Dünyanın ve Türkiye rivierasının en güzel şehri olan Antalya, Muratpaşa ilçesinin merkezi Kaleiçi’nde kuruldu. Antalya’nın simgelerinden Antalya Falezleri, Yat Limanı, Yivli Minare, Muratpaşa ilçesinin de simgeleri. Tarihi Antalya’nın da tarihi demek olan Muratpaşa ilçesi adını nereden aldı? Sorunun cevabını çoğumuz biliyoruz: İlçe merkezindeki Muratpaşa Camisi'nden aldı. Peki, Muratpaşa Camisi adını nereden aldı? Çoğumuz için onun da cevabı hazır: Kuyucu Murat Paşa’dan aldı. Ama bu bir yanılgı. O halde, cami adını nereden aldı? Sorunun cevabını haberin detaylarında…

KUYUCU MURAT YAPTIRDI SANILIYORDU...

Evliya Çelebi’ye dayanarak son yıllara kadar Muratpaşa Camisi’nin adını Kuyucu Murat Paşa’dan aldığı sanılmaktaydı. Evliya Çelebi, Seyahatnâme’sinde Muratpaşa Camisi’nin kıble kapısı üzerinde bulunan, 
Ola daim Murad Paşa’nın 
Rahmeti Hak revanına vâsıl  
Yapdı bu camii murad idinûb 
Kıldı ukba sevabını hasıl 
İde hayratını Huda makbul 
Adni cennet ola ana menzil 
Sene 978
şeklindeki  yazıtı aktararak, camiyi Kuyucu Murad Paşa’nın yaptırdığını söyler. Evliya Çelebi Seyahatname'sindeki bu ifadelerden yola çıkılarak camiyi, Osmanlı Devleti'nin sadrazamlığını yapan, Celali İsyanları sırasında 60 bin civarında Türkmen’i katlettirmesiyle tanınan Kuyucu Murat Paşa'nın yaptırdığına inanılmaktaydı. 

İnternet üzerinden tatil rezervasyonlarına dikkat İnternet üzerinden tatil rezervasyonlarına dikkat

Muratpaşa Cami2

KARAMAN BEYİ YAPTIRDI 

Ancak, Antalyalı yazar Giray Ercenk’in araştırmaları camiyi Kuyucu Murat Paşa’nın değil, Karaman Beylerbeyi Murad Paşa’nın yaptırdığını ortaya çıkardı. Muratpaşa Camisi kapısında bulunan Evliya Çelebi kaynaklı yazıtın doğru olmadığını düşünen Giray Ercenk, Muratpaşa Camii’nin ne zaman ve kim tarafından yapıldığını Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne sordu. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Ercenk’e verdiği yazılı cevapta, “Merkez ilçe Muratpaşa Mahallesi’nde bulunan Murat Paşa Camii’nin, Kuyucu Murat Paşa tarafından değil, Karaman Bey’i Muratpaşa tarafından yaptırılmış olduğu, adı geçene ait evasıtı cemaziye’l – evvel 982 hicri (miladi 1574 yılı Ağustos ayı son) tarihli Arapça vakfiyesinin tetkikinden anlaşılmıştır.” denildi. Muratpaşa Camii’ni Kuyucu Murat Paşa’nın değil, Karaman Beylerbeyi Murat Paşanın yaptırdığı bu şekilde ortaya çıktı. 

TURİZMİN OSKAR ÖDÜLÜNE SAHİP

Muratpaşa'nın tarihi, Kaleiçi’nin tarihiyle paralellik arz eder. Antalya’nın en eski yerleşim yeri olan Kaleiçi, deniz ve kara surları tarafından kuşatılan kent merkezine verilen isimdir. Bergama Kralı 2. Attalus, M.Ö. 150 civarında Antalya’ya adını veren Attaleia şehrini şurada kurda. Attalea, 2. Attalus'un yeğeni 3. Attalus’un M. Ö. 133'teki ölümü öncesinde krallığını Roma'ya miras bırakmasıyla Roma İmparatorluğu'nun bir parçası oldu. Kaleiçi'nin sokakları ve yapıları Antalya tarihinin izlerini günümüze kadar getirmektedir. Eski evlerin önemi sadece mimari açıdan değil, aynı zamanda insanların yaşam şekli, davranışları, gelenekleri ve sosyal yönleri konusunda da çok yararlı bilgiler aktarmaktadır. 1972 yılında Antalya iç limanı ve Kaleiçi semti, özgün dokusu nedeniyle Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından "SİT bölgesi" olarak koruma altına alınmıştır. Turizm Bakanlığı'na "Antalya- Kaleiçi Kompleksi" restorasyon çalışmasından dolayı, 28 Nisan 1984’de Uluslararası Turizm Yazarları Birliği (FİJET) tarafından Altın Elma Turizm Oskarı ödülü verilmiştir. Günümüzde Kaleiçi otelleri, pansiyonları, restoranları ve barları ile eğlence merkezi haline gelmiştir.

Attalos Heykeli Kalekapısı

KENT SURLARI

Eski Antalya kenti, birisi deniz ve birisi de karadan olmak üzere at nalı şeklinde iki surla korunmaktaydı. Ayrıca şehir içi yerleşim merkezlerini birbirinden ayıran duvarlar da vardı. Dış surlarda çok sayıda ve elli adım aralıklarla kuleler bulunuyordu. Geçmişi antik çağlara kadar uzanan surlar, genellikle Helen devri temelleri üzerine Romalılar tarafından yapılmış olup Selçuklular devrinde genişletilmiş ya da onarılmıştır. 19. Yüzyılın sonlarına kadar neredeyse tamamı korunmuş haldeki surlar, Kaleiçi’nin rüzgârını kestiği gerekçesiyle  1930'lu yılların başında Antalya Belediye Başkanı olan Hüsnü Karakaş tarafından ücret karşılığında yıktırıldı. Günümüzde sadece kent içindeki bazı burçlar, Hadrianus kapısı, Saat Kulesi, Hıdırlık Kulesi ve bazı duvar kalıntıları varlığını korumakta.

HADRİANUS KAPISI

Halk dilinde Üçkapılar olarak geçen Hadrianus Kapısı, 130 yılında Roma İmparatoru Hadrianus'un Antalya'yı ziyareti onuruna, kenti çevreleyen sur üzerinde anıtsal zafer takı olarak inşa edildi. Her iki cephesinde dörder mermer sütunun bulunduğu üç kemerli kapı ve yanlarında bulunan iki kuleden oluşan Üçkapılar’ın üst katı günümüze ulaşamamıştır. 1882'de gün yüzüne çıkarılan kapının alt katı ise 1959'da büyük bir restorasyondan geçirilerek aslında uygun hâle getirilmiştir.

HIDIRLIK KULESİ

Hıdırlık Kulesi, Antalya surları üzerinde 2. yüzyılda yapılan silindir biçiminde bir kuledir. Kule, surların güneybatı köşesinde, Kaleiçi - Karaalioğlu Parkı kesişiminde yer almaktadır. Roma imparatoru Hadrianus'un yaptırdığı düşünülen kule, 14 metre yüksekliğinde, alt kısmı kare ve üstü silindir biçimindedir. 

KESİK MİNARE CAMİİ

Yapı elemanları incelendiğinde caminin geçmişinin M. S. 2. yüzyıla uzandığı görülür. Bulgular yapının, M. S. 5. yüzyılda mevcut antik bir tapınak üzerine Bazilika olarak yapıldığını göstermektedir. 2. Bayezid'in oğlu Sultan Korkut tarafından camiye çevrilmiş ve yapıya bir minare eklenmiştir. Minare'nin ağaç kısmı 19. yüzyılda çıkan bir yangında yanmış ve o zamandan beri Kesik Minare adı yerleşmiştir. Yanan kısım, taş yapı olarak geçtiğimiz yıllarda tamamlanmıştır. 

YİVLİ MİNARE VE KÜLLİYESİ

Kalekapısı semtinde bulunan ve çok sayıda Selçuklu yapıtından oluşan eserler topluluğudur. Külliye'de bulunan yapılar şunlardır:

Yivli Minare, Yivli Camii, Gıyaseddin Keyhüsrev  Medresesi, Selçuklu Medresesi, Mevlevihane, Zincirkıran Türbesi ve Nigar Hatun Türbesi. 13. yüzyıla ait bir Selçuklu eseri olan Yivli Minare, Antalya'daki ilk islâm yapılarındandır. 8 yivli olan minarenin kaidesi kesme taştan, gövde kısmı tuğla ve firuze renkli çinilerden yapılmıştır. Minare günümüzde Antalya kentinin sembolü durumuna gelmiştir. Yüksekliği 38 metre olup 90 basamaklı bir merdiven ile çıkılmaktadır. 

SAAT KULESİ

1901 yılında, Sadrazam Küçük Sait Paşa tarafından II. Abdülhamit şerefine yaptırılmıştır. Tepesinde 1940'li yıllara kadar mevcut bulunan kubbenin bir kopyası, 2022'deki yenileme çalışmalarında eklenmiştir. 

FALEZLER

Oluşumu 64 milyon yıl öncesine dayanan Antalya falezleri, Muratpaşa Belediyesi tarafından kurulan plajlarıyla  Antalyalıların yanı sıra yabancı turistlerin de gözdesi oldu. Oluşumundan bu yana dalgaların çarpması sonucu şekil alan Falezler, Düden Çayı’nın sularını Akdeniz’e boşaltan Düden Şelalesi ile de yerli ve yabancı turistlerin ilgi merkezi.

Muhabir: MUSTAFA KOÇ