Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkımının üzerinden bir yıl geçti. “Geçmişten geleceğe ortak sorumluluk” sloganıyla çalışmalarını sürdüren Müze Çalışma Grubu (MÇG), yıkımın birinci yıl dönümünde Antalya Arkeoloji Müzesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Basın açıklamasına Yeni Parti Antalya Milletvekili Aliye Coşar’ın yanı sıra Yeni Parti ve CHP’den çok sayıda isim ile çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcisi katıldı.
15 Eylül 2026 saat 18.30’da düzenlenen açıklamaya MÇG adına Prof. Dr. Hilmi Uysal öncülük etti. Uysal, müzenin yıkım sürecinden devam eden inşaat çalışmalarına, kamu kaynaklarının kullanımından müzenin yeniden aynı yerde yapılması taleplerine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
“BU SADECE BİR BİNANIN YIKIMI DEĞİLDİR”
Basın açıklamasına Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yıkıldığını belirterek başlayan Uysal, binanın çevresinin “Yenileniyor” yazılı panolarla kapatıldığını ve yıkımın metal perdelerin arkasında gerçekleştirildiğini söyledi. Uysal, müzenin yıkımının yalnızca bir yapı kaybı olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Bu sadece dünyaca ünlü, ödüllü bir binanın yıkımı değildir; bu aynı zamanda kent belleği, kültürel miras, Cumhuriyet dönemi mimarlık mirası, dünya mimarlık ve müzecilik tarihini ilgilendiren bir yıkımdır. Ve aslında sosyal bir travmadır.”
MÇG, yıkım kararına Antalya halkı, sivil toplum kuruluşları ve demokratik kitle örgütleri tarafından itiraz edildiğini ancak bu itirazların dikkate alınmadığını savundu. Uysal, yıkım kararına ilişkin gerekçelerin tartışmalı olduğunu ve hukuki süreçler devam ederken yıkımın gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Uysal, sürece ilişkin değerlendirmesinde, “Yani bu yıkım, vicdanları sızlatan bir yıkımdır, Antalya Halkının onaylamadığı bir yıkımdır” dedi.

MÜZENİN KURULUŞUNA VE TARİHSEL ÖNEMİNE VURGU
Açıklamada Antalya Arkeoloji Müzesi’nin tarihsel geçmişine de geniş yer verildi. MÇG, müzenin tarih öğretmeni Süleyman Fikri Erten tarafından kurulduğunu ve kuruluşunun Cumhuriyet tarihinin önemli parçalarından biri olduğunu belirtti.
Uysal, müzenin Kurtuluş Savaşı sürecindeki Antalya’nın tarihine de temas ederek, Erten’in İtalyan işgaline karşı direnişini hatırlattı.
Müzenin Anadolu’nun kadim medeniyetlerine ait eserleri barındırdığını belirten Uysal, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin kent açısından taşıdığı değeri şu sözlerle anlattı:
“Bu müze, Antalya’nın bir ‘inci’siydi; mücevher kutusuydu.”
Uysal, müzenin yalnızca eserlerin sergilendiği bir bina olmadığını, dünyanın farklı yerlerinden gelen ziyaretçilerin önemli arkeolojik eserleri görebildiği özel bir kültür alanı olduğunu ifade etti.
“EĞİTİM KURUMU NİTELİĞİ OLAN BİR MÜZEYDİ”
MÇG, müzenin eğitim ve sanat alanında da önemli bir işlev üstlendiğini belirtti. Açıklamada, müzenin arkeoloji ve güzel sanatlar alanlarında eğitim ve araştırmalara imkân sağladığı, sanatçıların eserlerini sergilediği ve çeşitli konser ve sunumlara ev sahipliği yaptığı ifade edildi.
Uysal, müzenin çocuklar açısından da önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, öğrencilerin düzenlenen gezilerle tarihi eserleri yerinde gördüğünü söyledi.
“İlkokul, ortaokul, lise öğrencilerinin yaptıkları toplu gezilerle, geçmiş tarihini gözleriyle görerek öğrendiği, eğlendiği, sevecen, başka müzelerde pek görmediğimiz, ‘çocuk bölümü’ içeren nadir bir yerdi bu müze.”
Müze alanının yalnızca insanlara değil, kentteki diğer canlılara da ev sahipliği yaptığını ifade eden Uysal, alandaki ağaçları, tavus kuşlarını, kuşları ve kedileri de hatırlattı.
“Bu müze ve müze binası ağaçları, tavus kuşları, kuşları, kedileri ve mezar taşı bile olan hayvan sevgisiyle Antalya canlılarını kucaklayan ortak yaşam alanı niteliği taşıyan bir müzeydi.”

“MÜZEMİZİ YIKTILAR”
Basın açıklamasının en dikkat çeken bölümlerinden birinde Uysal, müzenin yıkım sürecine ilişkin tepkisini yineledi:
“Müzemizi yıktılar. Müzemizi yıktılar. Müzemizi yıktılar.”
Uysal, Antalya halkının 5 Temmuz’dan itibaren müze önünde yaşanan sürecin tanığı olduğunu belirterek, vatandaşların itirazlarını, düşüncelerini ve taleplerini doğrudan ifade ettiğini söyledi.
MÇG, yıkım sürecindeki sorumluluğun Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda olduğunu savundu. Uysal ise müzenin kaderinin Bakanlık tarafından belirlendiğini, Antalya halkının ise süreçte belirleyici olamadığını ileri sürdü.
“63 HAFTADIR MÜZEMİZ KAPALI”
Yıkımın üzerinden bir yıl geçmesine rağmen müzenin yeniden ziyarete açılmadığını belirten MÇG, müzenin 63 haftadır kapalı olduğunu açıkladı.
Uysal, müzeyi görmek için Antalya’ya gelen yerli ve yabancı ziyaretçilerin artık müze yerine devam eden inşaat çalışmalarıyla karşılaştığını söyledi.
“Dünyadan ve ülkemizden müzeyi görmeye gelenlere müzenin kapıları kapalı. Ziyarete gelenlerin karşısına, devasa 2 vinç, kaya delicilerin korkunç sesleri ve hafriyat taşıyan kamyonların etrafa saçtığı toz toprağa boğulmuş bir inşaat çıkmaktadır.”

“TİCARİ SIR” TARTIŞMASI VE “ETAP 2” tepkisi
MÇG’nin gündeme getirdiği bir diğer konu ise müze alanındaki inşaatın kamuoyuna açıklanması oldu. Grup, inşaat başladığından bu yana bilgi panosunun bulunması ve proje hakkında ayrıntılı bilgi verilmesi için taleplerde bulunduğunu belirtti.
Uysal, kendilerine başlangıçta “ticari sır” gerekçesinin sunulduğunu aktararak, kamu alanındaki bir kamu inşaatının bu gerekçeyle açıklanmamasını eleştirdi.
“Kamu alanına yapılan bir kamu inşaatının ticari sır olmasını elbette Antalya Halkına anlatamazdınız. Antalya Halkı, müze savunucuları bunu kabul etmedi ve sonuçta 1 ay önce bir bilgi panosu asıldı.”
MÇG, bilgi panosunda projenin Aralık 2026’da tamamlanacağının belirtildiğini aktardı. Ancak Uysal, devam eden çalışmaların bu tarihe kadar tamamlanıp tamamlanamayacağını sorguladı.
Açıklamada ayrıca bilgi panosundaki “Etap 2” ifadesine dikkat çekildi.
“Sevgili Antalyalılar üzerinde etap 2 yazıyor; Sorarız sizlere bu ürkütücü değil mi? Müzemizi yerinde görmek için, kadim eserlerin yeniden ziyaretçilerine kavuşabilmesi için kaç etap gerekecek?”
Uysal, projenin tamamının baştan açıklanması gerektiğini savunarak, “Etap 2” ifadesinin ne anlama geldiğinin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
“MÜZEMİZİ BURADA, YERİNDE İSTİYORUZ”
MÇG’nin temel taleplerinden birinin müzenin bulunduğu yerde yeniden yapılması olduğu belirtildi. Uysal, Antalya halkının başka arayışlar yerine müzeyi aynı yerde görmek istediğini söyledi.
“Antalya Halkı olarak, burada Antalya’nın işgale direnişinin simgesi olan müzemizi ama ‘sadece müzemizi’ görmek istiyoruz. Müzemizi burada, ama burada; yerinde istiyoruz!”
MÇG, müze alanının farklı amaçlara yönelik projelere konu edilmesine karşı olduğunu belirterek, yeni ve belirsiz süreçlere izin vermeyeceklerini ifade etti.

“YIKIMIN DA, YAPIMIN DA MALİYETİNİ ÖDEYEN BİZİZ”
Basın açıklamasında kamu kaynaklarının kullanımına da dikkat çekildi. MÇG, müzenin yıkım ve yapım maliyetlerinin kamu kaynaklarından karşılandığını belirterek, harcamalar ve ihaleler konusunda vatandaşların bilgi alma hakkı olduğunu savundu. Uysal, konuyla ilgili şöyle konuştu:
“Yıkımın da, yapımın da maliyetini ödeyen biz, Antalya halkıyız. Cebimizden çıkan paranın hesabını sormak bizim en doğal hakkımızdır. Bizim vergilerimizle bizim onaylamadığımız, karşı çıktığımız harcamaların yapılmasını kabul etmiyoruz.”
MÇG, ihalelerin ve harcamaların kamuoyuna açıklanmasını talep ederken, bu bilgileri istemenin temel vatandaşlık haklarından biri olduğunu vurguladı.
KAMU ÇALIŞANLARINA "KORUMA" ÇAĞRISI
Açıklamada, kültürel mirasın korunmasından sorumlu kamu çalışanlarına da çağrıda bulunuldu.
Uysal, vergilerle finanse edilen kamu kurumlarında görev yapan çalışanların kültürel mirasa karşı sorumlulukları bulunduğunu belirterek, “Kamu görevi yaptığınızı aklınızdan çıkarmayınız” dedi.
MÇG, geçmişten kalan eserlerin ve kültürel değerlerin korunmasının yalnızca kurumların değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.
“KENTİNE, MÜZENE VE GEÇMİŞİNE SAHİP ÇIK”
Basın açıklamasının sonunda Antalya halkına seslenen Uysal, müzenin ve kentin kültürel mirasının korunması çağrısında bulundu.
“Ve ey halkım, Müze Çalışma Grubu olarak size, Antalya Halkına seslenmek istiyoruz; Kentine, müzene ve geçmişine sahip çık!”
Uysal, Antalya’nın sahip olduğu değerlerin yalnızca ekonomik açıdan değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, kentin kültürel mirasının korunmasının gelecek açısından da önem taşıdığını söyledi.
Açıklamasını Antalya halkına doğrudan çağrıda bulunarak tamamlayan Uysal, şu ifadeleri kullandı:
“Ey halkım, ey Antalyalılar, müzenize ve kentinize sahip çıkın, çünkü bu sadece bu gününüzün değil, geçmişinizin ve geleceğinizin savunulmasıdır.”




