Ankara'da TÜVTÜRK araç muayene istasyonunda darp edildikten sonra fenalaşan 2 çocuk babası polis memuru Melih Okan Keskin hayatını kaybetti. Olaya ilişkin gözaltına alınan 2 şüpheli tutuklanırken, 1 zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, yaşanan olayda hem insani açıdan büyük bir vicdansızlık, hem de kurumsal ciddi bir yönetim zafiyeti olduğunun açık olduğunu kaydetti. Turan, “ ‘İş akdini feshetmek’ klişe bir mesaj yayınlamak, kimseyi sorumluluktan kurtarmaz. Polisimizin, bir aile babasının ve her şeyden önce bir vatandaşımızın böyle bir vandallıkla hayatını kaybetmesinin hesabı mutlaka sorulacak.” dedi.
ÖNCE ÇAPRTI SONRA YUMRUK ATTI
Olaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde Melih Okan Keskin’in üzerine önce bir çalışan tarafından araç sürüldüğü sonra ise aynı kişinin yumruklu saldırısına uğrayarak ayakta durmakta zorlandığı görüldü. Melih Okan Keskin’in bir süre sonra çok sayıda kişinin saldırına uğradığı da görüntülerde yer aldı. Keskin’in bir ara eline telefonu alarak bir yerleri aradığı da kayıtlarda yer aldı.

PARK LAMBASI YÜZÜNDEN OLMUŞ
Hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin ile ilgili yeni detaylar ortaya çıkmaya başladı. Keskin’in ölmeden önce eşinden yardım istediği ve helallik aldığı ifade edildi. Dövülerek öldürülen polis memuru Keskin'in 2 çocuk babası olduğu öğrenildi. Eşi Emel Keskin, eşi ile arasında geçen son konuşmaları ve eşinin kendisine anlattıklarını paylaştı. Keskin, "Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar 'Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez' diyerek, eşimi gönderiyorlar” dedi.

ÜSTÜNE DOĞRU ARABAYI SÜRÜYOR
Keskin, “Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi. Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112'yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor.” ifadelerine yer verildi.
YUMRUK DARBESİYLE SARSILIYOR
Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ertuğrul Gün'ün haberine göre; darp raporu almak için hastaneye giden Melih Okan Keskin, yapılan muayenenin ardından beyin kanaması geçirdiğini öğrenip, hızla ameliyata alınmasına karar verildiğini açıklayan eşi Keskin, “Eşim yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2'nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor. Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.” ifadelerine yer verdi.
ÇOCUKLARIM BABASIZ KALDI
Eşinin kendisine 20 kişinin saldırdığını söylediğini ifade eden Keskin, “Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı” açıklamasında bulundu.




