Galatasaray’ın Nijeryalı yıldızı Victor Osimhen, çocukluk yıllarında yaşadığı yoksulluğu ve hayat mücadelesini anlattı. Sarı-kırmızılı formayla gösterdiği performansla taraftarın sevgilisi haline gelen golcü futbolcu, başarılarla dolu kariyerinin arkasında büyük acılar ve fedakârlıklar olduğunu söyledi. Osimhen, henüz 3 yaşında annesini kaybettiğini kardeşleri ile tek odalı bir evde uzun yıllar yaşadığını söyledi. Annesinin kaybetmesi ile su sattığını ve daha sonra seçmelere katıldığını kaydeden Osimhen, yaşadıkları zorluklar tek tek kaleme aldı. Osimhen, Türkiye’ye gitmemesi yönünde de çok sayıda kişinin ikna etmeye çalıştığını da söyledi.
TEK BİR ODALI EVDE BÜYÜDÜ
Henüz üç yaşındayken annesini kaybettiğini belirten Osimhen, “Onu hatırlayacak kadar büyük değildim. Aklımda kalan tek şey beni kollarında tutması” dedi. Altı kardeşi ve babasıyla birlikte Nijerya’nın Lagos kentinde, Olusosun Mahallesi’nde tek odalı bir evde yaşadıklarını anlatan Osimhen, evlerinin Afrika’nın en büyük çöp alanlarından birinin hemen yanında bulunduğunu ifade etti. Günde yaklaşık 10 bin ton atığın döküldüğü bu alanda büyüdüğünü söyleyen yıldız futbolcu, “Kimyasal atıklar, kırık televizyonlar, aklınıza gelebilecek her şey… İşte orası benim arka bahçemdi.” diye konuştu.

OSİMHEN: “YEDİ KİŞİ, TELEVİZYON YOK, IŞIK YOK, KAPKARANLIK BİR HAYAT”
Futbola ilk başladığı yıllarda krampon alacak parası olmadığını dile getiren Osimhen, arkadaşlarıyla birlikte çöplüğe gidip kullanabilecekleri ayakkabıları aradıklarını söyledi. “Biri sol ayak, biri sağ ayak farklı marka ve numarada kramponlar bulurduk. Aramızda paylaşabileceğimiz tek bir çift vardı” diyen Osimhen, imkânsızlıkların hayallerini durduramadığını vurguladı. Mahallede birçok kişinin çöpten topladığı malzemeleri satarak geçimini sağladığını belirten Osimhen, babasının bir dönem şoförlük yaptığını ancak annesinin ölümünden sonra işini kaybettiğini anlattı. Daha sonra bir karakolun mutfağında bulaşıkçı olarak çalışmaya başlayan babasının kazancının kiraya yetmediğini söyleyen Osimhen, “Ev sahibimiz sabrını yitirdi ve elektriğimizi kesti. Tek odada yedi kişi, televizyon yok, ışık yok, kapkaranlık bir hayat.” ifadelerini kullandı.

“ÇOK HIZLIYDIM, BU YÜZDEN İYİ SATIŞ YAPARDIM”
Ailesine destek olmak için bir süre futbolu bırakmak zorunda kaldığını söyleyen Nijeryalı yıldız, Lagos’ta trafikte araçların arasında su ve meyve satarak para kazandığını belirtti. “On ikilik su kolisini başıma koyar, birinin korna çalmasını beklerdim. Işık yeşile dönmeden arabaya koşmak zorundaydım. Çok hızlıydım, bu yüzden iyi satış yapardım. Kazandığım parayı kardeşlerime verirdim” dedi. Zaman zaman drenaj kuyularında temizlik işi yaptığını da anlatan Osimhen, bu işin büyük risk taşıdığını söyledi.

HAYATININ DÖNÜŞÜM NOKTASINA GİDEN İLK YOL
Hayatının dönüm noktasının ise milli takım seçmeleri olduğunu belirten Osimhen, Lagos’a gelen antrenörlerin yüzlerce çocuğu izlediğini ancak herkesi değerlendiremeyeceklerini söyleyerek iki hafta sonra Abuja’da tekrar seçme yapacaklarını duyurduğunu anlattı. Abuja’nın Lagos’a dokuz saat uzaklıkta olduğunu belirten Osimhen, arabası olmadığını ancak mahalleden tanıdığı bir kişinin ödünç araç bulmasıyla yola çıktıklarını ifade etti.
OSİMHEN: “HAYATIMI DEĞİŞTİRMEK İÇİN 15 DAKİKAM VARDI
Abuja’da stadyum dışında yüzlerce çocuğun beklediğini söyleyen Osimhen, ilk gün sahaya çıkamadığını, ikinci gün ise antrenörlerin kendisine 15 dakika süre verdiğini anlattı. “Hayatımı değiştirmek için 15 dakikam vardı. Koşmam gerektiğini biliyordum. Kan ter içinde kaldım ve 2 gol attım” diyen Osimhen, ismi ilk anons edildiğinde duyulmayınca hayal kırıklığı yaşadığını söyledi. Ancak takım doktorunun attığı goller sayesinde kendisini fark ettiğini belirtmesi üzerine yeniden çağrıldığını ifade etti. “Yeşil forma diye bağırdılar. O an hayatım değişti.” dedi.
BABASININ KAYBI ÇOK ÜZDÜ
Genç yaşta milli takıma seçilen Osimhen, katıldığı turnuvada 7 maçta 10 gol atarak gol kralı olduğunu ve dünya şampiyonluğu yaşadıklarını söyledi. “Kimse beklemiyordu, ben bile” diyen Osimhen, turnuva sonrası aldığı primle ailesine destek olduğunu belirtti. Profesyonel kariyerinde Avrupa’ya transfer olarak önemli kulüplerde forma giyen Osimhen, babasının sağlık sorunları yaşadığını ve ona destek olmak için elinden geleni yaptığını ifade etti. Babası için şoför tuttuğunu ancak babasının gururu nedeniyle bunu kabul etmek istemediğini söyledi. Daha sonra babasının durumunun ağırlaştığını ve vefat ettiğini belirten Osimhen, o an yaşadığı acıyı unutamadığını dile getirdi.

“ESKİ BİR MENAJERİM BİLE BANA, ‘HAYIR, HAYIR, HAYIR”
İtalya’da oynadığı dönemde kendisini yeniden bulduğunu söyleyen Osimhen, şehir ve taraftarla kurduğu bağın kariyerinde önemli bir yer tuttuğunu ifade etti. Türkiye’ye transfer sürecinde ise birçok kişinin kendisine gitmemesi yönünde telkinde bulunduğunu belirten Osimhen, buna rağmen kalbinin sesini dinlediğini söyledi. Osimhen, “Eski bir menajerim bile bana, ‘Hayır, hayır, hayır. Oraya gitme. Akıllıca bir hamle değil,’ dedi. Ama ben kafamla değil, Kalbimle düşünürüm. Galatasaray’da oynamak istiyordum. Napoli’de yaşadığım o duygudan sonra, herhangi bir kulübe nasıl gidebilirim?” dedi.
OSİMHEN: “BİR BATAKLIĞIN KENARINDAN BAŞLAYABİLİRSİNİZ
Galatasaray’a imza atmadan önce teknik direktör Okan Buruk ile yaptığı konuşmanın kararında etkili olduğunu ifade eden Osimhen, “Bana bir insan olarak, bir teknik direktör olarak ve bir baba olarak kulübünde beni istediğini söyledi. Taraftarın beni seveceğini ve zor zamanlarda arkamda olacaklarını ifade etti.” sözlerine yer verdi. Türkiye’ye gelmeden önce her şeyi Tanrı’ya bıraktığını belirten Osimhen, gece yarısı havalimanında binlerce taraftar tarafından karşılandığını söyledi. “Uçağımı havadayken takip etmişler. Bu his paradan daha değerli” diyen Osimhen, yaşadığı tüm zorluklara rağmen hayallerinden vazgeçmediğini vurguladı. Başarı hikayesinin gençlere umut olmasını istediğini belirten yıldız futbolcu, “Bir bataklığın kenarından başlayabilirsiniz ama yine de zirveye çıkabilirsiniz. Yeter ki inanın ve çalışın” ifadelerini kullandı.




