Antalya Ticaret Borsası (ATB) Haziran Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında üyelerin katılımıyla ATB Toplantı Salonu’nda gerçekleşti. Meclis toplantısında tarımsal üretim, ihracat, maliyet artışları ve finansmana erişim konularındaki sorunlar ele alındı. Üyelerin yönetimin bir aylık faaliyetleriyle ilgili bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve Antalya ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
ATB 106’NCI YILINI KUTLUYOR
Başkan Ali Çandır konuşmasına ATB’nin 106. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak başladı. Çandır, “23 Haziran 1920’den bugüne Antalya Ticaret Borsamız; Antalya ve ülkemiz ekonomisinin gelişimi için çalışmış, üyelerimizin ve sektörlerimizin her zaman yanında olmuştur. Bizler de bu köklü emaneti, geçmişten aldığımız güçle geleceğe taşımanın sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Kuruluşumuzdan bugüne Borsamıza emek veren herkese teşekkür ediyor; aramızdan ayrılan büyüklerimizi rahmetle anıyor, hayatta olanlara sağlık ve esenlikler diliyorum.” dedi.

“2 KATI BİR BÜYÜME GÖSTERDİ”
Çandır geçtiğimiz günlerde açıklanan 2026 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarına atıfta bulunarak, “Buna göre milli gelirimiz ilk üç ayda reel olarak yüzde 2.5 arttı. Bu büyüme, son 32 yılın ilk çeyrek ortalama büyümesinin yaklaşık yarısı kadar gerçekleşti. Yani büyümede ciddi bir ivme kaybı yaşamaktayız. Özellikle son iki yıldır yaşadığımız bu kaybı en son 2019 ve 2015 yıllarında yaşamıştık. Tarım sektörümüz ise ilk çeyrekte yüzde 4.6 gibi ortalamasının 2 katı bir büyüme gösterdi. Geçen yılki daralmadan sonra bu büyüme, bir ölçüde dipten çıkışın etkisiyle gerçekleşti.” dedi.

“MUTLAKA MOTİVE EDİLMESİDİR”
Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ertuğrul Gün'ün haberine göre; ekonomide en büyük paya sahip hizmetler sektörünün ise genel ekonominin üzerinde büyümeye devam ettiğini kaydeden Çandır, hizmet sektörünün de yüzde 70’in üzerindeki payının giderek arttığını kaydetti. Çandır, “Kentimiz açısından bu durum bir ölçüde anlaşılabilir olsa da ülkemiz ekonomisi açısından sürdürülebilir değildir. Hizmetler sektörüne bu kadar yoğunlaşmak, tarım ve imalat sektörlerinin gelişimini baskı altına aldığı gibi hizmetler sektörünün kendi geleceği açısından da bir balon oluşturma riski taşımaktadır. Beklentimiz sağlıklı, sağlam ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı için tarım ve imalat sektörlerinin mutlaka motive edilmesidir.” sözlerine yer verdi.
“TARIM SEKTÖRÜMÜZ 10 KEZ KÜÇÜLMÜŞTÜR”
Çandır, “Ekonomimiz son 23 çeyrektir kesintisiz büyüme göstermektedir. Bu durum elbette sevindiricidir. Ancak unutmayalım ki bu 23 çeyrekte tarım sektörümüz 10 kez küçülmüştür. Genel ekonomik eğilimden bu kadar ayrışan bir dalgalanma, sektörümüzü diğer baskıların da üzerinde zayıflatmaktadır. Bu zayıflama sadece üretim faaliyetlerimizi değil, üretimden ticarete uzanan tüm değer zincirimizi olumsuz etkilemektedir. Tarım sektörümüzü bu sarmaldan çıkarmanın yollarını tüm toplum olarak tartışmalı, çözüm önerilerini dikkatle değerlendirmeli ve tarımı yeniden cazip, güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmalıyız. Kentimizin tarımsal kapasitesinin ülkemiz ekonomisi ve toplumumuz üzerinde hayati bir yeri vardır. Bu bilinçle ve sorumlulukla faaliyetlerimizi yürütmekteyiz. Tarımın ülkemiz bekası için stratejik bir sektör olduğu gerçeğini nesillerimize kararlılıkla aktarmayı da bir görev biliyoruz.” açıklamasına yer verdi.

“ARTIK KABA GÜÇ HER ŞEY DEĞİLDİR”
Çandır, dünyanın son yıllarda ciddi bir ayrışma rotasına girdiğini ifade ederek, “Bu ayrışmanın bize gösterdiği temel gerçeklerden biri şudur: Artık kaba güç her şey değildir. Bir diğer gerçek ise küresel ekonominin 3 ana eksende ayrışıyor olmasıdır. Üretim, enerji ve teknoloji eksenlerinde uzun süredir belirli bir ülkeye ya da bölgeye yoğunlaşan yapı artık etkisini yitirmektedir. Başta bu alanlar olmak üzere birçok sektörde alışılagelmiş yoğunlaşmalar ve kutuplaşmalar yerine, farklı ülkelere ve bölgelere yayılma ve oralarda yeni yoğunlaşmalar oluşturma eğilimi güçlenmektedir.” dedi.
KENTTE EKONOMİK TABLO
Çandır, “Kentimizin ticari hareketliliği ivme kaybetmekte, hatta bazı alanlarda daralmaktadır. Bunun öncü göstergelerinden biri olan çekle işlem hacmi, Nisan ayı itibarıyla kentimizde yüzde -3, ülkemizde ise yüzde -8 azalmıştır. Karşılıksız çek hacmi kentimizde yüzde 60, ülkemizde yüzde 29 artmıştır. Protestolu senet tutarı ise kentimizde yüzde 120, ülkemizde yüzde 117 yükselmiştir. Aynı dönemde nakdi krediler kentimizde yüzde 52, ülkemizde yüzde 42 artarken; ticari krediler kentimizde yüzde 51, ülkemizde yüzde 45 artmıştır. Tarımsal krediler ise kentimizde yüzde 39, ülkemizde yüzde 41 artmıştır.” açıklamasına yer verdi.

TEMA SU OLDU
Antalya Ticaret Borsası olarak 2026 yılı temasının “su” olarak belirlendiğini kaydeden Çandır, suyun yalnızca tarımın değil; turizmin, sanayinin, ticaretin ve kent yaşamının ortak meselesi olduğuna dikkat çekti. Çandır, yerel yönetimler, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve ilgili kurumlarıyla birlikte çalıştaylar düzenleyeceklerini kaydetti.

“SON DERECE ÖNEMSİYORUZ”
Çandır’ın gündeminde 1 Temmuz 2026’da uygulamaya geçecek olan B-Reçete düzenlemesi de yer aldı. Çandır, “Meslek komitelerimizden gelen talepler doğrultusunda, 1 Temmuz 2026 tarihinde ülke genelinde uygulamaya alınacak B-Reçete Sistemi hakkında üyelerimize yönelik bir bilgilendirme toplantısı düzenledik. Toplantımızı, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz iş birliğinde, Borsamız ev sahipliğinde gerçekleştirdik. Toplantıda; zirai ilaçların temini, uygulama dozları, ilaçlama yapacak kişiler, ruhsatlı ürünler ile sahadaki fiili kullanım arasındaki farklılıklar ve etken madde içerikleri gibi üyelerimizin doğrudan karşılaştığı konular ele alındı. Üyelerimizin sorularına açıklıkla yanıt veren İl Müdürümüze, kıymetli müdürlük yetkililerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bizler, üreticimizin ve üyelerimizin sahada karşılaştığı sorunların doğrudan muhataplarıyla ele alınmasını son derece önemsiyoruz.” dedi.




