Antalya Beşkonaklılar Birlik ve Beraber Derneği Başkanı Hakan Halim Okudan, Karacaören Barajı’ndan sağlanacak içme suyunun arıtılması amacıyla Kepez ilçesinin Aktoprak Mahallesi’nde kurulması planlanan tesis için ormanlık alanın tercih edilmesine tepki gösterdi.
İçme suyu yatırımına karşı olmadıklarını özellikle vurgulayan Okudan, yılların emeğiyle oluşan ve ekosistemin önemli bir parçası olan binlerce ağacın bulunduğu alanın neden seçildiğinin bilimsel ve teknik gerekçelerle açıklanmasını istedi.
“YATIRIMA DEĞİL, SEÇİLEN ALANA İTİRAZ EDİYORUZ”
Karacaören Barajı’ndan sağlanacak içme suyunun arıtılarak Antalya’ya ulaştırılmasının kent açısından hayati bir ihtiyaç olduğunu belirten Okudan, tartışmanın yatırımın kendisiyle değil, tesis için seçilen yerle ilgili olduğunu söyledi. Okudan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Antalya’nın geleceği için hayati önem taşıyan Karacaören Barajı’ndan sağlanacak içme suyunun arıtılarak kentimize ulaştırılması elbette bir zorunluluktur. Bu yatırımın yapılmasına değil, yatırımın yeri konusunda kamuoyunun vicdanını rahatlatacak açıklamalara ihtiyaç duyulmaktadır.”

“BU ALAN HANGİ BİLİMSEL GEREKÇEYLE SEÇİLDİ?”
Okudan’ın paylaştığı bilgilere göre Devlet Su İşleri tarafından kurulması planlanan arıtma tesisi için Kepez ilçesi Aktoprak Mahallesi’nde yaklaşık 3 bin 665 metrekarelik ormanlık alan tercih edildi. Söz konusu alanda 3 bin 501 orman ağacı bulunduğunu belirten Okudan, bu seçimin hangi bilimsel ve teknik verilere dayandığını sordu.
Okudan, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü'ne şu soruları yöneltti:
-
Arıtma tesisi için orman vasfı taşımayan alternatif alanlar değerlendirildi mi?
-
Alternatif alanlar değerlendirildiyse neden uygun bulunmadı?
-
Ormanlık alanın tercih edilmesine ilişkin bilimsel ve teknik raporlar kamuoyuyla paylaşılacak mı?
-
Binlerce ağacın bulunduğu bu alanın kullanılmasını zorunlu kılan gerekçeler nelerdir?

“BAŞKA SEÇENEK YOKSA RAPORLARI AÇIKLAYIN”
Kamuoyunun genel ifadeler değil, açık ve belgeli yanıtlar beklediğini vurgulayan Okudan, tesisin ormanlık alana yapılmasının zorunlu olduğu ileri sürülüyorsa bunun bilimsel raporlarla ortaya konulması gerektiğini söyledi. Okudan, alternatif alanların bulunması durumunda ise bu seçeneklerin neden tercih edilmediğinin şeffaf biçimde açıklanmasını istedi. “Eğer gerçekten başka bir seçenek yoksa bunun bilimsel raporlarla ortaya konulması; eğer alternatifler varsa neden tercih edilmediğinin şeffaf bir şekilde açıklanması gerekir” diyen Okudan, kamu kurumlarını alınan kararların gerekçelerini kamuoyuyla paylaşmaya çağırdı.

“SUYU KORURKEN ORMANI GÖZDEN ÇIKARAMAYIZ”
Antalya’nın içme suyu yatırımlarını önemsediklerini ve söz konusu yatırıma karşı olmadıklarını yineleyen Okudan, kentin su ihtiyacının karşılanması ile ormanlarının korunmasının birbirine karşıt iki amaç gibi değerlendirilmemesi gerektiğini dile getirdi. Okudan, şöyle devam etti: “Bir taraftan geleceğimizi güvence altına alırken, diğer taraftan gelecek nesillere bırakacağımız ormanlarımızı korumak da aynı derecede kamusal bir sorumluluktur.”

ORMAN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ'NE AÇIKLAMA ÇAĞRISI
Antalya’nın suyunun da ormanlarının da kentin ortak mirası olduğunu vurgulayan Okudan, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü'nü kamu vicdanını rahatlatacak kapsamlı bir açıklama yapmaya davet etti. Okudan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Antalya’nın suyu kadar ormanları da bu kentin ortak mirasıdır. Bu nedenle Antalya Orman Bölge Müdürlüğünü, kamu vicdanını rahatlatacak kapsamlı bir açıklama yapmaya davet ediyorum.”
İKİ GÜN ÖNCE DE BÖLGEDE ORMAN YANGINI ÇIKMIŞTI
Öte yandan iki gün önce Manavgat’ın Beşkonak bölgesindeki Kırkkavak Mahallesi’nde orman yangını çıkmıştı. 29 Temmuz gecesi başlayan yangın, kuvvetli rüzgârın etkisiyle büyümüş; Taşağıl Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri ile bölge sakinleri alevlere müdahale etmişti. Yangın, ekiplerin yoğun çalışması sonucunda 30 Temmuz sabahının ilk saatlerinde kontrol altına alınmıştı. Söndürme çalışmalarına Taşağıl Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı 5 arazöz, bir su tankeri ve 40 orman işçisi katılmıştı. Yangında 2 dönüm ormanlık alan ile 2 dönüm tarım arazisinin zarar gördüğü bildirilmiş, kontrolün sağlanmasının ardından bölgede soğutma çalışmalarına başlanmıştı.





