Antalya’nın merkezindeki Doğugarajı, yıllar boyunca pazarların kurulduğu, otobüslerin hareket ettiği ve kentin günlük hayatının aktığı bir bölge olarak bilindi. Ancak toprağın altında bambaşka bir tarih vardı. 2008 yılında başlatılan arkeolojik kurtarma kazıları, Attaleia Antik Kenti’nin Doğu Nekropolü’nü gün yüzüne çıkardı. Yaklaşık 1000 mezarın ortaya çıkarıldığı alanda, Antalya’nın antik çağdaki yaşamına ve ölüm ritüellerine ışık tutan binlerce buluntuya ulaşıldı.
İŞ MERKEZİ İNŞAATI SIRASINDA KEŞFEDİLDİ
Bugün Antalya Nekropol Müzesi olarak ziyaret edilen alan, yaklaşık 2 bin 300 yıllık geçmişiyle kentin tarihinin en dikkat çekici arkeolojik noktalarından biri. Resmî kayıtlara göre 2008 yılında Doğu Garajı’ndaki iş merkezi inşaatının temel hafriyatı sırasında antik mezarların ortaya çıkması üzerine kurtarma kazıları başlatıldı. 2008-2010 yılları arasındaki kazılarda 846 mezar, 1018 envanterlik eser ve iki bine yakın insan iskeleti gün yüzüne çıkarıldı. 2020 yılında gerçekleştirilen ek kazılarda ise 19 mezar daha ortaya çıkarıldı. Proje uygulamalarıyla birlikte bölgede tespit edilen mezar sayısı 1000’in üzerine çıktı.

BİR ZAMANLAR PAZAR YERİYDİ
Bugün Antalya’nın merkezinde modern yapıların arasında kalan Doğugarajı, yakın geçmişte Halk Pazarı ve Festival Çarşısı ile kentin önemli ticaret ve ulaşım noktalarından biriydi. Bölgenin dönüşümü için hazırlanan proje kapsamında 2008 yılında iş merkezi ve otopark inşaatına başlanması, Antalya’nın binlerce yıllık tarihinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Temel kazıları sırasında antik mezarların ortaya çıkması üzerine çalışmaların yönü değişti ve Antalya Müze Müdürlüğü tarafından kurtarma kazıları başlatıldı. İş makinelerinin kazdığı alanın, Attaleia Antik Kenti’nin Doğu Nekropolü olduğu kısa sürede anlaşıldı.
TOPRAĞIN ALTINDAN 1000’DEN FAZLA MEZAR ÇIKTI
Doğu Garajı-Halk Pazarı mevkiindeki kazılar, Antalya’nın antik dönemine ilişkin önemli bilgiler ortaya çıkardı. 8 bin 450 metrekarelik alanda gerçekleştirilen ilk kurtarma kazılarında 846 mezar tespit edildi. Çok sayıda arkeolojik eserin yanı sıra yaklaşık 2 bin bireye ait insan iskeleti de gün yüzüne çıkarıldı. 2020 yılında rezerv bırakılan yaklaşık 2 bin 500 metrekarelik alanda yapılan ek kazılarda 19 mezar daha bulundu. Böylece yalnızca bu çalışmaların kayıtlı toplamı 865 mezara ulaştı; proje uygulamaları sırasında ortaya çıkarılanlarla birlikte nekropoldeki mezar sayısının 1000’in üzerinde olduğu belirtildi. Kazılar sonucunda nekropol alanı, 22 Şubat 2011 tarihinde birinci derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildi.
700 YIL BOYUNCA KULLANILDI
Attaleia’nın Doğu Nekropolü, tek bir döneme ait mezarlardan oluşmuyor. Alandan çıkarılan buluntular, nekropolün yaklaşık 700 yıl boyunca kullanıldığını gösteriyor. Antalya Müze Müdürü Mustafa Demirel’in verdiği bilgilere göre alan, MÖ 3’üncü yüzyıl ile MS 4’üncü yüzyıl arasında aktif olarak kullanıldı. Mezarlardan elde edilen buluntular da nekropolde farklı dönemlere ait gömü geleneklerinin bulunduğunu ortaya koydu. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı kaynaklarda ise alandaki buluntuların daha erken dönemlere işaret ettiği ve Attaleia kentinin kuruluşundan önce bölgede yerleşim bulunduğunu gösteren veriler elde edildiği belirtiliyor. Attaleia’nın MÖ 2’nci yüzyılın ortalarında kurulduğu kabul edilirken, Doğu Nekropolü’nden elde edilen bulgular bölgenin kent kurulmadan önce de kullanıldığını ortaya koyuyor.
HER MEZAR AYRI BİR HİKÂYE ANLATIYOR
Nekropolde yalnızca tek tip mezar bulunmuyor. Kazılarda farklı dönemlere ve gömü geleneklerine ait çok sayıda mezar tipi tespit edildi. Bunlar arasında:
-
Dromoslu mezarlar: Mezar odasına koridor biçimindeki bir geçişle ulaşılan yapılar.
-
Oda mezarlar: Gömülerin gerçekleştirildiği ayrı mezar odalarından oluşan yapılar.
-
Ana kayaya oyulmuş mezarlar: Doğrudan ana kaya içine açılan mezarlar.
-
Pişmiş toprak plakalarla kapatılan mezarlar: Mezarın üzerinin pişmiş toprak levhalarla örtüldüğü örnekler.
-
Lahitler: Taş sanduka biçimindeki mezarlar.
-
Kremasyon kapları: Yakma ritüelleriyle bağlantılı kaplar ve gömü örnekleri.
Bu çeşitlilik, Attaleia’da yüzyıllar boyunca değişen ölüm ve gömü geleneklerinin izlenebilmesini sağlıyor. Kazılarda ortaya çıkarılan eserler arasında seramikler, cam objeler, sikkeler, mezar stelleri, adak eşyaları ve farklı dönemlere ait arkeolojik buluntular da yer alıyor.
AVM VE TİCARİ PROJE YERİNE ARKEOLOJİK MİRAS
Doğugarajı’ndaki alan için yıllar önce hazırlanan proje, başlangıçta ticari ve kamusal kullanımları içeren bir dönüşüm öngörüyordu. Ancak inşaat sırasında antik mezarların ortaya çıkmasıyla projenin niteliği değişti.Arkeolojik buluntuların korunması amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı, Antalya Müzesi ve ilgili kurumların çalışmaları sonucunda alan için yeni bir yaklaşım geliştirildi. Nekropol, daha sonra müzeye dönüştürülmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığına devredildi. Böylece bir dönem modern ticari yapıların planlandığı Doğugarajı, Antalya’nın antik geçmişinin sergilendiği önemli bir kültür alanına dönüştü.

TÜRKİYE’NİN İLK NEKROPOL MÜZESİ
Antalya Nekropol Müzesi, 2023 yılında ziyarete açıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, müzeyi Türkiye’nin ilk “nekropol müzesi” olarak tanımlıyor. Müze, Attaleia Antik Kenti’nin Doğu Nekropolü üzerinde kurulurken, ziyaretçilere tarihi mezar alanlarını yerinde görme imkânı sunuyor. Müze içerisindeki sergi alanlarında kazılardan çıkarılan eserlerin yanı sıra Antalya Müzesi koleksiyonlarından seçilen bazı objeler de sergileniyor. Lahitler, mezar taşları, sikkeler, cam eserler ve adak eşyaları, antik dönemdeki cenaze ritüellerine ilişkin bilgiler sunuyor. Ziyaretçiler ayrıca nekropol alanının üzerinde oluşturulan yürüyüş yolları sayesinde binlerce yıl önce kullanılan mezarları doğrudan görebiliyor.
ANTALYA’NIN TARİHİ KALEİÇİ’NDEN İBARET DEĞİL
Doğugarajı’ndaki nekropol, Antalya’nın tarihinin yalnızca Kaleiçi’ndeki surlardan, tarihi evlerden ve anıtsal yapılardan ibaret olmadığını gösteriyor. Kentin en yoğun noktalarından birinin altında yüzyıllar boyunca kullanılan bir nekropolün bulunması, Antalya’nın tarihsel katmanlarını da gözler önüne seriyor. Bugün araçların, tramvayların ve insanların hareket ettiği caddelerin birkaç metre altında, antik dönemin insanlarına ait mezarlar ve binlerce yıllık eşyalar bulunuyor. Bir zamanlar pazarların kurulduğu, otobüslerin hareket ettiği Doğugarajı artık Antalya’nın geçmişine açılan bir kapı. Toprağın altından çıkan yüzlerce mezar, binlerce arkeolojik eser ve insan iskeleti yalnızca bir nekropolün hikâyesini anlatmıyor. Aynı zamanda Antalya’nın antik çağdaki toplum yapısını, inançlarını ve ölüm karşısındaki ritüellerini bugüne taşıyor.
Doğugarajı’nda bir zamanlar alışveriş ve ulaşım için kullanılan alan, bugün yaklaşık 2 bin 300 yıllık geçmişiyle Antalya’nın en önemli arkeolojik miras noktalarından biri olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.


