11-12 Kasım tarihlerinde Antalya’nın Aksu ilçesinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 zirvesi öncesinde, EXPO 2016 alanındaki otopark sorununu çözmek amacıyla bölgede bulunan bazı özel mülkiyetlerin acele kamulaştırılmasına karar verildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara, Türk Ziraat Yüksek Mühendisler Birliği Antalya Şube Başkanı Ertuğrul Taştekin sert tepki gösterdi.
COP31 ÖNCESİ SICAK GELİŞME
Geçtiğimiz günlerde EXPO 2016 Antalya alanı ve çevresinde kapsamlı inşaat çalışması yapıldığı görüldü. Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'ne (BATEM) ait 300 dönümlük tarım arazilerine iş makinalarının girdiği ve alanda çalışmalar yapıldığı gözlemlendi. Alanın konutlara açıldığı düşünülürken işin gerçeğinin iğse bambaşka olduğu ortaya çıktı.

TARIM ALANLARI OTOPARK OLACAK
Antalya’nın Aksu ilçesi Solak Mahallesi’nde yer alan Expo 2016 karşısında BATEM ait tarım arazileri, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 zirvesi için acil bir şekilde kamulaştırıldı. Karar gece saatlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile Resmi Gazete’de yayınladı. Söz konusu tarım alanlarının üzerine ise konut değil otopark yapılacağı ifade edildi. 80 bin ziyaretçinin katılacağı COP31 zirvesinin otopark sorunun ise bu şekilde çözüleceği kaydedildi. Yaşanan bu gelişmeye Türk Ziraat Yüksek Mühendisler Birliği Antalya Şube Başkanı Ertuğrul Taştekin tepki gösterdi.

“TOPRAK YALNIZCA BİR ARAZİ DEĞİLDİR”
Taştekin iklim zirvesi öncesi yapılan bu çalışma ile ortaya bir çelişki çıktığını belirtti. Dünyanın en önemli organizasyonlarından birine ev sahipliği yapacak olan Türkiye’nin iklim değişikliğine dikkat çekmek için yoğun bir mesai harcadığını ama bu zirve içinse tarım alanlarını yok etmesinin büyük bir çelişki olduğuna değinen Taştekin, “Antalya’da COP31 İklim Zirvesi hazırlıkları kapsamında yaklaşık 300 dönüm 1. sınıf tarım arazisinin otopark alanına dönüştürülmesi, iklim mücadelesiyle açıkça çelişmektedir. İklimi koruma iddiasıyla düzenlenen bir organizasyonun, binlerce yılda oluşan verimli tarım topraklarını yok ederek hazırlanması kabul edilemez. Toprak yalnızca bir arazi değildir; üretimdir, gıdadır, bağımsızlıktır, gelecektir” dedi.

“TARIM ALANLARI YARIN GERİ GETİRİLEMEZ”
Yapılan açıklamada zirvenin sona ermesinin ardından alanın tekrardan tarım arazisine dönüştürüleceği iddia edildi. Taştekin ise bir kez zarar gören bu arazilerin bir daha tarım alanlarına dönüştürülmesinin mümkün olmadığını vurgulayarak, “Bugün geçici kullanım için kaybedilen tarım alanları yarın geri getirilemez. Beton kaldırılabilir; ancak yok edilen verimli üst toprak yeniden oluşturulamaz. Türkiye son 20 yılda 25 milyon 910 bin dekar, Antalya ise yaklaşık 643 bin dekar tarım arazisini kaybetmiştir. Bu kayıplar, gıda güvenliğimiz ve gelecek kuşaklar için ciddi bir tehdittir. Tarım toprakları yalnızca çiftçinin değil, 86 milyonun ortak geleceği” diye konuştu.

“TOPRAĞI KORUMADAN İKLİM KORUNMAZ”
COP31’in tarım alanları yok edilerek yapılamayacağına dikkat çeken Taştekin açıklamasına şu sözlerle son verdi:
“Bizler açıkça ifade ediyoruz: toprağı korumadan iklim korunmaz. İklim zirvesi, tarım arazilerini yok ederek değil; doğayı ve üretimi koruyarak yapılmalı.“




