Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ALDAŞ'ta usulsüz harcama iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada ilk duruşmada saat 10.00’da başladı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in de bulunduğu 19 sanık, Antalya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Duruşma kimlik tespiti ile başladı. Muhittin Böcek hakkındaki iddiaları reddetti. ALDAŞ adına hazırlanan müfettiş raporlarını kabul etmediğini söyledi. Yurt içerisinde ve yurt dışarısında yapılan görüşmelerde kişisel bir harcama olmadığını savundu. Böcek beraatini talep etti.
"ŞAHSIM SUÇ İŞLEME NİYETİ İLE ASLA HAREKET ETMEMİŞTİR"
Duruşmada ilk savunmayı yapan Muhittin Böcek oldu. Böcek, “Dava ile olarak vermiş olduğum ifadeyi tekrar ederim. İki dönem seçim kazandım. ALDAŞ 1995 yılında kuruldu. Aralıksız 20 yıl boyunca ALDAŞ yönetiminde görev aldım. Türel’den görevi devir aldıktan sonra yönetim ve denetim anlamında tüm işlere devam ettim. Yasal zeminde bir değişikliğe gitmedim. Yasal zeminde kalmak şartı ile herhangi bir değişikliğe gitmedim. Çeşitli bankalardan kredi çekilmesi için aracılık ettim. ASAT Genel Müdürümüz İbrahim Kurt ile çalışmaya devam ettim. Ben tüm bürokratlarımı her zaman yapacakları işlemlerde kurum ve kuruluşların zarara uğramaması için yasal zeminden dışarı çıkmaması yönünde sık sık uyardım. Şahsım herhangi bir suç işleme ve menfaat sağlama niyeti ile asla hareket etmemiştir. ASAT kurumunda temsili ağırlama ödenekleri vardır. Burada yurt içinden ve yurt dışından gelen kişilerin ağırlanması için ödemeler yapılmaktadır.” dedi.

"KAMU ZARARI TEŞKİL EDECEK BİR TALİMATIM OLMAMIŞTIR"
Harcamaların ALDAŞ tarafından karşıladığını ve ASAT’a fatura edilmiş olabileceğini kaydeden Böcek, “Benim bu yönde bir talebim hiçbir şekilde olmadı. Tarafımca kamu zararı teşkil edecek bir talimatım olmamıştır. Tarafıma herhangi bir bildirim ve ikaz yapılmadı. Benim giderleri kalem kalem tek tek kontrol etmem mümkün değildir. İmza yetkisi olan arkadaşların bir usulsüzlük yaptığı yönünde bir bilgim yok. Ben dosyanın içeriğini soruşturma aşamasında öğrendim. Fransız Kalkınma Ajansı ile kredi görüşmelerinde bulunmak üzere iki kez Fransa’da yer aldık. İki gün kalarak geri döndük. Fransız Kalkınma Ajansı’nın talebi ile yine iki kez İstanbul’a gittik. Benim bu iş yoğunluğu içerisinde harcamaları kontrol etme durumum yoktur. Burada ne kadar para harcanacak, nerede kalınacak benim bunları planlamam işin doğasına aykırıdır. Neden ben sorumlu tutuluyorum. Devletimizin itibarı her şeyden önce gelir. Bakanlarımızın konaklama programını kendileri mi yapıyor.” sorusunu sordu.

"32 YILIMI SİYASETE ADADIM"
Uluslararası görüşmelerde misafirlerin en iyi şekilde ağırlandığını ifade eden Böcek, “32 yılımı siyasete adadım. Yeme içme gibi giderler ile karşınızda olmaktan üzülüyorum. Benim çalışma arkadaşlarımdan şurada kalalım burada yiyelim gibi bir talebim olmadı. Kamu zararına neden olduğum yönündeki iddiaları şiddetle reddediyorum. Soruşturmaya konu müfettiş raporunu ve 14 ayrı faturayı kabul etmiyorum. Ben ne fatura kestirdim ne de talimat vererek bir ödeme yaptırdım. Biz Türkiye’nin en borçlu belediyesini borçsuz bir belediye yaptık. Usulsüz şekilde ağırlama ve harcama yapıldığı iddialarını kabul etmiyorum. Kişisel bir harcama yok. Kişisel harcama denilen giderlerin iş sırasında yurt içerisinde ve yurt dışarısında yapılan harcamalar olduğunu beyan ettim.” ifadelerine yer verdi.

"BU HARCAMALAR ŞAHSİ HARCAMA DEĞİLDİR"
Böcek, “Tekno Kent Projesi kapsamında hazırlanan yazılım programı âtıl kalmış bir projede değildir. Su ve içme suyu takiplerini yapmak üzere hazırlanmıştır. Yazılım programının ALDAŞ tarafından alınması söz konusu olmuştur. Bu proje tamamlanarak kaçak sular azalmıştır. Bu projeye yönelik mecliste sunum yapılmıştır. İbrahim Kurt konuya hakimdir. Burada bir kamu zararı yoktur. Bir firma adına iltimas geçilmesi söz konusu değildir. Bu program sayesinde içme suyunda kayıp kaçak yüzde 50 azalmıştır. Bu yazılım talep eden bazı belediyelere de satılması söz konusu olmuştur. Talep eden belediyelerden bir tanesi de Ordu Belediyesidir. ALDAŞ’ta yönetim kurulu başkanlığı yapmış olmama rağmen işlerimin yoğunluğu dikkate alındığında bahisle ortaya atılan iddialar doğru değildir. Bu harcamalar şahsi harcama değildir. Denetim görevimi yerine getirmediğim doğru değildir. Gerek belediye başkanlığım gerekse ALDAŞ’ta kamu zararına yol açacak bir iş içerisinde bulunmadım. Hesabını veremeyeceğim bir iş içerisinde bulunmadım. 6 defa belediye başkanlığı seçimini kazandım. Kimseyi mahcup etmedim. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum, beraatimi kabul ediyorum.” açıklamasına yer verdi.




