Uluslararası Uzay İstasyonu'nda insanlı ilk uzay misyonunu başarıyla tamamlayan Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, “Filmlerin, belgesellerin içerisinde gördüğümde de hep kendime telkinim, ‘Bu hayal başka milletlerin hayali. Elinde olan mutluluklarla tatmin olmayı bil ve elinde olanla mutlu ol’ diye kendime telkin ederdim. Artık sevgili kardeşlerimin bu ülkenin bir vatandaşı olarak potansiyelleri çok yüksek. Kendilerine olan özgüveni ayakta tutsunlar. Potansiyellerine güvensinler. Bundan sonra benim gibi hayallerini kısıtlama ihtiyaçları artık söz konusu değil. Arzu ederlerse memleketimizin, Türkiye’nin güçlü iradesiyle bu yolda onlar için açılmış durumda” dedi.

“KALEMLE TESTE BAŞLADIK”

TGRT Haber'in Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nde (GUHEM) özel konuğu olan Alper Gezeravcı, uzay yolculuğunun öncesinde ve sonrasında yaşadıklarını paylaştı. Uzaya ayak basamadığını belirten Gezeravcı, “Maalesef yer çekimsiz bir ortam bizi karşıladı. Ama ilk istasyona eriştiğimiz andan itibaren daha öncesinde de Dragon kapsülü içerisinde fırlatma esnasında kalemle üçüncü dakikadan itibaren yer çekimsiz ortama o teoride hattı çizilen irtifaya kat ettikten itibaren ortamın etkisinin ne derece belirgin olduğunu tespit ettirmek amacıyla kalemle teste başlamıştık. Devamında da direkt Dragon kapsülünün içerisinde koltuğundan çözüldüğüm anda ve kapsülün içerisinde serbest dolaşıma başladığım andan itibaren sonrasında uluslararası uzay istasyonuna eriştiğimiz ve oradaki faaliyetlerimize başladığımız andan itibaren hiçbir adaptasyon ve uyum problemi yaşamadım” diye konuştu.

“24 SAAT FAALİYET DÖNGÜSÜ”

Uluslararası Uzay İstasyonu’nu ‘en pahalı ve en karmaşık bilimsel bir laboratuvar’ olarak tanımlayan Gezeravcı, Tuz Gölü'nden alınan bitki hakkında ise şunları söyledi: “Bu bitki dünyanın farklı bölgelerinde yetişen endemik bir türdür. Türkiye'de de Tuz Gölü bölgesinden seçilmiş olmasının özel bir önemi var. Bu da yakın zamanda NASA'nın resmi literatürlerinde aslında yer bulan bir bitki oldu. Bizim deneyimize söz konusu olmakla birlikte. Hakikaten farklı iklimlendirme şartlarına, farklı yetişme şartlarına mukavemet gösterilen çok farklı ve dayanıklı bir bitki. Tuz stresine maruz kalma ve ortaya koyduğu direnç reaksiyonu gözlemleme açısından sıra dışı bir deneydi. Neye hizmet ediyor? Uzay ekosistemi çok büyüyor. İlerleyen yıllarda Ay ortamında, daha sonrasında Mars ortamında kurulması planlanan farklı hayat ortamları olacak. Bu ortamların beraberinde oluşturacağı ekosistemden pay alabilmek, buradaki döngüye katkıda bulunabilmek ve dünyanın bu alanda hakikaten hak ettiğimiz şekilde paydaş olan ülkelerinden biri haline gelebilmek için öncü çalışmalarının habercileri bunlar. Uluslararası Uzay İstasyonu insanoğlunun bugüne kadar bir araya getirmiş olduğu işletmesini gerçekleştirdiği en pahalı ve en karmaşık bilimsel bir laboratuvar. Her ne kadar yaşam alanımız da aynı bölgenin içerisinde gerçekleşse de 24 saat faaliyet döngüsü devam eden hiç durmadan çalışan bir bilimsel laboratuvar niteliğindeydi. Bizim dünyada uyumaya giderken alışık olduğumuz şartlar orada mevcut değildi. Dünyada gerçekleştirdiğimiz bilimsel deneylerde maruz kaldığımız fiziksel şartların çok ötesinde farklı döngüler mevcuttu orada. Bu ortamın dünyada yer çekimi ortamında gerçekleştiremediğimiz deney adımlarını gerçekleştirebilmek, ihtiyaç halinde de tekrarlarını yapabilmek adına müthiş fırsatlar bize sunuyordu.”

Bayraktar TB3 ASELFLIR-500 ile uçuş testini başarıyla tamamladı Bayraktar TB3 ASELFLIR-500 ile uçuş testini başarıyla tamamladı

“ÜLKEMİZ ÇOK DİNAMİK VE KARARLI”

Adaptasyon sıkıntılarının maruz kalmadığımdan ötürü 1. saatten itibaren bu kısıtlı olan zamanımızın her anını değerlendirme fırsatı bulduğunu belirten Gezeravcı, “Deney düzeneklerimiz zaten belli bir plan dahilinde faaliyete geçirildi. Ama o öngörülen ilk 2-3 gündeki faaliyetsizlik sürecini de oryantasyon sıkıntısı yaşamamış olmam sebebiyle kullanabilme imkanım oldu. Bugünlere zaten gerçekleştirdiğimiz ve çok şükür başarıyla sonuçlandırdığımız bu misyona geliş aşamasında eriştiğim nokta tamamen ülkemin imkanlarıyla eriştiğimiz bir nokta. Ülkemin bana sağlamış olduğu, imkan tanıdığı eğitim şartlarıyla bugünlere gelebildim. Bundan sonra da ülkemin vereceği her türlü göreve hazır vaziyette bekliyor durumdayım. Uzay ortamında gerçekleştirdiğimiz bu ilk görev esnasında gerek içinden geçtiğimiz eğitim süreçleri gerek orada görevin icrası esnasında elde ettiğimiz tecrübelerin ülkemizin çok dinamik ve kararlı uzaya yönelik yeni yatırımlara yöneldiği bu dönemde dikkate alınması vesilesiyle bu görev tevdi edildi. Görevin akışı esnasında da Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır başkanlığında ilk toplantımızı daha bu hafta direkt gerçekleştirdik. Çok büyük bir ivmeyle daha yeni görevi sonlandırmamış olmamıza rağmen bundan sonra atılacak adımların planlama çalışmaları daha ilk toplantımızdan itibaren başladı. Bundan sonra bu sadece bir başlangıçtı. Bir ya da varış hikayesi değildi. Dolayısıyla daha devamında göreceğiniz çok adımlar olacak. Bu noktada da yaptığımız ilk astronot ve bilim misyonunda elde ettiğimiz gözlemler tecrübelerimizle bundan sonraki karar adımlarını alma noktasında buradan faydalanıyor olacağız” diye konuştu.

“ÖZGÜVENİ AYAKTA TUTSUNLAR”

Kendi telkinlerini örnek olarak sunarak, gençlere de tavsiyeler veren Gezeravcı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ben 44 yaşında hasbelkader bu göreve nail olabilmiş, Türkiye’nin başardığı bu görevi gözlemleyebilmiş bir insanım. Bugüne kadar da bu görev gerçekleşene kadar bu hayale teşebbüs edememiş bir insanım. Hiçbir zaman hayalimin bir parçası olmamıştı. Filmlerin, belgesellerin içerisinde gördüğümde de hep kendime telkinim, ‘Bu hayal başka milletlerin hayali. Elinde olan mutluluklarla tatmin olmayı bil ve elinde olanla mutlu ol’ diye kendime telkin ederdim. Artık sevgili kardeşlerimin bu ülkenin bir vatandaşı olarak potansiyelleri çok yüksek. Kendilerine olan özgüveni ayakta tutsunlar. Potansiyellerine güvensinler. Bundan sonra benim gibi hayallerini kısıtlama ihtiyaçları artık söz konusu değil. Arzu ederlerse memleketimizin, Türkiye’nin güçlü iradesiyle bu yolda onlar için açılmış durumda. Potansiyellerini arzu ettikleri her alana tatbik etme imkanları var. Yolları bahtı açık olsun. Gelecekleri parlaklık olsun.” 
 

Kaynak: İHA