İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz ve yönetim kurulu hakkında geçtiğimiz yıl 19 Mart'ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'na destek protestolarına yönelik yaptıkları açıklamalar nedeniyle yeni bir soruşturma açıldı. Soruşturma açılan İzmir Barosuna bir destek de Antalya Barosu'ndan geldi. Antalya Barosu, soruşturmanın yalnızca İzmir Barosu’nu değil, yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini de ilgilendiren ciddi bir hukuk devleti sorunu olduğunu vurguladı.
“BAROLARIN YASAL GÖREVLERİ SORUŞTURMA KONUSU YAPILAMAZ”
Antalya Barosu tarafından yapılan açıklamada, soruşturmanın dayanağı olarak İzmir Barosu’nun toplumsal olaylar sırasında yaşanan hak ihlallerini takip etmesi, gözaltı ve tutuklama süreçlerini izlemesi, cezaevlerinde yaşandığı iddia edilen kötü muamele ve işkence iddialarını araştırması ile kamuoyunu bilgilendirmesinin gösterildiği belirtildi. Antalya Barosu yaptığı açıklamada, “Hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve savunmanın bağımsızlığını korumakla yükümlü baroların, kanundan doğan görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle soruşturma tehdidiyle karşı karşıya bırakılmaları yalnızca İzmir Barosuna değil bir bütün olarak yurttaşların temel hak ve özgürlüklerine yöneltilmiş apaçık bir hukuksuzluğu ifade etmektedir” ifadelerini kullandı.

“BU FAALİYETLER YASAL YÜKÜMLÜLÜĞÜN PARÇASIDIR”
Antalya Barosu, Avukatlık Kanunu’nun 76 ve 95’inci maddelerinin barolara insan haklarını koruma ve hukukun üstünlüğünü savunma görevi verdiğini hatırlatarak, “Bir baronun temel hak ihlallerini izlemesi, gözaltı ve tutuklama süreçlerini takip etmesi, işkence ve kötü muamele iddialarını araştırması, raporlaması ve bu konularda kamuoyunu bilgilendirmesi herhangi bir siyasi tercih ya da takdire bağlı faaliyet değil, doğrudan doğruya yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesidir” dedi.
“BİZ DE RAPOR HAZIRLADIK”
Antalya Barosu, protestoların ardından yaşandığı öne sürülen hak ihlallerine ilişkin süreçte kendi sorumluluklarını da yerine getirdiğini belirterek iki ayrı kapsamlı rapor hazırlayıp kamuoyuyla paylaştığını açıkladı. Baro açıklamasında, ihlallerin belgelenmesinin yalnızca yasal bir görev olmadığı, aynı zamanda yargı süreçlerinde delil ve ihbar niteliği taşıyarak şeffaflığa katkı sunduğu kaydedildi.

“ASIL SORUŞTURULMASI GEREKEN HAK İHLALLERİ İDDİALARIDIR”
Soruşturma pratiğinin hak ihlallerinin ortaya çıkarılmasını zorlaştırdığı belirtilen açıklamada, “Ortada ciddi hak ihlalleri iddiaları varken bu tersinden soruşturma pratiği hak ihlallerinin ortaya çıkarılmasını güçleştiren, kamu gücünün denetlenmesini zayıflatan ve toplumun adalete erişim imkanlarını daraltan bir sonuç doğurmaktadır. Asıl etkin ve ivedi şekilde soruşturulması gereken söz konusu hak ihlalleri iddialarıdır” denildi.
“İZMİR BAROSU İLE DAYANIŞMA İÇİNDEYİZ”
Antalya Barosu, açıklamasının sonunda İzmir Barosu ile dayanışma içerisinde olduklarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bu baskı ve tehditlerin ancak hukukun üstünlüğünü, savunmanın bağımsızlığını ve insan haklarını koruma görevimizi yerine getirme kararlılığımızı pekiştirdiğini, bu sebeple soruşturma tehdidiyle karşı karşıya bırakılan İzmir Barosu ile dayanışma içerisinde bulunduğumuzu belirtir, savunmanın susturulmasına yönelik her türlü girişimin karşısında yer alacağımızı; hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri ve baroların yasal görevlerini kararlılıkla savunmaya sürdüreceğimizi kamuoyuna bildiririz.”





