Antalya Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi T.Ş. hakkında, Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı'nda çalışan C.B.İ.'ye yönelik cinsel saldırı ve tehdit suçlaması ile ile başlatılan soruşturmada sona gelindi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı inceleyerek kavuşturmaya yer olamadığına karar vermişti. Bu karara karşı Sulh Ceza Hakimliği'ne yapılan itiraz da reddoldu. Meclis Üyesi T.Ş.'nin avukatı Tuna Akkuş, soruşturma dosyasının hukuken kapandığını belirtti.
"KADININ BEYANI ESASTIR" İLKESİNİN KÖTÜYE KULLANIMI
Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ertuğrul Gün’ün haberine göre; soruşturmanın henüz başlangıç aşamasında mağdur olduğunu iddia eden C.B.İ.'nin iddialarının bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya ortamında yer almasıyla birlikte müvekkilinin masumiyet karinesi ile lekelenmeme hakkının ihlal edildiğini savunan avukat Akkuş, mahkeme kararıyla iddialarının gerçeği yansıtmandığının anlaşıldığını belirtti. "Kadının beyanı esastır" ilkesinin kötüye kullanıldığını savunan Akkuş şunları söyledi: "Önemle belirtmek isteriz ki; toplumun hassasiyetlerini kişisel menfaatleri doğrultusunda istismar eden, özellikle ‘kadının beyanı esastır’ ilkesini kötüye kullanarak adalet mekanizmasını yanıltmaya çalışan her türlü eylem, yalnızca müvekkilimize değil, gerçekten korunmaya ihtiyaç duyan mağdurlara ve adalet sistemine de zarar vermektedir. Hukuki süreçlerin kişisel hesaplaşmalara araç hâline getirilmesi hiçbir hukuk devletinde kabul edilemez.”
MECLİS ÜYESİ T.Ş. HUKUKİ HAKLARINI KORUMAYA KARARLI
Gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu değerlendirilen kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıklayan Akkuş, müvekkili T.Ş.'nin uğradığını ileri sürdüğü maddi ve manevi zararların giderilmesi amacıyla tazminat davalarının da açıldığını bildirdi. Akkuş, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu kapsamda gerçeğe aykırı beyanlarda bulunan, adli makamları yanıltmaya yönelik hareket eden müvekkile kişiler hakkında gerekli suç duyuruları yapılmış olup; uğranılan maddi ve manevi zararların giderilmesi amacıyla tazminat davaları açılmıştır. Ayrıca, kesinleşmiş takipsizlik kararına rağmen gerçeğe aykırı içerikleri yayında tutmaya devam eden, düzeltme yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi ve yayın kuruluşları hakkında da tüm hukuki ve cezai başvurular yapılacaktır.”





