Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya'nın ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) hazırlıkları kapsamında düzenlenen "Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısı"na katıldı. Toplantıda Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadeledeki kararlılığını ve uluslararası arenadaki güçlü duruşunu ele alan Bakan Murat Kurum, Antalya EXPO alanının bu dev organizasyon için yeniden tasarlandığını ve saha çalışmalarının büyük bir hızla başlatıldığını müjdeledi. Bakan Kurum, COP31'in sadece teknik bir görüşme trafiği değil, tüm toplumu kapsayan tarihi bir eylem planı olduğunu ifade etti.
ANTALYA EXPO ALANI DÜNYA İKLİM ZİRVESİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
Kurum, Türkiye'nin COP31 adaylığı ve hazırlık süreciyle ilgili yaptığı açıklamada Antalya’nın stratejik önemine değindi. Kurum, "COP31 toplantısı için Antalya EXPO alanını tasarladık ve hızlı bir şekilde de saha çalışmalarını başlattık" diyerek, şehrin küresel iklim diplomasisinin merkezi olacağını belirtti. İstanbul'da gerçekleştirilen hazırlık toplantılarında Birleşmiş Milletler temsilcileri, Avustralya, Brezilya ve Azerbaycan'dan gelen heyetlerle bir araya geldiklerini hatırlatan Kurum, Antalya’da uygulanacak "Birinci Stratejik Misyon" çalışmasının temellerinin atıldığını kaydetti.

SOSYAL MEDYADAKİ SPEKÜLASYONLARA SERT YANIT
İklim Kanunu süreciyle ilgili kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğine de dikkat çeken Kurum, sosyal medyada dolaşıma sokulan asılsız iddialara yanıt verdi. Kurum, "Hayvanlar öldürülecek, yapay et verilecek" ya da "havadan ücret alınacak" şeklindeki söylemlerin gündem dışı ve gerçek dışı olduğunu vurguladı. Kurum, temel hedefin küresel ısınmayı 1,5 santigrat derece sınırında tutmak olduğunu belirterek, bu farkındalığın evlerden sokaklara kadar yayılması gerektiğini ifade etti.
GELECEĞİN VİZYONU: UYGULAMA VE AKSİYON COP’U
COP31 sürecini "Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon" ilkeleri üzerine inşa ettiklerini belirten Kurum, dünyanın artık bekleme lüksünün kalmadığını dile getirdi. Kurum, "COP31 vizyonumuzu ‘Geleceğin COP'u: Uygulama COP'u’ üzerine inşa ediyoruz. Kararların sadece yazıldığı değil, sahada hayata geçtiği bir zirve istiyoruz" dedi. Sivil toplum kuruluşlarının bu süreçteki kritik rolüne değinen Kurum, Antalya’da gerçekleştirilecek zirvenin başarısının STK’ların güçlendirilmesine ve toplumsal sahiplenmeye bağlı olduğunu sözlerine ekledi.

TÜRKİYE İKLİM ADALETİNİN VE ÇÖZÜMÜN ADRESİ OLACAK
Kurum, Türkiye'nin sadece bir ev sahibi değil, aynı zamanda iklim krizine karşı küresel bir çözüm merkezi olduğunu savundu. Kurum, Türkiye’nin yeşil ekonomi ve enerji konularında gelişmiş ülkelere sorumluluk çağrısı yaparken, kalkınmakta olan ülkelerin de sesi olacağını ifade etti. Antalya’daki zirvenin siyaset üstü bir yaklaşımla yürütüleceğini belirten Kurum, "İnsanlık gemisini güvenli limanlara ulaştırma sorumluluğu bizi bekliyor" diyerek sivil toplum temsilcilerini iklim diplomasisinin gönüllü elçileri olmaya davet etti.






