Geçtiğimiz hafta sonu yağmur ve fırtınanın vurduğu Antalya’da caddeler göle döndü, yat limanında bir tekne battı, araçlar mahsur kaldı. Ancak Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin iklimin yarattığı enkaz ortadayken bugün yaptığı açıklamada, iklim değişikliği ile mücadelede liderlik seviyesinde olduğunu duyurması şaşırttı. İklim krizinin yarattığı yıkıcı sonuçların önüne geçilmesini amaçlayan projeler için ayrılan fonlar nasıl birer ihale kalemine dönüşüyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, kentte iki gün etkili olan sağanak yağış ve fırtınanın ardından göle dönüşen caddeler, düden çayında yaşanan taşkınlar ve yat limanında batan teknelerin ardından bir bülten yayınlayarak belediyenin iklim değişikliği ile mücadelede A puan aldığını duyurdu.

BELEDİYEDEN ‘LİDERLİK SEVİYESİNDE A PUANI ALDIK’ AÇIKLAMASI

Büyükşehir Belediyesi’nin basına servis ettiği bültende, “Çevre ve doğa dostu çalışmalarıyla Antalya’nın geleceğine yatırım yapan ve bugüne kadar çok sayıda ödülle bu çalışmalarını taçlandıran Antalya Büyükşehir Belediyesi, 2022 yılında tamamlanan Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı ile de bir başarıya imza attı. Karbon Nötr Antalya hedefinde ilerleyen Antalya Büyükşehir Belediyesi dünyanın önde gelen şehir iklimi raporlama platformu CDP raporlaması ile 939 şehir arasında puanını en çok yükselten şehir oldu ve Liderlik Seviyesinde A puanı aldı” ifadelerine yer verildi.

‘ULUSAL VE ULUSLARARASI DÜZEYDE TAKDİR GÖRÜYORUZ’

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin, iklim değişikliğine uyum ve azaltım kapsamında peyzaj, tarım, ulaşım, enerji yönetimi, çevre sağlığı, su yönetimi, deniz kirliliği ve kontrolü, çevre eğitim ve bilinçlendirme gibi birçok alanda örnek uygulamaları kent genelinde yürütmeye ve yaygınlaştırmaya devam ettiği belirtilen bültende, kurumun bu çalışmalarının ulusal ve uluslararası düzeyde takdir görmeye devam ettiği görüşüne yer veriliyor. Ancak belediye açıklamasında, ‘Hedeflenen karbon azaltımı ve enerji verimliliği hedefleri nedir? Bu hedeflerin ne kadarına ulaşıldı? Karbon nötr hedefleri doğrultusunda ulaşım ve trafikte son 4 yılda ne kadar yol alındı?’ sorularına ilişkin herhangi bir ayrıntıya yer verilmiyor.

ANTALYA’DA AÇIKLANANLA UYGULANAN ÖRTÜŞMÜYOR

Yerel yönetimlerin iklim krizi ve çevre sorunları gibi konularda son yıllarda birçok projeye imza attığı görülüyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi de bu kapsamda çok sayıda Avrupa Birliği (AB) destekli projeyi hayata geçirdi. Ancak bu projelerin sonuçlarına bakıldığında, amaçlananla ortaya konanların örtüşmediği pek çok örnek göze çarpıyor.

SAĞANAK YAĞIŞ VE FIRTINA HAFTA SONU KENTİ FELÇ ETTİ

Bu ayrıntılara geçmeden önce kısaca Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin iklim eylem planı kapsamında liderlik ettiğini öne sürdüğü açıklamaya bir daha bakalım. Antalya’da geçtiğimiz hafta sonu yaşanan şiddetli sağanak yağış ve fırtına, ulaşımda zaten sorun yaşayan kentin trafiğini felç etti. Ana arterlerde bazı altgeçitlere su doldu, caddeler göle döndü, iki gün boyunca ulaşım aksadı. Yağış da fırtına da kaçınılmaz birer gerçeklik ancak giderek artan aşırı iklim olaylarına karşı kentleri dirençli hale getirmek de günümüzde hem genel idarenin hem de yerel yönetimlerin öncelikli görevi.

PROF. DR. KADIOĞLU: ‘ALLAH RIZASI İÇİN YOLLARDA TEK MAZGAL YOK’

Meteoroloji, acil durum ve afet yönetimi uzmanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, caddelerin göle dönmesinden üç gün önce bir etkinlik için geldiği Antalya’daki alt yapı sorununa dikkat çekerek sosyal medyadan şu notu paylaşmıştı: “Burası Antalya. Allah rızası için yollarda tek bir mazgal yok. Sonra tek suçlu iklim. Yersen.”

YEREL YÖNETİMLERİN DİLİ HEP AYNI: ‘GÖRÜLMEDİK AFET YAŞADIK’

Afet yönetimi konusundaki altyapı çalışmalarını yeterince yerine getiremeyen yerel yönetimler, iklim ya da deprem kaynaklı ağır sonuçlarla karşı karşıya kalınca, “benzeri görülmemiş bir deprem yaşadık” ya da “son yüz yılın en büyük yağışıyla karşı karşıya kaldık” gibi sorumluluğu dışsallaştıran bir dil kullanmayı tercih ediyorlar. Antalya ölçeğinde de durum aynı. Büyükşehir Belediyesi yetkileri, ulaşımda ve trafikte yaşanan sorunları kentte artan araç sayısının fazlalığına, yağıştan göle dönen caddeleri rekor düzeyde yağışa bağlamayı tercih ediyor.

BAŞKAN BÖCEK: ‘REKOR SAYILABİLECEK YAĞIŞ DOLAYISIYLA…’

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, yağışın etkili olduğu 26 Kasım akşamı sosyal medyadan yaptığı paylaşımda,

Şehrimizde rekor sayılabilecek düzeydeki sağanak yağış dolayısıyla yaşanan olumsuzlukları gidermek için itfaiye ekiplerimiz yağmurun ilk anlarından itibaren çalışmalarını sürdürüyor” ifadelerini kullanarak kuruma bağlı ekiplerin sorunları çözmek için yoğun mesai harcadığını dile getirdi.

PROJE YORGUNU OLAN TÜRK İDARE SİSTEMİNDE FON AVI

Aşırı iklim olaylarındaki artış yıllardır bütün dünyanın kâbusu halini almaya başladı. Suudi Arabistan çöllerine kar yağıyor, dondurucu soğukların hüküm sürdüğü Sibirya’da artan sıcaklıklardan dolayı günlerce söndürülemeyen orman yangınları yaşanıyor. Kentleri deprem ve iklim krizinin etkilerine karşı dirençli hale getirmeleri için tüm dünyada karar alıcılar üzerinde büyük bir baskı ortaya çıkıyor. Küresel ölçekteki kuruluşlar, bu konuda önemli ölçüde hibe ve kredi destekleri sağlıyor. Ancak Türkiye’de yakın geçmişe kadar bir tür “fon avı” halini alan projelerin sorun çözmekten çok kâğıt üzerinde kalan uygulamalar olması bu konuda ciddi bir güven sorunu yarattı.

SOSYAL MEDYA BELEDİYECİLİĞİ KENTLERİN GERÇEKLİĞİNİ UNUTTU

Kente ve kentliye dokunmayan, insanların gündelik hayatında yer edemeyen, projelere konu alanlarda gözle görülür bir iyileşme sağlamayan, kamuoyunda tanınırlığı olmayan ve büyük ölçüde sosyal medya görselleri ve basın bültenlerinden öteye geçmeyen bir iletişim yöntemiyle ülke genelinde son yıllarda yüzlerce proje için aktarılan bütçeler heba edildi. Çoğu yerde projeye konu olan sorun çözülmediği gibi daha da arttığı söylenebilir. Özetle sosyal medya belediyeciliğinin büyüsüne kapılan yerel yöneticiler, kentlerin gerçekliğini unutmuş görünüyorlar.

HAFTA SONU TAŞKIN YAŞANAN DÜDEN ÇAYI İÇİN 221 BİN EURO’LUK PROJE

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin uyguladığı AB destekli bazı projeler de benzer durumda kaldı. Kıyıda bulunan ve içinden nehir geçen kentlerin daha dirençli ve yaşanabilir hale getirmek için o kentlerin halkının da katılımıyla hayata geçirilecek çalışmaları kapsayan AB destekli CUTLER Projesi, Antalya için Düden Çayı’nın bir rekreasyon alanı olarak planlanmasını ve kentsel tasarım çalışmasının yapılmasını kapsıyordu. Suyun etkilerine karşı önlemleri de içeren proje için Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne 221.250 Euro hibe kaynak aktarılmıştı.

GENEL SEKRETER TUNCER’İN HEDEFİ NEYDİ, AKİBETİ NE OLDU?

“İçerisinden su geçen dayanıklı kentler yaratma” fikriyle yola çıkılan CUTLER Projesi’nin 2 Ekim 2019 tarihinde yapılan 6. Toplantısında konuşan Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Av. Cansel Tuncer, projenin Düden Çayı için büyük bir şans olduğunu vurgulayarak,

“Amacımız tarihimizin ve doğal mirasımızın etkin kullanımını sağlayarak, sürdürülebilirliğini gelecek nesillere aktarabilmektir” ifadelerini kullanmıştı.

KENT HALKININ CUTLER PROJESİ’NDEN NE KADAR HABERİ VAR?

Antalya ile birlikte Antwerp (Belçika), Selanik (Yunanistan) ve Cork (İrlanda) gibi kentlerin pilot uygulama alanı olarak seçildiği CUTLER Projesi tamamlandı. Ancak bugünün tutarıyla yaklaşık 7 milyon TL’yi bulan bütçenin nasıl kullanıldığı, proje için yürütülen çalışmaların neler olduğu, katılımı öngörülen kent halkının ne kadar haberdar olduğu soruları izaha muhtaç.

SAYIŞTAY CUTLER PROJESİNDEKİ İHALE USULSÜZLÜĞÜNÜ BELGELEDİ

Ancak Sayıştay’ın geçtiğimiz hafta yayımladığı Antalya Büyükşehir Belediyesi ile ilgili denetim raporunda, CUTLER Projesi kapsamında Düden Şelalesi’ne yapılan turnike ve yazılım yenileme işinin usulsüz yürütüldüğü bulgusuna yer verilmesi bu konuda bir fikir veriyor. Sayıştay raporunda, 399.900.00 TL sözleşme bedeli olan turnike ve yazılım projesinde önce işin yaptırıldığı, ardından ise teknik şartnameye de aykırı olarak alt yüklenici çalıştırıldığı bulgusuna yer verilerek, “Düden Şelalesi Turnike ve Yazılım Projesi” işinde, işin ihale tarihinden önce sözleşme imzalanan firmanın alt yüklenicisine yaptırıldığı tespit edilmiştir” deniliyor.

ÖNCE İŞİ YAPTILAR BİR AY SONRA DA İHALESİNİ

Sayıştay raporunda, Düden Şelalesi’nin girişine konulan turnike için 6 Mayıs 2021 tarihinde ihalenin, 27 Mayıs 2021’de ise yer teslimi yapıldığı belirtiliyor. Ancak yüklenici firmanın ihale tarihinden yaklaşık bir ay önce, yani 6 Nisan 2021 tarihinde işin tamamlandığını belediyeye yazılı olarak bildirdiği tespitine yer veriliyor. LOG kayıtlarında sistemin 28 Nisan 2021’de faaliyete geçtiği kaydedilen Sayıştay raporunda, “Bunun yanı sıra Belediye tarafından teknik şartnameye ve sözleşmeye alt yüklenici çalıştırılamayacağına ilişkin hüküm konulmasına rağmen iş sürecinde alt yüklenici çalıştırıldığı tespit edilmiş, dolayısıyla 4734 sayılı Kanun’un T.C. Sayıştay Başkanlığı Antalya Büyükşehir Belediyesi 2022 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 59 5’inci maddesinde belirtilen temel ilkelere aykırı hareket edilmiştir” ifadelerine yer veriliyor.

PROJE BİTTİ ANCAK DÜDEN ÇAYININ KİRLİLİĞİ VE TAŞKINLARI BİTMEDİ

Sonuç olarak içinden su geçen dayanıklı kentler yaratmak için yola çıkılan ve bu amaçla 221 bin Euro AB hibesi kullanan Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bu tür projeleri neden bir ihale kalemi olarak gördüğünü, bu ihalelerin de ne usule ne de kendi imzaladığı şartnamelere uygun olmadığını Sayıştay da tespit etmiş oldu. Ancak bundan daha önemlisi, uğruna AB projesi yürütülen Düden Çayı ne kirlilikten korunabildi, ne de taşkınların önüne geçecek önlemler alınabildi.

2.8 MİLYON EURO’LUK AKILLI ŞEHİR PROJESİ SUR YAPI’YA GİYDİRİLDİ

Aynı şekilde benzer amaçlar için ve daha büyük bir bütçesi olan AB destekli ‘MAtchUP Akıllı Şehir Projesi’ de amaçlananın ötesinde bir finalle ve bir yıl gecikmeli olarak tamamlanabildi. AB Projeleri Ufuk 2020 tarafından desteklenen 2.8 milyon Euro bütçeli projenin amacı, aşırı kirlilik ve nüfus artışıyla mücadele ederek güvensiz bir geleceğe doğru sürüklenen kentlerde yenilenebilir enerjinin payını ile sürdürülebilir hareketliliği artırmak ve teknolojiye yatırım yapmak için özel eylemler yapılması olarak öngörülüyor. Teknolojinin olanaklarından da yararlanarak, katılımcı bir yöntemle “Akıllı Kentler” yaratmayı amaçlayan proje kapsamında kentin geneline yayılması gereken akıllı evler, Kepez Santral Mahallesi’nde Sur Yapı’nın başlattığı kentsel dönüşüm projesine entegre edildi. Bir nevi milyonlarca liralık kaynak aktarılan akıllı kent yaratma projesi, Sur Yapı’nın reklam ve pazarlama aracı haline getirildi. (1)

MATCHUP PROJESİ’NDE 18 MİLYONLUK USULSÜZ İHALE TESPİT EDİLDİ

Tıpkı CUTLER gibi MAtchUP Akıllı Şehir Projesi de ihale usulsüzlüğü nedeniyle Sayıştay denetimine takılmış. Sayıştay’ın Antalya Büyükşehir Belediyesi’ndeki denetimin ardından hazırladığı güncel raporda yer verilen bulgulardan biri de şöyle:

“Birden Fazla Mal Kaleminden Oluşan İhalenin Götürü Bedel Teklif Almak Suretiyle Gerçekleştirilmesi Belediye tarafından ‘Avrupa Birliği 2020 Matchup Projesi Kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Kepez Santral Mahallesi Kentsel Dönüşüm Uygulaması İçerisindeki 534 Adet Konutun Akıllandırılması, Enerjinin İzlenmesi, Yönetilmesi ve Otomasyonu Projesi’ işinin ihalesinin, birden fazla mal kaleminden oluşmasına rağmen götürü bedel teklif alınarak yapıldığı görülmüştür.”

BELEDİYE SAYIŞTAY’IN TESPİTİNİ DOĞRULADI

Sayıştay raporunda, biri 22, diğeri ise 19 kalemden oluşan mal alım ihalesinin iki kısımdan oluştuğuna dikkat çekilerek, mevzuat hükümlerine aykırı şekilde götürü bedel teklifi alınarak yapılan işe ilişkin yüklenici ile 6 Eylül 2021 tarihinde 18.737.000,00 TL üzerinden sözleşme imzalandığı tespit edildiği bilgisine yer verilerek,

Kaş’tan bir kez daha “Otoyoldan vazgeçin” çağrısı Kaş’tan bir kez daha “Otoyoldan vazgeçin” çağrısı
“Sonuç olarak, Belediye cevabında bulguya iştirak ettiğini ifade etmiş olup, Belediye tarafından yapılacak mal alım ihalelerinin birden fazla mal kaleminden oluşması durumunda, birim fiyat teklif almak suretiyle gerçekleştirilmesi gerekmektedir” deniliyor.

PARKLARDA YAPILAN 11 MİLYONLUK AKILLI PROJELER ÇÖP OLDU

Sayıştay’ın bir başka tespiti de Akıllı Kent Sistemleri projesi kapsamında milyonlar harcanarak Yavuz Özcan ve Serdengeçti parklarında yapılan akıllı ışıklandırma ve sulama işlerinin yıllık bakım maliyeti yüksek olduğu gerekçesiyle çöpe dönüşmesi. Sayıştay raporunda, 11.6 milyon harcanarak yapılan ancak atıl durumda bırakılan uygulamalarla ilgili şu tespitlere yer veriliyor:

“Belediyenin projeleri gerçekleştirmeden önce ekonomik veya sosyal verimlilik ilkelerine uygun olarak maliyet-fayda veya maliyet-etkinlik analizlerini yapmadığını göstermektedir. Bunun sonucunda, Belediye tarafından söz konusu projeler için 11.671.479,30 TL maliyete katlanılmış olup karşılığında herhangi bir kamusal fayda elde edilememiştir.”

‘AKILLI’ İHALELER HEP AKP MHP’Lİ MECLİS ÜYELERİNİN ŞİRKETİNE

Sayıştay denetimine takılan söz konusu ihalelerin verildiği firmanın Elazığ merkezli olduğunu ve bir ortağının AKP’den, diğerinin ise MHP’den Elazığ Belediyesi’nde meclis üyeliği yaptıklarını da bir kenara not etmek gerek. Aynı firmanın, falezlerin ışıklandırılması projesiyle ilgili ihaleyi de alması dikkat çekmişti.

YIKIM YAŞAYAN KENTİN YÖNETİCİLERİ GÜNÜ KURTARMA DERDİNDE

Ulaşımdan çevre sorunlarına, deniz kirliliğinden kıyı işgallerine, trafikten hava kirliliğine, barınmadan istihdama birçok sorunla boğuşan Antalya’nın bu sorunları kronikleşmeden acil çözüm bekliyor. Bu sorunların çözümünde yerel yönetimlerin sorumluluğu büyük. Ancak geçtiğimiz hafta sonu yaşanan onca yıkıma karşın, iklim kriziyle mücadelede kendini lider ilan eden belediye yönetiminin bu tavrı, yukarıda özetlenen günü ve görüntüyü kurtarma Belediyeciliğinin çarpıcı bir örneğidir.

İKLİM KRİZİYLE SÖZDE DEĞİL ÖZDE MÜCADELE GEREKLİ

Halkın ve çalışanların iklim krizinin yıkıcı etkilerinden korunması da hedefler arasında. Ankara Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz Ağustos ayında aşırı sıcaklar nedeniyle kurum çalışanlarının mesai saatlerinde değişikliğe giderek arazide ve sahada çalışan personelin 10:30 ile 15:30 saatleri arasında çalıştırılmaması kararı almıştı. Ancak Antalya Büyükşehir Belediyesi aynı dönemde kavurucu sıcaklar altında personelin sağlığını da riske atarak arazide çalışmasına seyirci kaldı. Açık alanda çalıştığına çoğu yerde tanık olduğumuz personelin zor şartlar altında ve sağlığını da riske atarak çalıştırılması, iklim uyum politikalarıyla örtüşen bir uygulama değil.

BÜYÜKŞEHİR EN ÇOK İHALEYİ KARBON SALINIMI İÇİN YAPMIŞ

İklim krizinin etkilerini azaltmanın en önemli yollarından biri karbon emisyonlarını düşürmekten geçiyor. Uyum ve azaltım en önemli hedefler. Ancak Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 31 Mart 2019 ile Ekim 2023 tarihleri arasında geçen son 4 yılda yaptığı ihalelerin yüzde 28’lik kısmının otomotiv ve akaryakıt şirketlerine verilmesi, karbon azaltımının önündeki en büyük engellerden birini oluşturuyor. Açık erişimi olan EKAP sistemindeki ihale sonuçlarına göre Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin son 4 yılda en fazla ihale verdiği ve Hesapçıoğlu, Aydoğanlar, Bozankaya ve Şekerler Global’den oluşan ilk dört şirket de aynı şekilde otomotiv ve akaryakıt şirketleri. Son 4 yıldaki ihalelerin parasal tutarı ise yaklaşık 4 milyar TL’yi buluyor. Söz konusu firmaların payı ise 1 milyar TL’nin üzerinde.

ÖDÜL AVCILIĞI LİMANDAKİ FARELERİ AVLAMAYA YETMİYOR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın da ‘sıfır atık’ projesinden dolayı küresel ölçekteki kuruluşlardan “çevre ödülü” aldığı bir dönemde yerel yönetimlerin ödül avcılığına odaklanan projelerinin gerçek yaşamdaki karşılıklarına bakıldığında durumun hiç de iç açıcı olmadığı görülüyor. Kentleri yönetenlerin asıl ödülü, o kentte yaşayanların yaşamını kolaylaştıran uygulamaların yarattığı memnuniyet olmalı. Çünkü kentlerin ve sokağın gerçekliği, ışıltılı hayatlar uğruna harcanan kamu kaynaklarıyla hayata geçirilen ancak birer ihale kalemi olmaktan öteye gitmeyen sabun köpüğü projelerin gerçekliğiyle örtüşmüyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi yöneticileri gerçekten iklim krizinin etkilerinin azaltılması ve daha dirençli bir kent yaratılması konusunda dünyaya liderlik yapmak ve kent kamuoyundan ‘A puanı’ almak istiyorlarsa, fırsat bulduklarında kentin sokaklarını dolaşmalarını, mendireklerinde farelerin cirit attığı yat limanını arada bir dolaşmalılar.