Pazarcılar Odası Başkanı İsmail Öz, sosyal medya hesabından “Çözüm üretmek suç değil! gece pazarı kime ne zarar verir?” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Antalya’da esnaf, sanatkâr, üretici kadınlar ve çiftçilerin sorunlarını gündeme taşıyan İsmail Öz, gece pazarı kurulması yönündeki çağrısını yineledi. Gece pazarlarının hem kent turizmine hem de küçük esnafa önemli katkılar sağlayacağını belirten Öz, Antalya'nın turizmden elde ettiği ekonomik kazancın küçük esnafa da yansıması gerektiğini söyledi. Öz, “Ben bunları yazarken kimseye laf sokmak için yazmıyorum. Ben derdimi yazıyorum. Esnafımın, sanatkârımın, üreten kadınlarımızın ve üreten çiftçimizin derdini dile getiriyorum. Her geçen gün pazar yerlerinde devir parası adı altında 500 bin TL'ler isteniyor. AVM'leri aratmayacak metrekare tahsis ücretleri talep ediliyor.” dedi.

"O GÜN KAPALI PAZARA NE GEREK VAR DİYENLER VARDI"

Öz açıklamasında, “Bunları denetleyecek olan belediyelerimizdir. Ancak bazı belediyelerimiz bu denetim görevini gerektiği gibi yerine getiriyor, bazıları ise getirmiyor. Denetim görevini hakkıyla yapan belediye başkanlarımızı kalbimizde yaşatıyoruz. Bu görevi yerine getirmeyenleri de esnafımız unutmuyor. Kepez Belediye Başkanımız İsa Akdemir, ilk kapalı pazarı kurarak kalbimizde yer edinmiştir. O gün kapalı pazara ne gerek var diyenler vardı. Bugün ise herkes kapalı pazar istiyor. Şehrin en rantlı bölgelerinden birini AVM'cilere peşkeş çekmeyerek pazarcıya ve üreticiye hizmete açan, halkın yürüyüş mesafesinde alışveriş yapmasını sağlayan Korkuteli Belediye Başkanımız Adnan Uğurlu da kalbimizde yer edinmiştir. Mısır Çarşısı gibi halka açık bir cazibe merkezini sermayeye değil, küçük esnafa ve sanatkâra açan Kepez Belediye Başkanımız Erdal Öner de kalbimizde yer edinmiştir.” sözlerine yer verdi.

Antalya’da Pazarcı Esnafından Çağrı “Pazar Yerleri Için El Ele Vermeliyiz” (1)

"TURİZMDE GECE PAZARI BİR CAZİBE MERKEZİDİR"

Öz, “Antalya'mızda saat 16.00-17.00'den sonra kurulacak bir gece pazarının gecelerimize renk katması, turistleri doğrudan esnafımızla, el işi üreten kadınlarımızla ve halkımızla buluşturması, esnaf ve sanatkârlarımızın turizmden aldığı bugün çok düşük olan payı katbekat artırması kime, ne zarar verir? Bu düşüncemi yerli ve yabancı ayrımı yapmaksızın dile getiriyorum. Turizmde gece pazarı bir cazibe merkezidir! Dünyada birçok ülke gece pazarlarıyla ön plana çıkıyor. Antalya'mıza yılda on milyonlarca turist geliyor. Ancak küçük esnafımız bu büyük turizm pastasından yüzde 5 bile pay alamıyor. Gece pazarı, bu payı artıracak önemli bir fırsattır. Geçmişte beni "Müteahhit İsmail" diyerek kötülemeye çalıştılar. Kapalı pazarlar için de aynı söylemleri kullandılar. Yok efendim, filanca ortakmış, falanca bunu yapıyormuş gibi yaftalarla konuyu sanki ortada bir suç varmış gibi değerlendirdiler.” dedi.

Cumartesi Pazarı Yoğunluğu 2

"PAZAR YERLERİNDE TEKSTİL ÜRÜNLERİNİN PAYI HER GEÇEN YIL AZALIYOR"

Gece pazarı eleştirilerine katılmadığını kaydeden Öz, “Şimdi gece pazarımız için de aynı yaftalamalar yapılıyor. Oysa bu yaftalar esnafımıza, sanatkârımıza, halkımıza ve geleceğimiz olan çocuklarımıza zarar verecektir. Bir işi mutlaka birileri üstlenecek, öncülük edecek ve hayata geçirecektir. Herkes beklerse bu şehirde hiçbir iş yapılamaz. Belediyelerimiz AVM, ERESTA ve benzeri projelerle şehrin en gözde bölgelerini sermaye öncülüğünde büyük işletmelere açıyorsa aynı şekilde küçük ölçekli esnafımıza, sanatkârımıza, üreten kadınlarımıza, üreten çiftçilerimize ve sermayesi kısıtlı, düzenli ve kontrollü seyyar satıcılarımıza da yer oluşturmak zorundadır. Pazar yerlerinde tekstil ürünlerinin payı her geçen yıl azalıyor. Çünkü AVM'ler, internet alışverişi ve zincir mağazalar tekstil sektörünü büyük ölçüde değiştirdi. Bu ihtiyacı Antalya'mızda da karşılayacağız. Gece pazarını da kuracağız. Çünkü bu bir suç değil, bir hizmettir.” dedi.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-ERTUĞRUL GÜN