Antalya Büyükşehir Belediyesi, 9 Ocak 2023 tarihinde, çalışma yaşamında kadınların uğradığı taciz ve şiddetin önlenmesine yönelik bir politika belgesi imzaladığını duyurdu. Başkan Muhittin Böcek, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Canan Güllü ve İLO Türkiye temsilcileri ile belediye bürokratlarının katıldığı imza töreni kamuoyuna “bu belgeyi imzalayan dünyadaki ilk yerel yönetim olarak” duyuruldu. Atılan bu adım, kimi basın organlarında Büyükşehir belediyesinin imzaladığı bir protokol olarak kamuoyuna yansıtıldı.

‘DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE İLK’ DİYE DUYURULDU

İmza töreni ile ilgili konuşan Başkan Böcek, “Dünyada ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu imza ile kurumumuzda cinsel taciz, şiddet ve mobinge yönelik mücadele edeceğimizi herkesin huzurunda taahhüt ediyoruz” dedi.

Canan Güllü Muhittin Böcek Protokol

TKDF BAŞKANI GÜLLÜ’DEN TEŞEKKÜR

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü ise, “Başkanımız yerel yönetim olarak C190’ın imzalanmasına öncülük ederken, bu politika belgesinin Türkiye tarafından imzalanmasına da yol açmış oldu. Eşitlik yerelde başlar şiarını hayata geçirme fırsatını verdi. Ben çok teşekkür ediyorum. Bu imzanın Antalya’da kadınları sürdürülebilir istihdamda daha güçlü kılacak ve kendilerini güvende hissetmelerini sağlayacak bir süreci başlattığını görüyorum” ifadelerini kullandı.

I M G 1234

‘TÜRKİYEDE TEK İMZACI SİZSİNİZ’

Geçtiğimiz Şubat ayında ise, Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bu kapsamda bir eğitim etkinliği yapıldı. Etkinlikte konuşan TKDF Başkanı Canan Güllü, ILO C190 kapsamındaki politika belgesini dünyada ilk imzalayan yerel yönetimin Antalya Büyükşehir Belediyesi olduğunu savunarak çalışanlardan belediyeyi alkışlamalarını istedi. Güllü, “Şu an Türkiye’de zaten Büyükşehir olarak da tek imzacı sizsiniz” dedi.

YEDİSİ BÜYÜKŞEHİR, TOPLAM 31 BELEDİYE İMZALADI

Ancak TKDF Başkanı Canan Güllü’nün bu konuşmayı yaptığı 23 Şubat 2026 tarihi itibari ile, söz konusu politika belgesini imzalayan yedisi büyükşehir olmak üzere 30’un üzerinde belediye bulunuyordu. Antalya dışında bu politika belgesini imzalayan Büyükşehir belediyeleri arasında Adana, Diyarbakır, Eskişehir, Hatay, İzmir, Muğla ve Van yer alıyordu. Bu yerel yönetimler dışında çok sayıda il ve ilçe belediyesi de söz konusu politika belgesini imzalamıştı. Ancak bununla ilgili meclis kararı alan ve bir yönerge hazırlayan yerel yönetim sayısının oldukça sınırlı olması, çalışmaların kağıt üzerinde kaldığı eleştirilerini de beraberinde getirdi.

Whatsapp Image 2026 04 18 At 15.37.56

İLO 190 SÖZLEŞMESİ NEDİR?

Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Yusuf Yavuz'un haberine göre; İLO 190 Sözleşmesi, Uluslararası Çalışma Örgütü ILO (International Labour Organization) tarafından alınan tavsiye kararının, 2019 yılında Uluslararası Çalışma Konferansı’nda kabul edilmesi ile imzaya açılan uluslararası bir sözleşme. 25 Haziran 2021’de yürürlüğe giren sözleşme, çalışma yaşamını iş yerinin dışına da taşıyarak kadınların statülerinden bağımsız olarak taciz karşı korunmasını öngörüyor. Bu geniş kapsamlı bakış açısı, taciz ve şiddetin koşullarını ortadan kaldırmaya yönelik tedbirleri de kapsıyor. İzleme, denetim, yaptırım ve çalışanlara yönelik farkındalık eğitimi verilmesi ve sözleşme kapsamında yer alıyor.

I M G 1285

TÜRKİYE SÖZLEŞMEYİ HENÜZ İMZALAMADI

Türkiye’nin henüz imzalamadığı bu sözleşmeyi imzalayan 50 ülke bulunuyor. Türkiye sözleşmeyi henüz imzalamamış olsa da yerel yönetimler ve sendikalar bu konudaki hassasiyetleri ortaya koyarak sözleşmeye atfen politika belgeleri imzalamaya başladı. Bu adımlar bir anlamda kadına yönelik taciz ve şiddete karşı mücadele edileceği yönünde bir tutumun ortaya konması. Ancak tam da bu noktada ortaya bir sorun çıkıyor: Yerel yönetimlerin kamuoyuna yansıttığı haberler, İLO 190 Sözleşmesinin imzalandı yönünde bir algı yaratıyor. Oysa gerçekte olan, henüz bu sözleşmeyi imzalamamış olan bir ülkedeki yerel yönetimlerin, bu sözleşmenin içeriğine uyumlu bir şekilde kadına yönelik taciz ve şiddetin önlenmesi için hazırlanan politika belgelerini imzalamaktan ibaret. Bazı belediyeler bu politika belgeleri ile ilgili taahhütlerini, meclis kararı alarak resmiyet kazandırırken bir çoğunda yalnızca kağıt üzerinde kalan bir taahhüt olmaktan öteye gitmiyor.

CHP’NİN ÖNCÜ OLMA ÇABASI

Antalya Büyükşehir Belediyesinin “dünyada ilk imzalayan biz olduk” diye duyurduğu politika belgesi de aynı şekilde, kağıt üzerinde kalan ‘güvence’ beyanlarından biri. Bu konuda CHP genel merkezinin partili belediyeler üzerinden ILO C190 sözleşmesinin öngördüğü politikaların hayata geçirilmesi için bir çabası söz konusu. CHP’nin tavrı, “iktidar bu sözleşmeye imza alamazsa da, biz bunu yerel yönetimler üzerinden hayata geçireceğiz” şeklinde özetlenebilir. Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka’nın 30 Mart 2026 tarihinde İLO Türkiye ofisini ziyaret ederek sözleşmenin bir an önce Türkiye tarafından imzalanması konusundaki mesajını bir kez daha kamuoyuyla paylaşması bu kararlılığın bir göstergesi. Parti politikası bu yönde kararlılık içeren mesajlar verse de, sahadaki uygulamalar çoğu belediyenin henüz kurumsal olarak bu konuda hazır olmadığını ortaya koyuyor.

I M G 1281

CİNSİYET EŞİTLİĞİ Mİ OY KAYGISI MI?

Genel merkezin talep ve beklentileri ile sahadaki uygulamalar arasında adeta uçurum var. Politika belgesinı imzalayan belediyelerin çoğunluğu CHP’li yerel yönetimler. Eskişehir ve Muğla gibi kime istisnalar dışında yerel yönetimlerin kadın politikası konusunda attığı adımlar henüz basın bültenlerini satır aralarında dile getirilen beyanlardan ibaret.

Bu konudaki toplumsal algı ve yerleşik önyargıların, özellikle ‘cinsiyet eşitliği’ kavramına politik bir kutuplaşma eşiğinden bakıldığını da ortaya koyuyor. Belediyeler kamu kurumu olarak bilinse de, ‘oy kaygısı’ ve seçmen algısına yönelik uygulamalar, kurumsal kimliğin dışına taşabiliyor.

ALTINA İMZA ATILAN TAAHHÜTLER YERİNE GETİRİLİYOR MU?

Türkiye’de 30’un üzerinde yerel yönetim politika belgesini imzalayarak, çalışma yaşamında kadına yönelik şiddet ve tacizin önlenmesi konusunda kamuoyuna taahhütte bulundu. Henüz uzun bir süre geçmese de, en azından sahadaki uygulamanın hangi aşamada olduğu, yol alınıp alınmadığı sorusu önem taşıyor. Bu soruya verilecek yanıt, hem bir yol haritası olacak, hem de yerel yönetimlerin bu konudaki samimiyet testini ortaya koyacak.

I M G 1196

İZLEME RAPORUNDA ÇARPICI TESPİTLER VAR

Yaklaşık üç yıldır bu konuda politika belgesi imzalamış olan belediyelerin attığı adımlar ve sahadaki uygulamalar hakkında bir izleme çalışması yürüten Cinsiyet Eşitliği Politikaları Derneği, Aralık 2026’da bir rapor yayınladı.

Kadına yönelik şiddet ve tacizin önlenmesi hakkında protokolü imzalayan Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Konak ve Bornova belediyelerini kapsayan 100 sayfalık izleme raporu ilginç veriler ortaya koyuyor.

İMZALANAN 31 BELGENİN SADECE 8’İNE ERİŞİLEBİLİYOR

Politika belgesini imzalayan 31 belediyeden yalnızca 8’inin web sitesinde bu belgeye erişilebildiği belirtilen raporda, “Politika belgesi imzalayan belediyelerin yarısından azında güncel bilgi bulunması, dörtte birinde belgeye internet sitelerinde erişilebilmesi, onda birinde bir yönergenin bulunabiliyor olması ve yine yaklaşık dörtte birinde bir belediye meclisi kararından söz edilebiliyor olması tam da dikkat çektiğimiz ‘kâğıt üzerinde kalma’ riskine işaret ediyor.”

YEDİ BAŞLIK ALTINDA İNCELENDİ

İzleme raporunda, belediyelerin imzalamış olduğu politika belgesinin içerik ve tanımlarının İLO 190 ile uyumlu olup olmadığı, yönetim kademesindeki eşitlik ve işbölümü, iş yerine ulaşım, konuyla ilgili eğitim, şiddete, tacize karşı politika ve mekanizmanın varlığı ve bilinirliği, önleyici tedbirler, izleme ve denetim gibi başlıklar altında yapılan değerlendirmelere yer veriliyor.

ANTALYA’DA BELGEYE ULAŞILAMIYOR

Politika belgesinin imzalanmasında, belediyelerin farklı altyapı projeleri için çeşitli ülkelerin kalkınma ajanslarından kredi almasının ve bu tür politika belgelerinin kredi veren kuruluşlar tarafından istenmesinin de bir etkisinin olduğu vurgulanan raporda Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde yapılan izleme çalışmasına yönelik bulgular şöyle özetleniyor:

“Antalya Büyükşehir Belediyesi

İzleme çalışmasına başladığımız sırada, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizi Önlemeye Yönelik Politika Belgesi’ web sitesinde – haberler bölümünde ve çok görünür şekilde olmasa da – aratılınca bulunabiliyordu. Şu anda aratıldığında aynı sayfa hata veriyor ve bulunamıyor. Bu nedenle soruların cevaplarını daha öncesinde bulup dosyaladığımız politika belgesinde arıyoruz.

I M G 1286

‘SORU SORULMASI DAHİ ZİHİN AÇICI’

Politika belgesinde ‘şiddet ve tacizin bir iş sağlığı ve güvenliği sorunu olduğunu kabul ederek, ev içi şiddeti de gözeten risk değerlendirmeleri yapmayı, önleme planları oluşturmayı’ taahhüt eden bir madde bulunuyor. Bu da belediyenin şiddet ve tacizi bir işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunu olarak gördüğünü gösteriyor. Ancak bununla ilgili neler yapıldığını sorduğumuzda aslında şu aşamada bir şey yapılmadığını öğrendik. Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü ile görüşmemizde, bu sorunun sorulmasının dahi zihin açıcı olduğu, bundan sonra işçi sağlığı ve güvenliği eğitimlerine taciz ve şiddetle ve bu politika belgesiyle ilgili bir bölüm eklenmesini, buna dair eğitim kapsamında personelin kısa da olsa bilgilendirilmesini talep edeceklerini söylediler. Daha sonra yapılacak bir izlemede gelişme olup olmadığı değerlendirilebilir.

CİNSİYET DAĞILIMINDA SÖYLEM VAR, NET RAKAM YOK

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yaptığımız izleme ziyaretinde ve akabinde yaptığımız bilgi edinme başvurusunda belediyelerin birimleri, daire başkanlıkları, müdürlükleri ve merkezlerinde cinsiyet dağılımına dair bir veri edinemedik. Dolayısıyla teknik işlerde erkekler, sosyal işlerde kadınlar şeklinde bir yatay ayrışma yaşanıp yaşanmadığını sayısal olarak bilmiyoruz. Ancak Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü ile yaptığımız görüşmede şu aktarıldı: ‘Bizde ambülans şoförü olsun, ulaşımdaki şoför arkadaşlar olsun, mimar, mühendis, Fen İşleri’nde çalışanlar – yani erkek işi olarak görülen işlerde kadın çalışanlarımızın sayısı iyi. Ona dikkat ediyoruz en azından, başkanımızın böyle bir projesi de var. İtfaiye Daire Başkanlığı’nda kadın çalışanlarımız var, Ulaşım’da var, Park ve Bahçeler’de var. Oranlarını net söyleyemem.’”

BELEDİYE AYNI, ÇALIŞAN SAYILARI FARKLI

Antalya Büyükşehir Belediyesi’ndeki çalışanların diğer belediyelerde olduğu gibi, iştirak şirketler üzerinden istihdam edildiğinin altı çizilen raporda, şu ifadelere yer veriliyor: “Belediyeye yaptığımız izleme ziyaretinde öğrendiğimiz üzere belediyede 9991 şirket personeli, 2252 kadrolu personel olmak üzere toplam 12.243 kişi çalışıyor. Stratejik plan ve performans programlarına, bilgi edinme başvurumuza aldığımız yanıta baktığımızda bu sayılarda ufak farklılıklar görüyoruz. Bilgi edinme başvurumuza Antalya Büyükşehir Belediyesi İşletme ve İştirakler Daire Başkanlığı’ndan aldığımız 11 Aralık 2025 tarihli yanıtta şirket personeli sayısının 9646 olduğu belirtiliyor. 2025-2029 Stratejik Planı’na göre de 2024 yılında belediyede 1683’ü erkek, 703’ü kadın olmak üzere toplam 2386 kadrolu personel çalışıyor. 2025 yılı Performans Programı’nda ise 1648’i erkek 701’i kadın olmak üzere toplam 2349 kadrolu personel çalıştığı belirtiliyor. Bu verilerden, bilgi edinme başvurusuna aldığımız yanıtı ve 2025 Yılı Performans Programını esas alarak, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin toplam 11.995 çalışanının %80’inin şirket personeli, %20’sinin ise belediyenin kadrolu personeli olduğunu, cinsiyet dağılımına baktığımızda ise kadrolu personelde, yani memurlar arasında kadın oranının daha yüksek olduğunu görüyoruz.”

ANTALYALI KADINLAR ÇALIŞMAK İSTİYOR

kadınların iş başvuruları ve kadın istihdamı konusuna da değinilen raporda, işe ulaşım, imzalanan politika bölgesine yönelik izleme ve denetim ile başvuru, şikayet ve taleplerle ilgili gözlem ve tespitlere değer veriliyor: “Belediyeye iş başvurusu yapanların sayısını ve dağılımını tespit etmek mümkün olmasa da, izleme ziyaretimiz sırasında Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin İş Ofisi’ne iş bulma yardımı için başvuranların oranı bizimle paylaşıldı. 2025 yılının Ocak ayından bu yana alınan toplam 1399 başvurunun 562’sinin erkek, 837’sinin kadın olduğu bildirildi.37 Aktarılana göre: İş Ofisi başvuruları alarak hem belediyeye ve iştirak şirketlerine hem de belediye dışındaki işverenlere iletiyor… İş için başvuran kadın sayısının yüksekliğini Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü şu sözlerle açıklıyor: ‘Antalya çok göç alan bir il. Eşiyle sorun yaşayan, şiddetle ilgili öyküsü olan ya da risk yaşayan veya daha kırsalda boşandığı için rahat yaşayamayacağını düşünen çok kadın buraya göç eder, bunun da ilgisi vardır mutlaka diye düşünüyorum.’

Kadınlardan Chp Yönetimine Taciz Mektubu! (4)

ULAŞIM: SERVİS UYGULAMASI KALDIRILMIŞ

İşyerine ulaşım konusunda, izleme ziyaretimiz sırasında, geçmişte olan servis uygulamasının kalktığı, ama uzak birimlerde çalışanlar açısından ana binaya geldikten sonra servis hizmeti sağlandığı aktarıldı. Küçük çocuğu olan tek ebeveyn kadın çalışanlar gibi, hasta annesi olan ya da eşi kanser tedavisi gören, vb. çalışanların özel durumlarının görevlendirmeler yapılırken dikkate alındığı, bu konuda amirlerin inisiyatif kullandığı söylendi… Bunun dışında servis veya ulaşıma dair herhangi bir planlama, stratejik planlarda veya herhangi bir belgede yer almıyor. Ulaşım sırasında şiddet ve taciz yaşanması durumunda sunulacak desteklere ilişkin bir örnek olmadığı söyleniyor.

ŞİKAYET VE TALEP MEKANİZMASI YOK

Şikayet ve talepler kadınların sorunlarını duyarak mı toplanıyor? Tüm bu konularda kadın çalışanların düzenli olarak geribildirim yapıp yapamadığına, ihtiyaçlarını iletecekleri merciler olup olmadığına, memnuniyetlerinin bu eşitlikçi koşulların sağlanıp sağlanmadığı üzerinden ölçülüp ölçülmediğine ilişkin sorularımıza geldiğimizde ise bu konuda pek bir mekanizmanın olmadığını görüyoruz. Şikâyet kutuları bulunuyor, ama bunlar vatandaşa yönelik. Çalışanlar anonim bir biçimde değil, birim amirine söyleyerek şikâyetlerini iletebiliyor.”

Büşra Özdemir Kadına Yönelik Şiddet Eğitimi

POLİTİKA BELGESİ GÖRÜNÜR DEĞİL

Derneğin izleme raporunda, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin imzaladığı politika belgesinin, Haziran 2025 döneminde belediyenin web sayfasından arama yapılarak erişilebildiği, ancak daha sonra bu belgeye ulaşılamadığı da belirtilerek şu ifadelere yer veriliyor: “Esasında politika belgesinde, belgenin görünürlüğünü sağlamaya dair bir taahhüt de bulunuyor: Belediye, ‘Tüm çalışanlarının şiddet ve taciz konusu ile Politika Belgesi’nin içeriği konusunda bilgilendirilmesi ve eğitilmesi için gerekli stratejileri geliştirmeyi ve uygun koşulları sağlamayı’ kabul ve taahhüt ediyor. İzleme ziyaretimizde buna dair bir çalışma yapılıp yapılmadığını sorduk. Personele yönelik eğitimlerde ve yapılan panellerde böyle bir belgenin varlığından bahsedildiği söylendi, ama özel olarak buna ilişkin bir çalışmadan söz edilmedi.

İMZALANAN BELGEYLE İLGİLİ MECLİS KARARI YOK

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizi Önlemeye Yönelik Politika Belgesi’ni hayata geçirmek üzerine somut esasları ve adımları tarif eden bir yönerge veya erişilebilen bir meclis kararı bulunmuyor. Bu da belgenin uygulanması konusunda sıkıntılar olacağına ilişkin bir fikir veriyor. Ancak bu izleme ziyaretinde Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin uygulama yönergesini ve Adana Büyükşehir Belediyesi’nin Belediye Meclisi kararını örnek vererek bu konuda destekleyici olma imkânı bulduk.

Canan Güllü Büşra Özdemir

YENİ OLUŞAN ETİK KURULDA ERKEKLER AĞIRLIKLI

Belediyenin kabul ettiği politika belgesi, esas olarak bir başvuru mekanizması kurulmasını içeriyor… Nitekim, izleme ziyaretimiz sırasında, Yerel Eşitlik Eylem Planı’nda geçen bu Etik Kurul’un henüz yeni oluşturulabildiğini öğrendik. Bu birimin henüz bir bütçesi yok. Stratejik plan veya performans programlarında buna herhangi bir referans yok. Kurul’un başvuru alacağı, değerlendirme ve yönlendirme yapacağı ifade edildi. Kurul bu aşamada 4’ü erkek 3’ü kadın olmak üzere 7 üyeden oluşuyor; yani %42,8 oranında kadınlar yer alıyor. Üyeler Genel Sekreter, Genel Sekreter Yardımcısı, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı, Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanı, Hukuk Müşavirliği’nden bir avukat, İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı ve Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürü. Burada Genel Sekreter, Hukuk Müşavirliği’nden gelen avukat ve Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürü kadın üyeler.

İŞLEYİŞİN NASIL KURULACAĞI HENÜZ BİLİNMİYOR

Bu Etik Kurul henüz çok yeni kurulduğu için hiç başvuru almamış. Henüz varlığı veya başvuru yöntemi de duyurulmamış durumda. Örneğin belediyede görünür yerlere böyle bir Kurul olduğuna ve başvuru yapılabileceğine dair asılmış bir bilgilendirici içerik yok. Etik Kurul’un başvuruları nasıl alacağına ve değerlendireceğine ilişkin bir yönergesi bulunmuyor. İnsanların Kurul’a nasıl ulaşacağını sorduğumuzda, ‘Direkt Kurul’a dilekçeyle başvurulabilir herhalde. Ama iş yaşamında öyle bir şey var ki, sıkıntı yaşadığımızda direkt birim sorumlumuza ya da şube müdürümüze gitmek geliyor aklımıza,’ yanıtını aldık. Ayrıca Etik Kurul’un disiplinle ilgili tüm işlemleri yapan Teftiş Kurulu’yla nasıl ilişkileneceği, bu iki yapı arasındaki işleyişin nasıl kurulacağı da henüz bilinmiyor.

EĞİTİM FAALİYETİNDEN İLGİLİ BİRİMİN HABERİ YOK

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde de, bu tutum belgesi ve uygulaması konusunda, üst yönetim düzeyinde Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’yla bir işbirliği olduğunu görebiliyoruz. Ziyaretimiz sırasında, ILO’dan Cenevre’de söz konusu kurulların (başvuru mekanizması) kurulması konusunda eğitim almış kişiler tarafından bir eğitici eğitimi verileceği söylendi, ama henüz Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü’ndekilerin bu konuda bilgisi yoktu. Karar verici düzeydekilere bu konuda verilecek eğitimler için de Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’ndan destek alındığını, bu konuda bir takvim ayarlamak için beklendiğini öğrendik. Bu iş birliklerinin gerçekten güçlendirici olmakla beraber, kurum içerisinde bir örgütlülük ve inisiyatifle birlikte yürüdüğü ölçüde, bunu harekete geçirme iradesinin kurum içerisinde var olduğu ölçüde uygulanabilir olduğunu belirtmek önemli.

Benzer bir anlayışla, bu politika belgesinin uygulaması ve Etik Kurul şeklinde tariflenen uygulama mekanizmasının işleyişini yalnızca dışarıdan kadın örgütlerinin izlemesi yeterli değil. Bunun kurum içi izleme mekanizmalarına entegre edilmesi gerekiyor. Henüz bu konuda bir adım atılmadığını anlıyoruz, ama sorduğumuzda bunun Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın izlemesine dahil edilebileceği ifade edildi.”

SİSTEMATİK BİR İZLEME FAALİYETİ YOK

Cinsiyet Eşitliği Politikaları Derneği’nin erişime açık izleme raporunda, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin imzaladığı politika belgesi ile ilgili en çarpıcı tespitlerden biri de söz konusu belgenin nasıl uygulanacağına ilişkin bir yönergenin bulunmadığı yönünde. Raporun ilgili bölümünde şu bilgilere yer veriliyor:

“Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizi Önlemeye Yönelik Politika Belgesi’nin içerisinde belgenin uygulamasının izlenmesine yönelik bir hedef bulunmuyor. Henüz belgenin nasıl uygulanacağına dair bir yönerge olmadığı için orada da böyle bir madde olduğunu söyleyemeyiz. Ancak izleme ziyaretimiz sırasında, Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü ile görüşmemizde, bunun Yerel Eşitlik Eylem Planı’nın izlemesine dahil edilebileceği söylendi. Bu planın izlemesi yıllık yapılıyor ama şu aşamada ancak 2023 Yılı Gerçekleşme Raporu’na ulaşmak mümkün… 2024 yılı için benzer bir izleme raporu bulunmadığını, yani bu izlemenin de sistematik olarak yapılmadığını anlıyoruz. Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü, 2024 yılı değerlendirmesini içeride veri toplayarak yaptıklarını, henüz yayınlayamadıklarını ama yakında bu bahsi geçen İzleme ve Değerlendirme Komisyonu ile görüşerek yayınlanacağını ifade etti.”

TACİZ İDDİALARI KARŞISINDA TARTIŞMALI TAVIR

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bir çalışanı hakkında birden fazla kadının taciz ve şiddet iddiasıyla adli soruşturma yürütüldüğü bilgisi, Mart 2025’den bu yana kamuoyunun gündeminde. Mağdur yakınları ve kentteki kadın örgütleri, bir yıldır bu konuda belediyeden çözüm talep ediyor. Kadınların talebi, en azından adli soruşturmalar tamamlanıncaya kadar, adı geçen personelin görevden uzaklaştırılarak bir tür önleyici tedbir uygulanması. Bu uygulama, hem imzalanan protokol ile ilgili bir tutum ortaya koyma, hem de kamuoyunun gündeminde tartışılan iddialar hakkında belediyenin kurumsal olarak attığı adımları göstermek açısından önemliydi. Ancak belediye yönetiminin tavrı, iddiaların odağındaki personeli çoğunluğu kadınlardan oluşan birime sorumlu olarak atamak oldu.

TEDBİR KARARI CEZA DEĞİL, KORUYUCU ÖNLEM

Oysa tedbir kararı bir ceza anlamına gelmiyor. Ortaya çıkan iddiaların, idari teftiş ve adli soruşturma süreçleri tamamlanana kadar belirli bir süre içinde uzaklaştırma mekanizmasının işletilmesini öngörüyor. Bu tutum aynı zamanda, idarenin altına imza atarak şiddet ve tacizin önlenmesine yönelik kamuoyu önünde açıkladığı taahhütlerin yerine getirilmesi konusunda bir gösterge anlamına da geliyor.

MAĞDURU DEĞİL, FAİLİ KORUYAN SİSTEM

Antalya Büyükşehir Büyükşehir Belediyesi’nde adı geçen personelin yeni görevlendirildiği birimde de benzer sorunların yaşandığı, ancak ilgili personelin uzaklaştırılması yerine mağdur kadınların birimleri değiştirildiği iddia ediliyor. Bununla ilgili yerel basına yansıyan iddialar, belediye yönetiminin mağdur kadınları değil, faili koruduğu eleştirilerini gündeme getiriyor.

Taciz Vakası

KAMUDA LİYAKATİN ÇÖKÜŞÜ, KEYFİYETİN YÜKSELİŞİ

Antalya Büyükşehir Büyükşehir Belediyesinin 12 bin çalışanı var. Bu çalışanların yaklaşık yüzde 80’i şirket personeli iken, yalnızca yüzde 20’sinin kadrolu olduğu görülüyor. Bu tablo, belediyedeki fiili yönetimin şirketler üzerinden yürütüldüğünü ortaya koyarken, asıl kamu gücünün etkin olmaktan çıkarıldığını gösteriyor. Bu aynı zamanda 657 rejiminin zayıflatılması ve liyakat sisteminin devredışı bırakılması anlamına geliyor. Bu çalışma ortamı, keyfi görevlendirmelere karşı çalışanı koruması gereken mekanizmaların devredışı kalmasına yol açarken, siyasi kimliklerin iş yaşamına müdahalesine de açık hale geliyor. Bunun çarpıcı bir örneği geçtiğimiz ay gündeme gelen Antalya Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi ve Divan Katibi T.Ş.’nin belediye çalışanı C.B.İ.’ye yönelik cinsel saldırı ve şantaj iddialarıyla başlatılan Savcılık soruşturması. İşçi statüsünde bulunan kadın çalışanın, birim değişikliği için Meclis Üyesi T.Ş.’den yardım istediği iddiaları, kurumsal işleyişin çarpıklığına yönelik bir gösterge olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-YUSUF YAVUZ