilirkişi talebinde bulundu.

“MUHİTTİN BÖCEK’İN OĞLU OLDUĞUM İÇİN TUTSAĞIM”

Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ertuğrul Gün'ün haberine göre; duruşmada tanık beyanlarının ardından kısa bir süre ara verildi. Aranın ardından Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek talep ve beyanları alındı. Delil karartma ve kaçma şüphesi kalmadığı için tahliyesini talep eden Gökhan Böcek, “İddialara en baştan veri cevap verdim. Yurt dışından gelerek teslim oldum. Hakkımda berat talep ediyorum. Aynı gerekçeler ile tutukluluğum devam ediyor. Tanıklar dinlendi, delil karartma durumum yok. Muhittin Böcek’in oğlu olduğum için tutsağım. Oğlum ve eşim dışarıda. Oğlumun hayatı dışarıda bensiz geçiyor, oğlum ben olmadan konuşmaya başladı yürüdü. Açık görüşte oğlum kapıyı öğrendi benim dışarı gelmemi istiyor. Ben oğlum üzerinden duygu sömürüsü yapmıyorum. Ben bir babayım. Dedemin de sağlık sorunları başladı. Annem de bu sürecin etkisinde kanser oldu. Annemin yanında olanda bendim, bugün ise yanında olamıyorum. Annemi kaybetmemin telafisi olmayacak. Artık özgür olmak istiyorum. Ben asla duygu sömürüsü yapmak istemiyorum. Eğer kaçma şüphem yoksa, delil karatacak değilsem tahliyemi istiyorum. En kötü ev hapsi kararı ile tahliye talep ediyorum.” dedi.

“ALACAĞI CEZA ORTADADIR”

Gökhan Böcek’in avukatı Anıl Parlak, müvekkilinin tahliye edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Dördüncü duruşmaya geldik. İlk günkü gibi şüphe kalmadı. Birçok eksik toplandı. Bilirkişi incelemeleri tamamlandı. Son dinlenen tanık öğretildiğini düşündüğümüz bir ifade verdi. Değişmeyen tek şey müvekkilimizin tutukluluğu oldu. Dosya ilerliyor. İfadeler değişiyor, anlatımlar çelişiyor. Bazı ticari ilişkiler suç olarak karşımıza çıkıyor. Şüphe zayıflarken tutukluluk devam ediyor. Biz infaza doğru gidiyoruz. Hakkında verilen kesin bir karar yok. 13 aydır tutuklu bulunuyor. Telafisi mümkün olamayın zararlara doğru gidiyoruz. Biraz daha tutuklu kalsın gibi düşünceleri kabul etmiyoruz. Bütün suçları işlediğini düşünelim. 10 yıl 9 ay ceza alacak. Cezası 5 yıl 4 ay kesin yatarı olacak. Koşullu salıverilme süre hakkı kazanıyor. 292 gün sonra açık cezaevine çıkabilecek. Bu süre için sadece 8 gün var. Tutuklukta geçen süre bellidir. Bu savunmayı bir kenara bırakarak bütün isnatların doğruluğu üzerinde duralım. Alacağı ceza ortadadır. Müvekkilimin tahliyesini olmasını veya ev hapsi ile bırakılmasını istiyoruz” diye konuştu.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ERTUĞRUL GÜN