Uzun yıllar Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde Mali İşler Daire Başkanlığı görevinde bulunan ve emeklilik hayatını Bayatbademleri Mahallesi’nde sürdüren İktisadi Ticari İlimler Akademisi mezunu Süleyman Arslan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP Genel Başkanlığına getirilmesinin ardından açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Arslan, SGK tarafından belediyenin tüm hesaplarına haciz işlemi uygulandığını kaydetti. Arslan, sorunun çözümü için dönemin SGK Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu’na gittiklerini kendisinin sorunu çözmeden makamından ayrıldığını öner sürdü.
“HESAPLARA HACİZ KONULDU”
Süleyman Arslan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sosyal Sigortalar Kurumu (SGK) Genel Müdürü olduğu dönemde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin hesaplarına haciz konulduğunu öne sürdü. Arslan’ın iddiasına göre, belediye çalışanlarının maaşlarının ödenmesine yalnızca üç gün kala SGK tarafından belediyenin tüm hesaplarına haciz işlemi uygulandı. O dönemde belediyenin maaş ve bayram ikramiyesi ödemelerinde ciddi sıkıntı yaşandığını belirten Arslan, Antalya SGK İl Müdürlüğü’ne taksitlendirme talebinde bulunduklarını ancak yetkinin Ankara’daki genel müdürlükte olduğunun kendilerine bildirildiğini söyledi.

ANKARA’DA KRİTİK BEKLEYİŞ
Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Ertuğrul Gün'ün haberine göre; yaşanan gelişmeler üzerine ilk uçakla Ankara’ya gittiğini ifade eden Arslan, Belediye-İş Sendikası Başkanı ve Türk-İş Genel Başkan Yardımcısı ile birlikte SGK Genel Müdürlüğü’nde görüşmeler yaptıklarını anlattı. Hazırlanan taksitlendirme evraklarının dönemin SGK Genel Müdürü Kemal Kılıçdaroğlu’nun onayına sunulduğunu belirten Arslan, saatler süren bekleyişe rağmen evrakın imzalanmadığını ileri sürdü.
“TAKSİTLENDİRME TALEBİNDE BULUNDUK”
Arslan açıklamasında, “Kemal Kılıçdaroğlu, SGK Genel Müdürü iken Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin tüm hesaplarına, belediye çalışanlarının maaşlarının ödenmesine üç gün kala SGK tarafından haciz konulmuştu. Sanırım bayram ikramiyeleri de aynı dönemde ödenecekti. Antalya SGK Müdürlüğü’ne taksitlendirme talebinde bulunduk ancak taksitlendirme işleminin yalnızca Genel Müdürlük tarafından yapılabileceği bildirildi. Bunun üzerine ilk uçakla, taksitlendirme talep yazımızı alarak Ankara’ya gittim. Belediye-İş Sendikası Başkanı ile buluşup ilgili genel müdür yardımcısına giderek gerekli onay belgesini Sayın Genel Müdür’ün imzasına sunduk.” dedi.

“EVRAKIN İMZALANMADIĞINI GÖRDÜK”
Arslan, “Kemal Kılıçdaroğlu’nun özel kaleminde; ben, Belediye-İş Sendikası Başkanı ve Türk-İş Genel Başkan Yardımcısı saat 11.00’den itibaren beklemeye başladık. Evrakın hemen onaylanacağını düşünüyordum. Öğle tatili oldu, hâlâ bekliyorduk. Oysa sadece bir imza atacaktı. Öğle yemeğinin ardından aynı heyetle tekrar makamın önüne geldik. Saat 14.00 oldu, hâlâ bir gelişme yoktu. Türk-İş Genel Başkan Yardımcısı saat 15.00 civarında kapıyı açıp makam odasına girdi. Durumu anlattıktan yaklaşık on dakika sonra çıktı ve “Bekleyin” dedi. Günlerden cuma olduğu için, evrak imzalanmazsa işlemler pazartesiye kalacaktı. Bu nedenle endişelenmeye başladım. Kısacası, saat 16.30 civarında İstanbul’a gitmek üzere makamından ayrıldı. Biz de evrakın imzalandığını düşündük. Ancak sekreteri imza föyünü getirince bizim evrakın imzalanmadığını gördük. Bunun üzerine talep yazısını yeniden hazırlayıp Kemal Kılıçdaroğlu ismini kaldırarak genel müdür yardımcısının ön onayıyla söz konusu sorunu çözebildik.” açıklamasına yer verdi.
“KENDİSİNE AİLECEK OYUMUZU VERDİK”
Kemal Kılıçdaroğlu’na bunları bile bile oy verdiğini kaydeden Arslan, “Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendisine ailecek oyumuzu verdik. Şimdi ki durumu görünce geçmiş aklıma geldi oy vermeme rağmen cumhur başkanlığını iyi ki kazanmamış diyorum ve oyumu helal etmiyorum” sözlerine yer verdi.





