Çiçeği burnunda başkandan iş birliği sözü! Çiçeği burnunda başkandan iş birliği sözü!

Antalya’da 1980 yılından itibaren turizm atağının başladığını ve sahillerin sermaye kesimlerine kurban edildiğini anlatan Türkiye Komünist Partisi Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nazlı Ece Mutlu, yaşanan bu talana dur diyeceklerini ifade etti. Seçim çalışmalarını sürdüren Mutlu, önemli açıklamalarda bulundu. 

YEŞİL VE MAVİNİN BULUŞTUĞU BİR COĞRAFYADAYIZ

“Yeşil ve mavinin buluştuğu, berraklığı ve temizliği ile cennetten bir köşeyi andıran Antalya sahilleri 1980’li yıllarda başlayan turizm atağı ile sermayeye kurban edildi. Yerli ve yabancı para babaları kısa sürede Antalya kıyı bandında açtıkları devasa otel ve tatil köyleri ile kıyıları işgal etmekle kalmadı, Gazipaşa’dan Kemer’e kadar halkın denizle buluşmasını engelledi” şeklinde konuşan Nazlı Ece Mutlu, “Hâlbuki açık ve net bir şekilde kıyıların halka kapatılamayacağı, işletmelerin sahili en fazla 50 metre mesafeye kadar kullanabileceği yasal olarak düzenlenmiştir. Kanunlara göre Antalya’nın 640 kilometrelik sahil bandının her bir metrekaresi halka açık olmalıdır… Peki, gerçekten öyle mi? Çok uzağa gitmeye gerek yok. Hemen yanı başımızdaki Konyaaltı Sahili’ne bakalım. 1990’larakadar obaların, çadırların olduğu, halkın sorgusuz sualsiz kullandığı 6 km uzunluğundaki Konyaaltı Sahili 1999 yılında özelleştirildi. 20 yıl süreli yapılan anlaşma sonucu Konyaaltı Sahili’nin adı Beach Park oldu. 2019’da kullanım hakkı bitince yeni ihale yapıldı” diye konuştu. 

Tkp Seçim Çalışması Adaylar

PARA BABALARI

“Para babalarının ağzını sulandıran Konyaaltı Sahili’nin işletme hakkını 2019’da AKP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in açtığı tartışmalı ihale ile yine AKP’ye yakınlığıyla bilinen Hülya Koçyiğit’in damadı Ender Alkoçlar kazandı” diye konuşan Mutlu açıklamalarına şu şekilde devam etti:
“Yeni sahipleri Konyaaltı’nda işgali daha da artırdı. 5 metrelik büfeler 500 metrekarelik alanı işgal etti, yasak olmasına rağmen sahile her türlü demir platform yerleştirildi. Hızını alamayan işletmeler denizin içine kadar masa attı. Antalya’nın gerdanlığı, turkuaz rengiyle doğa harikası Konyaaltı Sahili, son dönemde açık hava gazinosuna döndü. Benzer sorunlar Lara Sahili’nde de yaşanıyor. 2019’da işletmesi Büyükşehir uhdesine geçen Lara Plajı, geniş sahil bandı ve kumul yapısıyla dikkat çekiyor. Bir dönem Fetttah Tamince’nin de göz diktiği Lara sahil bandında Konyaaltı Sahili’ndeki gibi işgalin en alası yaşanıyor. Lara sahilindeki işletmeler sahile masa sandalye atmakla kalmıyor, işgal ettikleri alanı çitlerle çevirerek dışarıdan girişleri tamamen engelliyor! Bu yaptıkları yasal mı? Elbette değil. Tüm bunlar sahilleri denetlemekle yükümlü olan Büyükşehir Belediyesi’nin gözü önünde yaşanıyor. Üç maymunu oynayan yetkililer, yurttaşın sahil işgaliyle ilgili haykırışlarına sessiz kalıyor. Komünist belediyecilikle sahiller metre hesabı değil, tamamen halka açılacak. Hem Konyaaltı’nda hem de Lara’da işletmeler kamulaştırılacak. İsteyen vatandaş istediği yerde denize girebilecek. Sahillerdeki işletmeler kâr amacı gütmeyecek. Yurttaş yiyecek ve içeceğe fahiş rakamlar ödemeyecek. Sahillerimiz bilimsel yöntemlerle korunacak, betonlaşmadan uzak durulacak. Yeşile ve maviye gerekli değer verilecek. Sahillerimiz ancak komünist belediyecilik ile korunabilir.”

Tkp

Muhabir: BÜLENT ÖNER