Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ATSO yönetim kurulu üyeleri Hakan Pakalın, Hatice Öz ve Murat Totoş ile birlikte Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) Antalya üyeleriyle bir araya geldi. Hacısüleyman, Antalya’nın mevcut ekonomik durumu, 2025 ve 2026 beklentileri, küresel ve jeopolitik riskler, Expo alanı, yabancı sermaye yapısı, 2050 vizyon çalışmaları, ATSO’nun bu yıl yapılacak seçimleri ve adaylığı ile ilgi konuştu.
"ÜRETİM İÇİN GEREKLİ KAYNAĞI 2025'TE SAĞLAYAMADIK"
ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, iş dünyasının 2025’e girerken daha iyi rakamlarla 2025’i kapatabileceğine inanarak girdiği, ancak istedikleri gibi gelişmeleri yakalayamadıklarını belirterek, “Hem enflasyon rakamları Merkez Bankası'nın gördüğü gibi gerçekleşmedi hem de faiz oranlarını bir an önce düşürmeye çalıştı. Fakat onda da bazı aksaklıklar yaşadık. Şu anda istediğimiz yerde gözükmüyoruz. Faiz oranları, mevduat faizleri neden önemli? Sonuçta kredi faizleri onun üzerinde oluyor. Mevduattan topladığı paraları bankalarımız iş insanlarına verirken onun üstünden bir kâr elde etmesi gerekiyor. Dolayısıyla o bakımdan da başarılı olamadık. Yani üretim için gerekli kaynağı 2025’te sağlayamadık. En büyük sorunlardan bir tanesi finansa erişim, ihracatçı için de kurların istenilen seviyede olamadığından bahsettik. Tabii ki biz Türk Liramızın çok değerli olmasını arzu ediyoruz. Fakat bu değerlilik, kurlarla ilgili de daha uygun rakamlara gelinmesini engellememesi lazım” dedi.

ANTALYA’NIN İHRACAT KATKISI 20 MİLYAR DOLAR
Antalya’nın ‘hizmet ihracatı’ yoğun bir şehir olduğunu söyleyen Hacısüleyman, kişi başı turizm geliri 972 dolar. 16 milyonu yabancı, geri kalanı yurtdışında yaşayan vatandaş ziyaretçi toplam 17 milyon ziyaretçi dediğimizde 17 milyar dolar hesaplayabiliyoruz. Tarım ve sanayi kısmından gelen ihracat gelirlerimizde 20 milyar dolar civarında Antalya'nın bir katkısı var ülkemize. Biz bu rakamlarla 6’ncı büyük ekonomi sayılıyoruz şehir olarak ve önemli bir kıstası da toplanan vergiler. 2025'te 177 milyar TL vergi tahakkuk etmiş. Bunun da yüzde 80'nin üzerindeki bir payı tahsil edilmiş durumda. O bakımdan da iyiyiz. Ama zorluklar da yaşıyoruz” diye konuştu.

ATSO'YA KAYITLI 67 BİN ŞİRKET BULUNUYOR
Antalya’da 2025 yılında 5 bin 500 şirket kurulurken, 2 bin 600 düzeyinde kapanan olduğunu açıklayan Hacısüleyman, ATSO’ya kayıtlı 67 bin şirket bulunduğu ve bunların 6 bin 142’sinin yabancı sermayeli olduğunu belirterek, “Bu da bize farklı bir bakış açısı veriyor. Bu şirketlerin sermaye gücü, güç olarak bizim şirketlerimizden daha fazla gözüküyor. Toplamda 67 bin şirketin yüzde 8-9'una tekabül eden bir oran varken, sermayede yabancı şirketler toplam sermayemiz içinde yüzde 23-24'ünü teşkil ediyor. 67 bin şirketin toplam sermayesi 194 milyar TL ve yabancı şirketlerin payı ise 40 milyar TL. Bu da yabancı sermaye şirketlerin güçlü olarak buraya geldiğini gösteriyor ve ilerisi için güzel bir şey, buradaki yatırım miktarını arttırabileceğini gösteriyor. Uluslararası bir kent olma hürriyetini yakalıyoruz. Sadece turistik ziyaretçi değil, ekonomik olarak da uluslararası bir kent olma özelliğini yakalıyoruz. Dolayısıyla ticaret açısından da hukuk kurallarının işlediği, ticaret, hukuki sözleşmelerin çalıştığı bir şehir durumundayız. Bu da yabancı sermayenin iştahını tetikliyor” dedi.
2026’DA FAİZ VE ENFLASYON BEKLENTİSİ
2026 yılı beklentilerini paylaşan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “2026'da beklentimiz faizlerimizin yüzde 30’un altına düşmesi. Enflasyonun yüzde 22-23’lerde kalacağını düşünüyoruz. Merkez Bankamızın biraz daha iyimser politikaları var. Maalesef Antalya'da kendi enflasyonumuzu hesaplayacak bir sistemimiz yok. Ama hepimiz biliyoruz ki, turizm kenti olmasından dolayı enflasyon oranlarımız biraz daha yüksek olabilir. Çünkü talep oluştuğu zaman dolayısıyla fiyat artışları mümkün, turizmde de bunu görüyoruz. Eskiden sevmediğimiz bir tabirdi, ‘Türkiye'nin ucuz ülke olması’ ifadesini hiç sevmiyorduk. Aslında oradaki ucuzluk ülkenin ucuz olması değil, bir tatil yeri olarak ekonomik olması. Fakat artan maliyetlerle baktık ki turizmde de yavaş yavaş fiyatlarımız Avrupa standartlarındaki tatil yerleriyle eşitlenmeye başladı. Bu da çok kazandığımızdan dolayı değil, maliyet artışlarının yüksekliğinden dolayı mecburen fiyatlarımızı artırmak zorunda kaldık” dedi.
2026’DA TURİZM HEDEFİ AYNI SAYILAR
2026 yılı turizmine ilişkin konuşan Yusuf Hacısüleyman, “2024 ile 2025'te gelen sayı birbirine eşit diyebileceğimiz kadar, çok küçük bir fark var. Bunu rekor olarak ifade edenler var ama biz öyle düşünmüyoruz, 60-70 bin kişi fark olması çok da önemli değil. Ama 2 yıl üst üste bir yerde kalmış olmamız bizi çok da mutlu etmiyor. Çünkü biz Antalya olarak bazen iki haneli rakam artışlarına çok alışığız. Şimdi tek hanelilerde aynı kalmış olmamız bizi çok mutlu etmiyor. 2026'da da beklentimiz aynı sayıları yakalamak yönünde. Dünyada sorunlar ekonomik olarak arttığı gibi moral olarak da insanların çok mutlu bir dünyada yaşamadığını görmeye başladık. Dünyada moral eğer düşükse seyahatlerde azalma görüyoruz. Bu birçok ülke için geçerli. Yani 2026'da aynı turist sayısı derken bu karamsar bir yaklaşım değil. Bunun gerçekçi bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum” dedi.
"2026'DA 17 MİLYONU YAKALARIZ"
Rusya-Ukrayna, İsrail-Gazze savaşları, İran gerilimi, Grönland ve Venezuela gibi başlıkların hem ekonomik hem moral açıdan olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi. Hacısüleyman, tatilin çoğu insan için ‘moral tazeleme’ işlevi gördüğünü, moral bozukluğunun ise seyahat ve harcama kararlarını geciktirdiğini dile getirdi. Antalya için rezervasyonların geçen yıl ile aynı seviyede gittiği ve 31 Mart’tan sonra esas eğimin netleşeceğini açıklayan Hacısüleyman, “Şu an için kesin bir artış ya da azalış öngörmek için erken O yüzden karamsar değilim. Ama iyimser olmak için de bugün yani ‘şu kadar artış olacak’ demem için de bir sebep göremiyorum. 2026’da 17 milyonu yakalarız diye düşünüyorum. Üstünün olması hepimizi mutlu eder” diye konuştu.
"BİZİM ŞU ANDA ÜRETİMİ ARTIRMAMIZ LAZIM"
Venezuela’daki ABD sorunu, Rusya ve Çin’in Venezuela’daki rolüne dönük denge arayışı, NATO ülkeleri üzerinden yürüyen tartışmalar gibi küresel sorunlara dikkat çeken Hacısüleyman, bunların Türkiye ve Antalya’yı dolaylı etkileyebileceği ve tüm bu başlıklar nedeniyle iş dünyasının ihtiyatlı olmasının önem taşıdığını vurguladı. Belirsizlikler nedeniyle iş dünyasına temkinli büyüme tavsiyesinde bulunan ATSO Başkanı, “Biz kendi üyelerimize, meclis gündemimizde de her zaman ‘ayağımızı yorganına göre uzatmak, ihtiyatlı olmak, iyi üretim yapmak ama yeni açılımlara belki daha bir süre tanımak’ açısından tavsiyede bulunuyoruz. Bir planımız muhakkak olmak zorunda ama o planı bu yıl uygulamak zorunda değiliz. Bizim şu anda üretimi artırmamız lazım. Ülkemizde tüketimi, enflasyon veya faiz politikalarıyla baskıladık. Ama bu baskılama üretimi olumsuz yönde etkiledi. Üretilmediği için tüketilmiyor gibi bir durum oluştu. Halbuki üretimi devam ettirip tüketimi azaltabiliriz ama üretimi ihracata doğru yönlendirmemiz gerekiyor. Fabrikalarımızın tam kapasiteyle çalışabilmesi gerekiyor. Bunu muhakkak ayakta tutmak zorundayız” dedi.
"EN GÜÇLÜ İHTİYAÇ, NİTELİKLİ FUAR MERKEZİ"
ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, 2016’dan bu yana büyük ölçüde atıl durumda kalan 1 milyon metrekarelik Expo alanının mutlaka kente kazandırılması gerektiğini de dile getirdi. Antalya’nın 330 şehirden doğrudan uçuş alabildiği, geniş yatak kapasitesine sahip olduğu, ancak modern ve büyük ölçekli bir fuar-kongre alanı eksikliğinin devam ettiğini söyleyen Hacısüleyman, “Şu anda görünen en güçlü ihtiyaç, şehre ait, daha büyük ve nitelikli bir fuar merkezi. Kongre açısından 5 bin kişilik bir salonumuz var. Yeterli mi, hayır, bazen dünya toplantısı aldığın zaman 10 bin kişi geliyor. Bununla ilgili orası değerlendirilebilir diye görüşümüzü söyledik. İster açık hava fuarcılık da olur. Ama oranın çok düzgün bir fuar merkezine dönüşmesi bence öncelikli olması lazım. COP31 vesile olabilir. Bizim 100 bin, 150 bin metrekarelik alanlara ihtiyacımız var” diye konuştu.
ATSO’NUN 2026 TAKVİMİ VE SEÇİMLER
ATSO’nun 2026 yılı faaliyetlerini de anlatan Hacısüleyman, şehirde ‘Fikir üretme ve bu fikirlere ışık tutma’ hedefiyle hareket ettiklerini söyledi. Hacısüleyman,10 Şubat’ta ‘Dijital İnsan’ başlığıyla sosyal medya ve dijital kimlik konusunu ele alan bir etkinlik planladıklarını belirterek, ATSO’nun yurt dışına açılma çabalarının devam ettiğinden de bahsetti.
2026 yılı ekim-kasım döneminde yapılacak olan ATSO seçimleri ve adaylık sorularını yanıtlayan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ATSO’nun siyaset üst bir kurum olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
“Biliyorsunuz bu dönem içerisinde biz Ali Bahar başkanımızı kaybettik bir kazada ve ben yönetim kurulu üyelerimizin teveccühüyle başkanlık görevini aldım. İyi de bir çalışmamız var. Arkadaşlarımız zaten aynı ekipten geliyoruz. Bu konuyla ilgili henüz daha 10 ayımız var, 1 Ekim ile 30 Kasım arasında seçim yapmamız gerekiyor. Bir tanesi çok erken yapabiliriz veya Kasım'ın son günü yapılabilir. Bunu yönetim kurulunda henüz konuşmadık. Ama o 2 ay içinde yapmamız gerekiyor. Ben Antalya'da, iş dünyasında çokça kişinin bu görevi yapabileceğini düşünüyorum. Binlerce kişi bu görevi yapabilir. Burada önemli olan konsensüs sağlamak. Yani ortak adaylar üzerinde konuşabilmek. Bu konuda da arkadaşlarım kendi fikirlerini söyleyebilirler. Ama daha 10-11 aylık bir çalışma dönemimiz var. Bu çalışma dönemini ben şahsım olarak seçim çalışmalarıyla geçirmeyi düşünmüyorum. Bizde seçimlerimizin hareketlendiği dönem genelde son 3 ay, daha bir hareketlilik olur. İyi ki de öyle oluyor. Her seçim çalışması çalışma süresini kısaltıyor.”




