Saadet Partisi Antalya İl Başkanlığı, Gazze’deki soykırıma tepki göstermek için Kapalıyol’da basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı okuyan Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Mehmet Fatih Tekin, İsrail’e tepki gösterdi.
“ABLUKA TAMAMEN KALKANA DEK DURMAYACAĞIZ”
İsrail’in işgal ettiği ve yüzbinlerce insanın katledildiği Gazze’deki soykırıma tepki gösteren İl Başkanı Tekin, “Aylardır dünyanın gözü önünde, tarihin kaydedebileceği en vahşi, en alçak soykırımlardan biri Gazze’de işlenmektedir. Bebeklerin süt kokusuna barut kokusunun karıştığı, annelerin feryadının arşı titrettiği bu mübarek topraklar; bugün sözde modern dünyanın sahte ‘insan hakları’ maskesinin düştüğü yerdir. Gazze bugün sadece bir coğrafi bölge değil; imanın, direnişin ve topyekûn insanlık onurunun son kalelerinden biridir. Şunu herkes bilsin ki: Gazze’de dökülen her damla kan, bu zulme sessiz kalanların vicdanına sürülmüş kara bir lekedir. Bu katliam durana, abluka tamamen kalkana dek durmayacağız, susmayacağız” ifadelerini kullandı.

“TÜM İNSANLIĞIN İNANÇ KUTSİYETİNE VURULMUŞ BİR PRANGADIR”
Mescid-i Aksa, bugün işgalci postalları altında zincirlendiğini söyleyen Başkan Tekin, “Bu zincirler sadece taş duvarlara değil; Müslümanların ibadet hürriyetine ve tüm insanlığın inanç kutsiyetine vurulmuş bir prangadır. Unutulmasın ki Kudüs zincirliyse İslam coğrafyası esirdir. Biz Saadet Partisi teşkilatları olarak gür bir sesle haykırıyoruz: Kudüs özgürleşmeden dünya huzura kavuşamaz; Mescid-i Aksa’nın zincirleri kırılmadan insanlık prangalarından kurtulamaz” şeklinde konuştu.

“BÖLGEMİZİ ATEŞ ÇEMBERİNE SÜRÜKLEME PROJESİ”
Soykırıma karşı sadece "kınama" mesajları yayınlamanın yetmeyeceğini vurgulayan Başkan Tekin, “Zulme karşı sadece "üzüntü" beyan etmek bu ateşi söndürmez! Türkiye sadece sözle değil; siyasi, ekonomik ve diplomatik tüm caydırıcı gücüyle mazlumun yanında yer almalıdır. Çünkü İsrail ancak ve ancak güçten anlar. Komşumuz İran topraklarına yönelik gerçekleştirilen saldırılar, kardeş Lübnan’da sivil halkın üzerine yağan bombalar; terör şebekesinin bölgemizi topyekûn bir ateş çemberine sürükleme projesinin son halkasıdır. Bizler, emperyalizmin ve siyonizmin önümüze koyduğu mezhep fitnesini ve etnik kışkırtmaları reddediyoruz. Bilinmelidir ki emperyalizm sadece bomba yağdırmaz; ekonomik ambargolarla ve finansal terörle halkları açlığa mahkûm ederek diz çöktürmeye çalışır. Bizim lügatimizde "tarafsızlık" yoktur! Biz safı belli olanlarız; biz hakikatin tarafındayız! Zulüm kimden gelirse gelsin karşısında, mazlum kim olursa olsun yanındayız” dedi.




