Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde taşkın riski bulunan dere yatağında TOKİ tarafından inşa edilmek istenen konut projesi için verilen ÇED Olumlu kararına karşı açılan davada mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Çevre Mühendisleri Odasının açtığı davaya bakan Antalya 2. İdare Mahkemesi, hukuka aykırı bulunan idari işlemin yürütmesini durdururken, ÇED Olumlu kararının, Antalya Valiliği adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdür Vekili tarafından tesis edilmesinin de yetki yönünden hukuka aykırı olduğuna hükmetti.

DERE YATAĞINDA 4574 KONUT

Antalya Konyaaltı ilçesi sınırlarındaki Çakırlar Mahallesi’nde TOKİ tarafından inşa edilmesi planlanan ve toplam 6 etaptan oluşacağı belirtilen toplu konut projesi kentte aylardır tartışma konusu. Bu tartışmanın nedeni ise toplam 206 blok ve 4574 konuttan oluşan toplu konut projesi için taşkın riski bulunan dere yatağının seçilmesi.

SU İÇİNDE ŞANTİYE KURULDU

Proje kapsamında konutlar dışında, 70 dükkan, 2 ilkokul ve 1 cami inşa edilmesi planlanıyor. AFAD raporunda taşkın riski bulunan alan olduğu belirtilen Boğaçayı’nın dere yatağında yer alan proje için 10 Aralık 2025 tarihinde ‘ÇED Olumlu’ kararı verildi. Bu kararın ardından ise TOKİ tarafından ihale edilen projenin ilk şantiyesinin kurulumu başladı. Geçtiğimiz günlerde yoğun sağanak yağışların yaşandığı bölgede, şantiye alanının yakınındaki köprünün taşkına maruz kaldığı görülürken, dere yatağındaki proje sahasının da yer yer su içinde kalması dikkati çekti.

YER SEÇİMİ TEPKİ ÇEKTİ, KARAR YARGIYA TAŞINDI

Antalya’daki meslek odaları ile kent konseyi konuyla ilgili açıklamalar yaptı. TOKİ projesi için yer seçiminin uygun belirtilirken, projeyle ilgili Antalya Valiliği (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) tarafından verilen ÇED olumlu kararı yargıya taşındı.

MAHKEMEDEN YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) açtığı davaya, bölgede yaşayan ve idari işlemden zarar görmesi beklenen vatandaşlarda müdahil oldu. Davaya bakan Antalya 2. İdare Mahkemesi, TOKİ’nin taşkın riski bulunan dere yatağında inşa etmek istediği toplu konut projesine verilen ÇED Olumlu kararının yürütmesini durdurdu.

HEM USULE HEM DE HUKUKA AYKIRI İŞLEM

Mahkemenin 12 Şubat 2026 tarihinde oy birligiyle aldığı kararda, proje dosyasının sunulmasının ardından bir inceleme yapılarak ÇED Olumlu kararı verildiği ancak bu işlemin mevzuata uygun olmadığı belirtilerek şöyle denildi: “…daha açık bir ifadeyle öncelikle bir ÇED Raporu hazırlatılmasının zorunlu olduğu, akabinde ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık yetkililerinden oluşan bir Komisyon kurulması gerektiği ve komisyon tarafından yapılacak inceleme ve değerlendirme toplantısı sürecinin işletilmesi suretiyle ÇED raporunun, halkın görüş ve önerilerini almak üzere ilan edilmesi ve Bakanlıkça komisyon çalışmaları ve halkın görüşleri dikkate alınmak suretiyle proje için ‘ÇED Olumlu’ kararı alınması gerektiği anılan işlemler yapılmaksızın ve ilgili Yönetmelikte belirtilen usul izlenmeksizin, dava konusu proje hakkında doğrudan ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu’ kararı verilmesine ilişkin Antalya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.”

BAKANLIK YETKİSİNİ MÜDÜR VEKİLİ KULLANMIŞ

İlgili ÇED Yönetmeliği gereği, bakanlıkça gerekli görülmesi durumunda, ÇED kararı konusunda yetki devri yapılabildiğine dikkat çekilen Mahkeme kararında, bu yetkinin ‘ÇED Olumlu’ ve ‘ÇED Olumsuz’ bir kararları kapsamadığı vurgulandı. Mahkeme, dava konusu işlemin yetki yönünden de hukuka aykırı olduğunu hükmederek, yürütmeyi durdurma kararında şu ifadelere yer verdi: “Yönetmeliğe tabi projeler hakkında ‘ÇED Olumlu’ ve ‘ÇED Olumsuz’ kararlarını verme yetkisinin devredilemez şekilde yalnızca Bakanlığa ait olduğunun açıkça düzenlendiği, işbu davadaysa dava konusu projeyle ilgili olarak ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu’ kararının Antalya Valisi adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdür Vekili tarafından tesis edildiği görüldüğünden; dava konusu işlemin yetki yönüyle de hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

‘AÇIKÇA HUKUKA AYKIRI İŞLEM’

Öte yandan, dava konusu işlemin 'ÇED Olumlu' kararına ilişkin olduğu hususu göz önüne alındığında, dava konusu işlemin uygulanması halinde, projenin bulunduğu sahada, Anayasa ile güvence altına alınan çevrenin korunmasına ilişkin hükümler açısından, telafisi güç veya imkansız zararların doğabileceği hususu açıktır. Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, 2577 sayılı Kanun' un 20/A/2-e. maddesi uyarınca itiraz yolu kapalı olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

VALİLİK: ‘DERE ISLAH EDİLMEDEN İNŞAATA BAŞLANMAYACAK’

Davalı idare olan Antalya Valiliği ise mahkemeye sunduğu savunmasında, Yönetmelik kapsamında ilgili kurumlardan olumlu görüş alındığını savunarak şu ifadelere yer verdi: “Çevresel Etki ve Değerlendirme Yönetmeliğinin EK -2 maddesinde tanımlı proje hakkında, tanıtım dosyasının sunulmasının ardından ÇED Yönetmeliği'nin 16/3.maddesinin b bendi kapsamında ilgili kurumlardan görüş sorulduğu ve sorulan kurumlardan olumlu görüş bildirildiği, bu doğrultuda kurul görüşlerine istinaden proje tanıtım dosyası incelenerek 'ÇED olumlu' kararı verildiği, verilen ''ÇED olumlu'' kararının projeyle ilgili nihai izin ve onay niteliğinde olmadığı, dava konusu projenin bulunduğu alanın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında, 'orman alanı' olarak tescilli olduğu, projenin yer aldığı taşınmazlarda fiilen tarım yapılmadığı, Çandır Çayı taşkın riskine karşın, dere ıslah çalışmaları tamamlanmadan inşaata başlanmayacağı, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-YUSUF YAVUZ