Antalya Türk sinemasının usta isimlerine 'Tur Rehberi' ile ev sahipliği yaptı Antalya Türk sinemasının usta isimlerine 'Tur Rehberi' ile ev sahipliği yaptı

Antalya Gidengelmez Dağları, Antalya- Konya arasında bulunan Akseki ilçesinde yer almaktadır. Görenleri eşsiz güzelliği ile büyüleyen Gidengelmez Dağları’nın o güzelliğinin ardında bir trajedi yatmaktadır. İşte bu haberimizde Gidengelmez Dağları’nın adını aldığı hikâyeyi sizler için derledik…

GİDENGELMEZ DAĞLARI

Tüyleri diken diken eden bir efsaneye konu olan Gidengelmez Dağları, Antalya-Konya arasındaki Akseki ilçesinde yer almaktadır. Ucu bucağı olmayan uçurumları, içine girenin kaybolduğu obrukları ve gizemli mağaralarının olduğu bu doğa harikası, oldukça korkutucu olsa da macera severlerin ilgisini cezbeden bir yapıya sahiptir. Gidengelmez Dağları askerlerin, haritalarında bile piyade geçemez ibaresiyle yer alıyor. Dağ keçileri, geyikler ve binlerce bitkiye ev sahipliği yapan bu dağlarının adı hakkında çeşitli söylentiler var. 

ANTALYA’NIN TÜYLER ÜRPERTEN EFSANESİ

Gidengelmez Dağları'na gidenlerin bir daha geri dönmediği rivayet edilir. En bilinen hikâyeye göre, civardaki köylerden birinde 15-20 kişilik bir grup, Antalya’nın soğuk geçen bir kış gününde Gidengelmez Dağları’na keçi avına giderler. Aradan uzun saatler geçtikten sonra avcılar, geyiklerini avlar ve işleri biten avcılar, evlerine dönmeye karar verirler. Ama önce dinlenecek bir yere ihtiyaçları vardır. Geyikleri yakalamak için büyük çaba sarf eden avcılar, yere çömelip ateş yakıp dinlenmeye başlarlar. Fakat mola verdikleri yer aslında Gidengelmez Dağları’nda bulunan mağaralardan birinin üstüdür. Yaktıkları ateş belli bir zaman geçtikten sonra avcıların altındaki buzların erimesine neden olur. Avcılar bu durumun farkına vardıkları zaman artık çok geçtir ve hepsi mağaraya düşer. Avcı grubunun yanında getirdiği köpek köye gidip acı acı uluyarak yardım ister. Köpeğin tavırlarından şüphelenen ve Gidengelmez Dağları’na giden avcıların, hava kararmasına rağmen geri dönmediklerini fark eden köylüler, küçük bir ekip kurarak avcıları aramaya  giderler. Köylüler uzun süren aramalar sonucu avcıların düştüğü mağarayı bulurlar. Canlı kalan bir avcıyı kurtarırken geriye kalan avcılardan ise hiçbir iz yoktur. Koca ekipten sadece 1 kişi hayatta kalmayı başarmıştır. 

Antalya Gidengelmez Dağları

KURTARILAMAYAN AVCILAR

Gidengelmez Dağları’nda geçen bir başka hikâye de 1941 yılında geçmektedir. Gene av için Gidengelmez Dağları’na giden 15 kişilik bir grup köye dönüş yolunda bir anda yanlarında taşıdıkları geyiklerini mağaraya düşürürler. Avcılar da havanın karmaya başlaması ve sıcaklığın düşmesinden dolayı “Bugün gidelim de yarın gelir alırız” deyip avladıkları geyikleri Gidengelmez Dağları’nda bırakıp evlerine dönerler. Sabah olduğunda güneş ışıkları etrafı aydınlattığı anda avcılar geyiklerini almak üzere Gidengelmez Dağları’na geri gelirler. Avlarını düşürdükleri yer bir obruktur. Gece gibi kapkaranlık olan bu obruğun içinde hiçbir şey görünmüyordur. Bu yüzden gruptaki birkaç kişi aşağı atlayıp geyikleri bulmaya gider. Obruğun içinde geyiklerinden hiçbir iz bulamayınca avcılar geri çıkmaya karar verirler. Fakat avcılar geri çıkamazlar! Çünkü kayalıklar jilet gibi keskindir ve avcılar kayalıkları tutmaya çalıştığı anda an elleri kesiliyordur. Böylece avcılar o obrukta mahsur kalır. Arkadaşlarının kayalıklardan ötürü yukarıya çıkmadığını fark eden gruptaki diğer avcılar, hemen bir ip sarkıtarak, arkadaşlarını kurtarmaya çalışır. Bu faciadan aşağı inen avcıların büyük çoğunluğu kurtarılırken son kişi çıkmaya çalışırken bir anda -ne olduğu bilinmiyor- Gidengelmez Dağları’ndaki obruğun içinde can verir. Vefat eden avcı ise geride dul bir eş ve yetim çocuklar bırakır. Söylentiye göre eşi her arefe (arife) günü dağın yakınlarına gidip yas tutarmış. Yaşanan faciadan sonra oğlu bir ekip ile babasının öldüğü yer olan Gidengelmez Dağları’na gitmiş. Babasının düştüğü obrukta kemiklerini bulan genç, kemikleri alıp köyündeki mezarlığa getirmiş. 

Antalya Gidengelmez Dağları 2

İŞTE ADI BURADAN GELİYOR

İşte Gidengelmez Dağları’nın adı buradan geliyor. Avcılık için giden her kişiye mezar olmuştur bu dağlar. Günümüz de teknoloji her ne kadar gelişmiş olsa da Gidengelmez Dağları hâlâ tehlikeli bir yerdir. Olağandışı güzelliği ve heybetiyle insanları içine çeken Gidengelmez Dağları yeryüzünün en güzel yerlerinden birisidir. Anlatılan bu hikâyelerden sonra insanlar Gidengelmez Dağları’nı görmek için can atsa da dağları bilmeyen biri ile gidildiğinde anlatılan hikâyelerdeki gibi olaylardan biri sizin de başınıza gelebilir.


 

Muhabir: TAHSİN CAN ÖNALP