Gelecek Partisi Antalya İl Başkanı Muhammet Acar, kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun üzerinden iktidara ve düzenlemeye destek veren siyasi aktörlere sert mesajlar yöneltti. Resmi sosyal medya hesabından açıklama yapan Acar, söz konusu yasaya açık şekilde karşı olduklarını belirterek, terörle mücadelede bugüne kadar ödenen bedellerin görmezden gelinemeyeceğini vurguladı.

Acar, açıklamasında Türkiye’nin yıllardır terörle mücadele ettiğine dikkat çekerek, “Bu ülkenin evlatlarının canıyla, kanıyla ve yıllarca süren terörle mücadeleyle ödediği bedeller unutulamaz.” dedi. Terörle mücadele kapsamında atılacak her adımın toplumun vicdanında karşılık bulması gerektiğini ifade eden Acar, sürecin şeffaf, açık ve hesap verebilir biçimde yürütülmesini istedi.

Acar’ın açıklamasındaki en net siyasi mesajlardan biri ise düzenlemenin terör örgütleri ve uzantıları açısından doğurabileceği sonuçlara ilişkin oldu. Acar, “Biz, terör örgütleri ve onların uzantıları lehine sonuç doğurabilecek düzenlemelere karşıyız.” ifadelerini kullandı.

“468 KABUL OYU VERİLDİ, 88 OYLA KARŞI ÇIKILDI”

Çerçeve Yasa’nın Meclis’teki oylamasına da değinen Acar, ortaya çıkan tablo üzerinden milletvekillerinin siyasi sorumluluğuna dikkat çekti. Acar’ın verdiği bilgilere göre oylamada 468 kabul, 88 ret ve 6 çekimser oy kullanıldı.

Kabul oyu verenlerin tercihini açıkça ortaya koyduğunu belirten Acar, tartışmanın yalnızca “evet” ve “hayır” oyları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Özellikle çekimser oy kullananların tutumuna dikkat çeken Acar, çekimser kalmanın yasanın kabul edilmesini engellemediğini belirterek siyasi sorumluluk tartışmasını gündeme taşıdı.

Acar, bu noktada, “Çekimser oy, yasaya doğrudan ‘evet’ demek değildir; fakat sonuçta yasanın kabul edilmesine engel olmayan bir tutumdur.” dedi. Ardından siyasi sorumluluğa ilişkin mesajını daha da sertleştiren Acar, “‘Ben evet demedim’ diyerek siyasi sorumluluktan tamamen kaçmak mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.

“MİLLETİMİZ KİMİN NEYE OY VERDİĞİNİ UNUTMAYACAK”

Meclis’teki oy dağılımının kamuoyu tarafından takip edildiğini belirten Acar, milletvekillerinin tercihleri üzerinden siyasi bir hesaplaşmanın ilerleyen süreçte gündeme gelebileceği mesajını verdi. Acar, milletin kimin yasaya destek verdiğini, kimin karşı çıktığını ve kimin çekimser kaldığını unutmayacağını söyledi.

Acar, “Milletimiz kimin neye oy verdiğini, kimin açıkça desteklediğini, kimin karşı çıktığını ve kimin çekimser kalıp yasanın geçmesine sessiz kaldığını unutmayacaktır.” diyerek Meclis’teki oy tercihlerini doğrudan siyasi sorumluluk çerçevesinde değerlendirdi.

Bu sözleriyle yalnızca yasanın içeriğine değil, yasanın kabul edilmesi sırasında ortaya çıkan siyasi tabloya da itiraz eden Acar, özellikle çekimser oyların sonuç üzerindeki etkisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.

“TERÖRLE MÜCADELEDE TAVİZİ KABUL ETMİYORUZ”

Acar’ın açıklamasının merkezinde terörle mücadelede taviz verilmemesi gerektiği mesajı yer aldı. Terör örgütü mensupları veya destekçilerine yönelik herhangi bir ayrıcalığın kabul edilemeyeceğini belirten Acar, devletin güvenliği ile şehit ve gazilerin fedakârlığının herhangi bir siyasi hesabın üzerinde tutulması gerektiğini ifade etti.

Acar, “Terörle mücadelede taviz verilmesini, terör örgütü mensuplarına veya destekçilerine herhangi bir ayrıcalık sağlanmasını kabul etmiyoruz.” dedi.

Şehitlerin hatırası ve gazilerin fedakârlığı üzerinden siyasi iradeye mesaj veren Acar, “Şehitlerimizin hatırası, gazilerimizin fedakârlığı ve milletimizin güvenliği hiçbir siyasi hesabın üzerinde değildir.” ifadelerini kullandı.

“İTİRAZIMIZ BARIŞA DEĞİL, TERÖRÜN MEŞRULAŞTIRILMASINA”

Acar, açıklamasında özellikle bir ayrımın altını çizdi. Çerçeve Yasa’ya yönelik itirazlarının toplumsal barışa, kardeşliğe veya milletin birlik ve beraberliğine karşı olmadığını belirten Acar, asıl itirazlarının terör örgütlerinin siyasi sonuçlar üzerinden meşrulaştırılmasına yönelik olduğunu söyledi.

“Bugün yapılması gereken, toplumu ayrıştırmak değil; teröre karşı ortak ve kararlı bir duruş sergilemektir.” diyen Acar, ardından açıklamasının siyasi çerçevesini net biçimde ortaya koydu:

“Bizim itirazımız milletimize, kardeşliğimize veya barışa değil; terörün ve terör örgütlerinin siyasi sonuçlar üzerinden meşrulaştırılmasına yöneliktir.”

Acar böylece, düzenlemeye yönelik eleştirisinin temelinde toplumsal bütünleşme kavramının kendisinin değil, terör örgütleri açısından ortaya çıkabileceğini düşündüğü siyasi sonuçların bulunduğunu ifade etti.

“DEVLETİN GÜVENLİĞİNİ ZEDELEYECEK HER DÜZENLEMEYE KARŞI ÇIKACAĞIZ”

Acar, açıklamasının sonunda mücadele mesajını demokratik siyaset üzerinden verdi. Acar, hangi gerekçeyle oy verilmiş olursa olsun, milletin huzurunu ve devletin güvenliğini zedeleyeceğini düşündükleri düzenlemelere karşı çıkmayı sürdüreceklerini belirtti.

Acar, “Kim hangi gerekçeyle oy vermiş olursa olsun, milletin huzurunu ve devletin güvenliğini zedeleyecek her düzenlemeye demokratik yollarla karşı çıkmaya devam edeceğiz.” dedi.

Tartışmanın siyasi sınırını oldukça net biçimde çizen Acar, “Şehitlerimizin emaneti olan bu ülkenin geleceği, terör pazarlıklarının konusu olamaz.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ