Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, son dönemde Türkiye’deki göç politikaları ve eğitim sistemi hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Uysal, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Onlarca yıldır çocuklarımızın eğitimini ekonomimizin ihtiyaçlarına göre organize etmek yerine üniversitelerin fazla kontenjanlarına dolduruyorlar. Bu durum, ülkemizde bekleyen, sınır dışı edilemeyen ve yabancıların mali desteğiyle sağlanan 185 göçmen sağlığı merkezinde bakım gören insanların iş bulması için planlanmış olabilir mi?” ifadelerini kullandı.
Başkan Ümit Uysal, sosyal medya üzerinden paylaştığı videolu mesajında ise göç ve eğitim arasındaki ilişkiye daha geniş bir perspektiften değindi. Uysal, “Her kasabaya bir üniversite açılması, aslında bir göç pratiği altyapısıdır. Burası dünyanın göç aktarma merkezidir” diyerek Türkiye’ye gelen göçmenlerin uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
"1 EVDE 10 KİŞİ AĞIRLAMAK..."
Uysal, 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne atıfta bulunarak, “Cenevre Sözleşmesi, Batı ülkeleriyle imzaladığımız bir anlaşmadır. Bu sözleşme, kendi ülkesinde zulüm gören kişilerin korunmasını öngörür, ancak bizlere gelen göçmenlerin çoğu, sınır dışı edilme hakkına sahip kişilerden oluşuyor. Misafir odası olmayan bir evde 10 kişi ağırlamak, ev sahiplerinin haklarını çiğnemektir” ifadelerini kullandı.
Başkan, sözlerini ülke içindeki göçmen kamplarının işlevi ve gençlerin dezavantajı üzerinden örneklendirerek sürdürdü: “Bizim çocuklarımız üniversite mezunu ama işsiz. Ekonominin ihtiyaç duyduğu alanlara göre kontenjan açılmıyor. O alanlarda, göçmenler için yer hazırlanıyor. Yani üniversite kontenjanları ve mesleki eğitim, ekonominin ihtiyaçlarıyla ilişkilendirilmediği için gençlerimiz çalışamaz hale geliyor.”
"GENÇLERİMİZİN HAKLARI İHMAL EDİLİYOR"
Uysal, uluslararası iş gücü hareketlerine de değinerek, “Gelişmiş ekonomiler, yaşlanan nüfus ve iş gücü sıkıntısı nedeniyle yılda milyonlarca işçi alıyor. Bu işçilerin bazıları düzenli ülkelerde geçici süreyle barındırılmak ve elemeden geçirilmek zorunda. Bizde ise bu süreç, gençlerimizin haklarını ihmal ederek yürütülüyor” dedi.
Başkan, Ruanda ve Sierra Leone ile yapılan işbirliklerini örnek göstererek, “Göçmenler burada kamplarda barınıyor, gelişmiş ekonomilere gönderiliyor. Bu süreçte vasıflı işçiler için sistem kuruluyor, ama bizim gençlerimiz işsiz ve eğitim kontenjanları yetersiz” ifadelerini kullandı.
"EV SAHİBİNİN HAKLARI İHLAL EDİLİYOR"
Açıklamasında ayrıca, göç tartışmalarının sıklıkla yanlış yorumlandığını belirten Uysal, “Bunu konuşana hemen ırkçı damgası vuruluyor. Oysa bu hukuk meselesidir; vatandaşın hakkı meselesidir. Misafir odası yokken başkasını ağırlamak, ev sahibinin haklarını ihlal etmektir” dedi.
Uysal, videolu mesajında eğitim, göç ve ekonomik planlama konularını birbirine bağlayarak, Türkiye’nin mevcut politikalarının gençleri dezavantajlı konuma düşürdüğünü savundu: “Üniversite kontenjanları ekonomiye göre değil, geniş tutuluyor. Bir kişi gerekli alanda çalışacakken, 10 kişilik kontenjan açılıyor ve göçmenler için alan sağlanıyor. Bu durum, gençlerimizin iş ve eğitim haklarını sınırlıyor.”
"GENÇLERİMİZ DEZAVANTAJLI KALACAK"
Başkan, sözlerini şu uyarıyla tamamladı: “Bu konuları tartışmazsak, gençlerimiz dezavantajlı kalacak, gelişmiş ekonomilere iş gücü sağlayacağız ama kendi vatandaşımızın hakkı göz ardı edilecek. Konuların doğru anlaşılması gerekiyor; göç, eğitim ve iş politikaları birbirinden ayrı ele alınamaz.”
Uysal’ın açıklamaları, sosyal medya ve yerel basında geniş yankı uyandırırken, Türkiye’de göçmen kampları ve üniversite kontenjanları tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.





