Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 2 binli yıllarda Şube Müdürlüğü olarak hizmet veren TÜBİTAK akreditasyonuna sahip Berna Dedeman Laboratuvarı, 2014 yılında kapatılarak laboratuvar hizmetleri ASAT bünyesine kaydırıldı. Antalya gibi 642 km kıyı uzunluğuna sahip bir deniz kentinde su kalitesi parametrelerini düzenli olarak takibi için ihtisas laboratuvarları çok önemli.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2029 Stratejik Planında deniz ihtisas laboratuvarının eksikliği vurgulanarak, “Deniz ve kıta iç su numuneleri konusunda ihtisas laboratuvarı kurulması” bir hedef olarak konulmuş. Ancak söz konusu ihtisas laboratuvarının henüz gündemde olmadığı ortaya çıktı. Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, bu konudaki tahlillerin ASAT bünyesindeki laboratuvarda yaptırıldığını belirterek, “Büyükşehir bünyesinde konuyla ilgili laboratuvar kurmak yerine protokol kapsamında ASAT Laboratuvarından yararlanmak ve ihtiyaçlar doğrultusunda kapasitesini geliştirmenin kamu kaynaklarımızın etkin, verimli kullanılması açısından uygun olacağı değerlendirilmiştir” bilgisini aktardı.
COP31 ÖNCESİNDE DENİZ KİRLİLİĞİ ALARMI
Turizm kenti Antalya’nın ana gündemi orman yangınları ve deniz kirliliği. Kent, bu gündemin ortasında Kasım ayında ev sahipliği yapacağı COP31’e hazırlanıyor. Ancak küresel iklim zirvesi öncesinde, Temmuz ayı başından itibaren kıyılarda görünür olan deniz kirliliği giderek çevre ve halk sağlığı tehdidine dönüştü. Yetkililerin yaptığı açıklamalar, kirliliğin ana kaynağının doğu Akdeniz akıntısı ile taşınan atıklar olduğu yönünde. Ancak bu açıklama konunun uzmanlarına göre yeterli görülmüyor. Karasal kökenli kirliliğin kaynağında önlenerek yok edilmesi gerektiğini savunan uzmanlara göre, kıyıda yapılan temizlik çalışmaları çözümün bir parçası olsa da sorunu önlemek için yeterli olmadığı belirtiliyor.

KİRLİLİK SADECE DENİZ KAYNAKLI DEĞİL
Yüzlerce plajının bulunduğu Antalya kıyılarında sahile vuran deniz kirliliği, genel olarak deniz çöpleri diye anılan atıkların yanı sıra gözle görülmeyen mikro plastikleri bir kez daha gündeme getirdi. Ancak kirlilik yalnızca bunlarla sınırlı değil. AB Su Çerçeve Direktifi kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nın da aralarında olduğu farklı kurum ve kuruluşların ortak çalışmasıyla 42 ayda tamamlanan Antalya Nehir Havzası Yönetim Planı Kapsam Belirleme Raporu, geçtiğimiz yıl kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda Antalya hafızasının yeraltı, yüzey ve kıyı sularının karasal kaynaklı yüksek kirlilik riski altında olduğuna dikkat çekiliyor. Atıksu arıtma tesislerinin yetersizliği, kent merkezinden denize dökülen Düden Çayı ve Boğaçayı gibi su kaynaklarının taşıdığı ağır kirlilik ile evsel ve endüstriyel atıkların yarattığı kirlilik risklerinin önlenmesi için henüz havza boyutunda bir işbirliği yapılmış değil.
BAKANLIK ‘MÜKEMMEL’, UZMANLAR ‘BURADA YÜZÜLMEZ’ DİYOR
Ancak yaz ortasında yaşanan ağır kirlilik, Antalya için tehlikenin büyüklüğünü gözler önüne serdi. Su kirliliğini önlemek için yapılması gereken çalışmaların başında, düzenli su kalitesi parametrelerini ölçmek ve değerlendirmek geliyor. Antalya’da Büyükşehir Belediyesi ile Sağlık Bakanlığı birimleri tarafından 15 günde bir 81 noktadan deniz suyu örnekleri alınarak tahlil yapılıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından düzenli olarak güncellenen yüzme suyu verilerine göre, uzmanların “burada yüzülmez” uyarısında bulunduğu mavi bayraklı plajların “mükemmel” olarak kodlandığı görülüyor.

DENİZ SUYU TAHLİLLERİNDE KAPSAM TARTIŞMASI
Kafa karışıklığına yol açan bu durum, kamuoyunda endişeyle takip ediliyor. Deniz suyunda her şeyin “mükemmel” olduğu sonucuna varılan tahliller, yüzme sağlığı bakımından kanalizasyon veya dışkı kaynaklı mikrobiyolojik bulaşma ihtimali ile kısa dönemli riskler barındıran arıtma ya da kanalizasyon kaynaklı fekal girişlere odaklanıyor. Ancak bu tahliller, deniz suyunda ki azot ve fosfor yükünü, ötrofikasyon riskini, nitrit ve nitrat dönüşümünü, amonyum kaynaklı organik kirliliği, klorofil-a artışını, pestisit ve ağır metalleri, mikroplastik, deterjan ve sediment kirliliği konusunda bir sonuç göstermiyor. Bu nedenle ağır kirlilik yükünün gözle görülür boyuta ulaştığını birçok plajda halen mavi bayrakların dalgalanıyor oluşu bir çelişki yaratıyor. Bu durumun çevre ve halk sağlığı açısından beklenmedik sonuçlar doğurabileceğine işaret ediliyor.
‘ÖLÇÜMLER DAR KAPSAMLI’
Uzmanlara göre, Antalya’da 81 noktadan örnek alınması tek başına güçlü bir izleme programı anlamına gelmiyor. Yanıtlanması gereken soru; kaç parametrenin, hangi sıklıkla, hangi derinlikte, hangi yöntemle ve hangi kalite güvence sistemiyle ölçüldüğü. 81 noktada yalnızca iki mikrobiyolojik gösterge ölçülüyorsa, mekânsal kapsam geniş görünse bile analitik kapsam son derece dar olduğu belirtiliyor. Bu nedenle “Deniz suyunun mevzuata yüzde 99 uyumlu” olduğu savunması da sorgulanıyor.

İHTİSAS LABORATUVARI HAYATI ÖNEMDE
Deniz suyu ile denize ulaşan yüzey ve yeraltı sularının düzenli ve kapsamlı takibi bu bakımdan çok önemli. Çünkü gözle görülür kirliliğin dışında deniz suyunda ağır sonuçları olabilecek kirlilik potansiyeli söz konusu. Antalya için tüm bu izleme ve ölçümleri yapacak deniz ve yüzeyi suyu ihtisas laboratuvarı hayati önem taşıyor. Antalya’da 2000’li yıllarda böyle bir laboratuvar oluşturulmuştu. Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı'na bağlı bir şube müdürlüğü olarak hizmet veren Berna Dedeman Laboratuvarı, TÜBİTAK akreditasyonuna sahip bir ihtisas laboratuvarıydı. Birçok başlıkta biyolojik ve kimyasal analiz yapan laboratuvarın çalışmaları, deniz suyundan yüzeyi sularına yüzme havuzularından iç sulara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyordu.
İHTİSAS LABORATUVARI KAPATILDI, YENİSİ AÇILMADI
Ancak 2014 yılından itibaren, Büyükşehir Yasası gerekçe gösterilerek bu laboratuvar kapatıldı. Laboratuvarın fiziki alanı ise lojistik konumu nedeniyle 2015 yılı itibarıyla tamamen Muratpaşa Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü’ne tahsis edilerek Büyükşehir Belediyesi'nin elinden çıktı.

ANALİZLER ASAT LABORATUVARINA ALINDI
Aradan geçen süre içerisinde Antalya’da nüfus ve turizm baskısı artarken yeni ve daha kapsamlı bir laboratuvar kurulması yerine su analizleri ASAT laboratuvarında yapılmaya başlandı. Özel sektöre ait sınırlı sayıdaki laboratuvar dışında Büyükşehir Belediyesi’ne ait deniz ve yüzey suyu ihtisas laboratuvarı bulunmuyor.
HEDEF VE PLAN VAR UYGULAMA HALEN YOK
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2020–2024 Stratejik Planı’nda, “Deniz suyu ve yüzey suyu izleme programları çerçevesinde su kalitesinin izlenmesi” faaliyet hedefi olarak konulurken, bu amaçla “Deniz, kıyı ve yüzey suları konusunda ihtisas su laboratuvarı kurulması” planlandığı görülüyor. Kurumsal hafıza bu eksikliği tespit etmiş ve hedef olarak koymuş.

STRATEJİK PLANDA ‘UZMAN VE AKREDİTE LABORATUVAR EKSİKLİĞİ’ TESPİTİ VAR
Aynı şekilde belediyenin 2025–2029 Stratejik Planı’nda da ihtisas laboratuvarı ve hedefine yer veriliyor. Bu alanda kurumun zayıf yönleri arasında “Deniz suyu ve yüzey suları analizleri alanında uzman ve akredite olmuş yetkili laboratuvar eksikliği” olduğu bilgisine yer verilirken, “deniz ve kıta içi su numuneleri konusunda ihtisas su laboratuvarının kurulması” hedefi bir kez daha yinelenerek, “yüzey suları ve su gövdelerinden alınacak numunelerin analizlerini yapacak laboratuvar altyapısının geliştirilmesi” gerektiği vurgulanıyor.
12 YILDIR HALA LABORATUVAR KURULMADI
Kurumsal raporlara bakıldığında, Antalya Büyükşehir Belediyesinin son iki Stratejik plan döneminde ardı ardına deniz ve yüzeyi suyu ihtisas laboratuvarı ihtiyacı olduğunun altı çiziliyor. Ancak söz konusu laboratuvarın hâlâ kurulmadığı görülüyor. Antalya’nın 12 yıl öncesine göre bir kapasite kaybı yaşayıp yaşamadığı sorusu gündemde.

BÜYÜKŞEHİR YETKİLİLERİNDEN AÇIKLAMA
Antalya Büyükşehir Belediyesi yetkililerine konuyla ilgili sorularımızı yönelttik. Deniz kirliliği konusunda yapılan çalışmalar, yürütülen projelerin sonuçları ve deniz suyu ihtisas laboratuvarı kurulmasıyla ilgili güncel durum hakkında yönelttiğimiz sorulara yanıt veren yetkililer, Stratejik Planda yer alsa da yeni bir laboratuvar kurmak yerine ASAT’taki laboratuvardan yararlanmak ve bu laboratuvarın kapasitesini geliştirmenin “kamu kaynaklarımızın etkin, verimli kullanılması açısından uygun olacağı değerlendirilmiştir” görüşünü dile getirdi.
DENİZ KORUMA FAALİYETLERİ NELER
Deniz koruma çalışmalarının daha etkin yürütülmesi amacıyla Ocak 2020’de Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Bünyesinde Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürlüğünün kurulduğu belirtilen açıklamada, bu kapsamda yapılan çalışmalar hakkında şu bilgilere yer verildi: “Periyodik deniz ve kıyı temizliğine yönelik başlattığımız projelerimizi, çalışmalarımızı ve planlamalarımızı aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz: Yüzey Suyu Atık Kapanları. Proje ilk olarak 2021 yılında Arapsuyu 1 ve 2 dereleri ile başladı. Boğaçayı temizliği esnasında denize ulaşabilecek sucul otlar ve deniz çöplerinin önlenmesine yönelik de bariyerler kuruldu. Ayrıca Finike Göksu deresine bu yıl atık bariyeri kuruldu. Finike’de tespit edilen 2 noktaya daha Ağustos ayı içerisinde kurulum yapılacaktır. Deniz Çöpleri İl Eylem Planı kapsamında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü koordinasyonunda oluşturulan DSİ, ABB ve ilgili ilçe belediyesinden oluşturulan komisyonla dere atık kapanı kurulabilecek yüzey suları ve uygun metot çalışması devam etmektedir. Önümüzdeki süreçte bu konuya ağırlık verilmektedir.

‘DENİZLERİ AĞLATMAYIN’ PROJESİ
2022 yılında hizmete sunduğumuz deniz süpürgemiz Antalya Körfezi ağırlıklı olarak deniz çöplerini toplanmaktadır. Bu yıl planlamamız dahilinde doğu ve batı ilçelerimizde kullanmak üzere 2 adet deniz süpürgesi alımı için çalışmalar başlatılmıştır.
‘Denizleri Ağlatmayın’ Projemize 2021 yılında başladık. Balıkçılık faaliyeti sürdürülen Antalya’nın farklı bölgelerindeki 8 kıyı tesisine atık ağ konteynerleri konularak hayalet ağlar toplanmaktadır. Toplananların bir kısmı dere atık kapanlarımızda kullanılmakta bir kısmı ise geridönüşüm tesisine gönderilmektedir.2021 yılında hizmete aldık. 2 tekne, personeller ve iş makinaları ile Boğaçayı’nda temizlik çalışmalarımıza sezon süresince devam ediyoruz.
ELEKTRONİK GEMİ DENETİM SİSTEMİ
Türkiye’de ilk olan proje Temmuz 2023’te devreye alınmıştır. EGDS kapsamında kullanılan 20 adet yüksek çözünürlüklü PTZ kamera, 20 adet gece görüş özellikli termal kamera, 90 deniz mili kapsama alanına sahip su üstü radarı ve Otomatik Gemi Tanımlama Sistemi (AIS) sayesinde deniz trafiği anlık olarak izlenmektedir. 2026 yılı içerisinde denizi kirlettiği belirlenen 12 gemiye toplam 143 milyon 399 bin 251 TL tutarında idari para cezası uygulanmıştır.

GEMİ ATIK ALIM İSTASYONLARI
ABB tarafından hayata geçirilen 8 gemi atık alım istasyonunda gemi kaynaklı sıvı atıklar, sintine ve atık yağlar toplanmaktadır. Son olarak 2025 yılında Belek Acısu bölgesindeki teknelere hizmet verecek gemi atık alım istasyonu Serik Belediyesi iş birliğiyle tamamlanarak faaliyete geçirilmiştir. Ünitelerin güçlendirilmelerine, ihtiyaç duyulan yerlere yapımına yönelik çalışmalar sürmektedir.
MAVİ BAYRAK VE DUMANSIZ PLAJLAR
Sorumluluğumuzdaki 17 Mavi Bayrak ödüllü halk plajında 33 kriter kapsamında çalışmalar yürütülmektedir. Plaj ve kıyı temizliği, ambalaj atıklarının ayrı toplanmasına dair hususlar sezon süresince denetlenmektedir.Dumansız Plaj Uygulaması. Sigara izmaritleriyle mücadele ve insan sağlığının korunmasına yönelik olarak Ekdağ 1. Etap Konyaaltı Sahili (Varyant), Ekdağ 2. Etap Konyaaltı Sahili (Liman), ANET Liman Beach 2. Etap Konyaaltı Sahili, ANET Kadınlar Plajı (Sarısu) plajlarımızda sigara içilmesi yasak alanlar belirlenmiştir.

DENİZ SUYU KALİTESİ İZLEME ÇALIŞMASI
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü Antalya Körfezi Deniz Suyu Kalitesi İzleme Programı çerçevesinde, körfez genelinde belirlenen 81 ayrı noktadan her 15 günde bir mikrobiyolojik deniz suyu örnekleri alınmakta ve alınan numuneler ASAT Genel Müdürlüğü Laboratuvarı’nda analizleri yapılmaktadır. Ayrıca mevzuat gereği Antalya Sağlık Müdürlüğü tarafından her 15 günde bir AB Yüzme suyu direktiflerine göre deniz suyu numuneleri alınmakta olup https://yuzme.saglik.gov.tr/ ve www.mavibayrak.org.tr sayfalarında mikrobiyolojik analiz değerleri ilan edilmektedir.
BİLİNÇLENDİRME VE EĞİTİM FAALİYETLERİ
Deniz dibi ve kıyı temizlik faaliyetleri, Çevre Eğitim ve İnovasyon Merkezimizde bilgilendirme çalışmaları vb farkındalık eğitimleri ve etkinlikler ilgili paydaşlarımızla periyodik olarak yapılmaktadır.

ATIKSU VE ALTYAPI ÇALIŞMALARI
Kanalizasyon, atıksu arıtma tesisi, derin deniz deşarj hatları, atıksu terfi istasyonları yenileme ve yapım çalışmaları devam etmektedir.”
İHTİSAS LABORATUVARI NEDEN AÇILMADI
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2029 Stratejik Planında yer verilen deniz ve yüzeyi suyu ihtisas laboratuvarının akıbeti hakkındaki sorumuza da yanıt verilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Antalya Büyükşehir Belediyesi 2025–2029 Stratejik Planı'nda deniz ile yüzey suyu analizlerine yönelik laboratuvar kapasitesinin geliştirilmesi öngörülmüş olsa da laboratuvar altyapısının ve analiz kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar ASAT Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.
Dolayısıyla Büyükşehir bünyesinde konuyla ilgili laboratuvar kurmak yerine protokol kapsamında ASAT Laboratuvarından yararlanmak ve ihtiyaçlar doğrultusunda kapasitesini geliştirmenin kamu kaynaklarımızın etkin, verimli kullanılması açısından uygun olacağı değerlendirilmiştir.
ANALİZLER ASAT LABORATUVARINDA YAPILIYOR
ASAT Genel Müdürlüğümüz tarafından deniz suyu, yer üstü ve kıyı geçiş suyu numunelerinin analizleri ve raporlamaları yapılmaktadır. Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü Çevre Koruma Kontrol Laboratuvarı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan yetkili aynı zamanda TÜRKAK tarafından akredite olmuş ulusal/uluslararası geçerliliğe sahip donanımlı bir laboratuvardır. Atık su, yüzey suyu ve deniz suyu analizleri ayrıca çevre mevzuatı kapsamında arıtma tesisleri, sanayi kuruluşları ve diğer işletmelerden alınan numuneleri inceler. ASAT Çevre Koruma ve Kontrol Laboratuvarı şu an itibariyle 59 parametreden akreditedir. Kasım ayında akraditasyon denetimde 4 ağır metal parametresinin daha kapsama alınıp toplam 63 parametreden akredite olması hedeflenmektedir. ASAT Su Kalite Kontrol Laboratuvarı ise şu an itibariyle 42 parametreden akreditedir. Bu yılın sonuna kadar 51 parametreden daha akredite olarak toplamda 93 parametrede akreditasyon hedefi vardır.”
Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen deniz temizliği faaliyetleri ile ilgili rakamlar da açıklamada yer aldı.
UZMANLARDAN ‘ÖLÇE KAPASİTESİ KAYBI’ VURGUSU
Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz uzmanlar, Antalya’daki deniz kirliliği sorununun yalnızca temizleme kapasitesi eksikliği ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda bir ölçme kapasitesi kaybı ile karşı karşıya olunduğunu dike getiriyor: “Ölçemediğiniz kirliliği yönetemez, azaltamadığınız yükü başarı diye sunamazsınız. Deniz suyu kalitesini izlemek ile yüzme suyunun mikrobiyolojik uygunluğunu kontrol etmek aynı şey değildir.
BAKANLIK KILAVUZUNDA KAPSAM GENİŞLEDİ
Antalya’da denizin 81 noktasından 15 günde bir mikrobiyolojik numune alınması ve bunların analiz edilmesi, halk sağlığı ve yüzme suyu güvenliği açısından önemlidir. Ancak bunu ‘Antalya Körfezi'nin deniz suyu kalitesini izliyoruz’ şeklinde geniş bir ekolojik izleme programı gibi sunmak yanıltıcı olur. Bu, Bakanlığın 2026 kılavuzları https://webdosya.csb.gov.tr/v2/ced/2026/08/2026-20260811150014.pdf karşısında daha da tartışmalı hale gelir. Çünkü bahsedilen 81 noktalı programın kapsamı mikrobiyolojik analizdir.
DENİZ SUYU ANALİZLERİNDE HANGİ BAŞLIKLAR VAR
Bakanlığın yeni kılavuzuna göre, Akdeniz ve Ege'deki plankton ve su kolonu izlemelerinde dahi yalnızca biyolojik örnekler değil; toplam klorofil-a, çözünmüş inorganik azot, çözünmüş inorganik fosfor, silis, ışık geçirgenliği, sıcaklık, tuzluluk, çözünmüş oksijen ve CTD profilleri gibi destekleyici fiziksel ve kimyasal parametreler birlikte ele alınmalıdır. Ötrofikasyon bölümünde ise liste daha da açık: amonyum, nitrit, nitrat, fosfat, silikat, klorofil-a, Secchi disk derinliği, fitoplankton türleri ve baskınlıkları, toksik tür çoğalmaları, çözünmüş oksijen, sıcaklık ve tuzluluk izleme göstergeleri arasında sayılmaktadır.
KİRLİLİK İKİ BAŞLIKLA ÖLÇÜLEMEZ
Bu ayrım Antalya açısından özellikle önemlidir. Çünkü kıyılarda alg artışından suyun renginin değişmesine, akarsu girdilerinden arıtılmış atıksu deşarjlarına, deniz çayırlarının gerilemesinden kıyısal ötrofikasyon riskine kadar tartıştığımız çevresel sorunların hiçbiri yalnızca E. coli ve koliform bakterilerinin sayılmasıyla açıklanamaz.”





