Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ana hizmet binasının eksi birinci katında yer aldığı belirtilen ‘şifreli oda’, görevden uzaklaştırılan tutuklu Başkan Muhittin Böcek tarafından oluşturulmuş. Genel Sekreter Cansel Tuncer, “Ben hiç girmedim” dediği şifreli odanın bir stüdyo olduğunu belirterek iddianamede yer alan ifadesinde, “Bahse konu stüdyonun hazırlanması için ciddi araç ve gereç yatırımı yapıldı” diyor. Belediyenin en yetkili yöneticisinin dahi girmediği bu gizemli şifreli odanın sırrı nedir? Bu soru hala yanıtlanmış değil.

CHP’Lİ BÖCEK, AKP’Lİ ESKİ BAKAN’IN İLETİŞİMCİSİNİ TRANSFER ETTİ

AKP’li eski Bakan Lütfi Elvan’ın seçim çalışmalarında iletişim ekibinde yer alan Batuhan Ülker’in başında bulunduğu bir ekibin çalıştığı bu şifreli oda, Muhittin Böcek’in propaganda departmanı gibi çalışan bir işleve sahip. Bu arada Lütfi Elvan’ın koruma ekibinden bir başka isim olan Behiç Özdemir’in de Muhittin Böcek tarafından önce Konyaaltı Belediyesi’ne transfer edildiği, ardından da Büyükşehir Belediyesi’nde daire başkanı yapıldığını da anımsatmak gerek. Bugün Başkanvekili olan Büşra Özdemir’in de eşi olan Behiç Özdemir, Zabıta Daire Başkanı olarak görev yaparken, Özel Kalem Müdürlüğü bünyesinde görevlendirilmişti.

Behiç Özdemir Ve Eşi Büşra Özdemir Muhittin Böcek Ile

BELEDİYENİN EKSİ BİRİNCİ KATINDA ŞİFRELİ ODA OLUŞTURULDU

Muhittin Böcek, 2019 yerel seçimlerini kazanmasının ardından, AKP’li eski Bakan Lütfi Elvan’ın ekibinde çalışan genç bir iletişimci olan Batuhan Ülker’i Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne transfer etti. İlerleyen zamanda ise belediyenin ana hizmet binasının eksi birinci kartında bir stüdyo oluşturuldu. Bu stüdyoda, Başkan Muhittin Böcek’in sosyal medyada paylaşılan videolarının hazırlandığı belirtiliyordu. Ancak başka amaçlı bir çalışmanın olup olmadığı sorusunun yanıtı verilemiyor. İddianamenin sanıkları arasında bulunan M. Okan Kaya’nın kurduğu şirketlerden biri olan Panda Organizasyon şirketi üzerinden başlayan bu ilişki nedeniyle Batuhan Ülker’in kurum içinde ‘Pandacı’ olarak anıldığı belirtiliyor. Gazeteci Dursun Gündoğdu, Batuhan Ülker’in AKP’den Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne transferiyle ilgili Gün Haber adlı internet haber sitesinde 9 Aralık 2020 tarihinde detaylı bir yazı yayınlamıştı. Yazıda, Ülker’in Büyükşehir Belediyesi’ne kestiği faturalara ilişkin iddialara yer verilmişti. Aradan geçen 6 yıllık dönem içerisinde, Panda şirketi ile başlayan ilişkinin, eksi birinci kattaki şifreli odada yürütülen çalışmalarla Belediyenin iletişiminin emanet edildiği bir zemine oturduğu görülüyor.

Batuhan Ülker Eski Bakan Lütfi Elvan Ile

BASIN BİRİMİ VARKEN NEDEN PARALEL BİR ŞİFRELİ ODA KURULDU

Bir kamu kurumu olan belediyede, mevzuat gereği yapılandırılan Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi var. Bu birimin görevi, belediyenin hizmetlerini ve projelerini kamuoyuna anlatmak, başkan dâhil idarecilerin kamu görevleriyle ilgili iş ve işlemlerini kent halkına duyurmak. Özetle belediyenin sesini duyurmak için mevzuata dayalı olarak kurulmuş bir birim var. O halde neden Başkan Böcek’in iletişimini sağlamak için ikinci bir ‘paralel’ birim kuruldu. Üstelik kozmik oda tartışmalarının ülkenin siyasi hafızasındaki yerini koruduğu bir dönemde, şifreli ve herkesin girmesine izin verilmeyen bir gizemli alan yaratıldı. Öyle ki, belediyenin en tepesindeki icracı ve yetkisi sahibi isim olan Genel Sekreter Cansel Tuncer’in dahi “girmedim” dediği bu odanın sırrı ne? Burası bir kozmik oda mı? Bu odada sadece sosyal medya faaliyetleri mi yürütülüyor?

Cansel Tuncer 66

BELEDİYENİN EN YETKİLİ İSMİ DAHİ "BEN HİÇ GİRMEDİM" DİYOR

Muhittin Böcek ve Antalya Büyükşehir Belediyesi ile ilgili hazırlanan iddianamede, Genel Sekreter Cansel Tuncer’in de ifadeleri yer alıyor. Genel Sekreter Tuncer, belediye bürokratları ve Gökhan Böcek’in yakın arkadaşı olan F. Solak’ın ifadelerinde geçen kendisiyle ilgili iddialara yanıt verdiği 21 Aralık 2025 tarihli Savcılık ifadesinde, şifreli oda konusuna da değinerek şunları anlatıyor:

“F. Solak isimli şahıs Gökhan Böcek’in bildiğim kadarıyla çocukluk arkadaşıdır. Aynı zamanda oturmakta olduğum sitede komşumdur. Miras yoluyla elde ettiği babasından kalma mal varlığı değerlerini yönetmekte ve işleri devam ettirmektedir. İşlerinin düzeni hakkında detaylı bir bilgim yoktur ancak aileden gelen mal varlıkları bulunmaktadır. Şahsım hakkında vermiş olduğu, Gökhan Böcek'ten duyduğu beyan içeriklerini kabul etmiyorum… İfade içeriğinde geçen Batuhan Ülker, Muhittin Böcek'in sosyal medya faaliyetlerini takip eder ve yürütür. Aynı zamanda Büyükşehir Belediyesinde çalışmaktadır. İfade içeriğinde beyan edildiği üzere belediyenin eksi birinci katında sosyal medya departmanı adı altında şifreli bir oda vardır. Bu odanın başkanın bilgisi dâhilinde korunaklı bir hale getirildiğini biliyorum. Bu alanda Muhittin Böcek'in sosyal medya üzerinden yaptığı video paylaşımları ve ses kayıtları çekilmektedir. Bahse konu stüdyonun hazırlanması için ciddi araç ve gereç yatırımı yapıldı. Bu odaya ben hiç girmedim. Gökhan Böcek'in de girip girmediğinden haberim yoktur.”

Batuhan Ülker Muhittin Böcek Ile

‘BELEDİYEDEKİ TÜM PERSONELİN İDARİ AMİRİYİM’

Antalya Körfez Gazetesi muhabiri Yusuf Yavuz'un haberine göre; Cansel Tuncer, soruşturma kapsamında Savcılığa verdiği beyanında, Ekim 2019 tarihinden itibaren yürüttüğü Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği makamının görev ve yetkilerini şöyle sıralıyor:

“Yürütmüş olduğum genel sekreterlik makamının ilgili kanunlarda yazıldığı üzere Büyükşehir Belediyesi’nin idari personelin en üst amiri olarak görev tanımı vardır. Büyükşehir Belediyesinde memur, geçici işçi, kadrolu işçi ve benzeri her türlü pozisyondaki şahsın idari amirliğini yapmaktayım. Bu görevlerle ilgili sadece Büyükşehir Belediye Başkanına karşı sorumluluğum vardır. Başkaca bir makamla aramda doğrudan hiyerarşik ilişki bulunmamaktadır.”

TÜM PERSONELİN AMİRİ NEDEN BU ODAYA GİREMİYOR?

Belediyedeki her türlü personelin idari amiri olan genel sekreterin, belediyenin altında kurulan şifreli odaya girememesi ilginç bir durumu ortaya koyuyor. Belediyedeki tüm personelden sorumlu olan Genel Sekreter’in, sorumluluğu gereği şifreli odada kaç personel çalıştığını da bilmesi gerek. Ancak bununla ilgili hiçbir detay yer almıyor beyanında. Şifreli oda konusunda bir şeffaflık olmadığı için bu birimde kaç kişi çalıştırıldığını bilmiyoruz. İddialar 80-100 arası personelin çalıştığı yönünde.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Çalışanlarına Yönelik Anketin Sonuçlarına Stratejik Plan Raporunda Yer Verdi

ŞİFRELİ ODANIN KURULUMASI İÇİN MECLİS KARARI ALINDI MI?

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı'na bağlı Tanıtım Şube Müdürlüğü varken, şifreli odada buna paralel bir birim oluşturuluyor. Bununla ilgili bir Meclis kararı olup olmadığını bilmiyoruz. Açık kaynaklardan yaptığımız taramada, “şifreli bir odada sosyal medya birimi” kurulmasına ilişkin Meclis kararına rastlamadık. Dahası şifreli odada faaliyet yürüten birimin bütçesi nasıl karşılandığı da belirsiz. Çünkü kurumsal yapıya baktığımızda, belediyede herhangi bir daire başkanlığının altında böyle bir birim görünmüyor.

PARALEL BELEDİYECİLİK: HER TÜRLÜ YETKİ VAR HİÇ SORUMLULUK YOK

Belediyede Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı var, buna paralel olarak ayrıca bir Çevre Kurulu oluşturuluyor. Başına da Başkan Danışmanı getiriliyor. Konyaaltı Sahiliyle ilgili iş ve işlemler, mevzuat kapsamında park bahçeler dairesine bağlı birimler tarafından yürütürken, burayla ilgili de ‘Konyaaltı Alan Yönetimi Denetleme Kurulu’ oluşturuluyor ve basına yansıtıldığına göre bu Kurul’a da yine Başkan Danışmanı Lokman Atasoy başkanlık ediyor. Boğaçayı Bilim Kurulu, Düden Çayı Komisyonu gibi adlarla oluşturulan yapılanmalar da yine aynı şekilde Başkan Danışmanı Lokman Atasoy’un başkanlığında ‘toplanıp’ dağılan oluşumlar.

Konyaaltı Belediyesi 2018 Yılı Faaliyet Raporunda Behiç Özdemir'in Atanmasına Ilişkin Yazışma Detayı

SAYIŞTAY RAPORLARINA YANSIYAN ÇOKLU GÖREVLENDİRMELER

Başkan Danışmanları, 5216 Sayılı kanun kapsamında sözleşmeli olarak görevlendiriliyor. Görev süreleri de Başkanın görev süresiyle sınırlı ve imza yetkileri bulunmuyor. Dolayısıyla bir kamu personeli gibi imza attıkları iş ve işlemlerden dolayı doğan sorumlulukları da yok. Kimi durumda mevzuatı dolanan, sınırları zorlayan uygulamalar da var. Örneğin Muhittin Böcek’in Baş Danışmanı Cem Oğuz’un hem ASAT’da daire başkanı olması, hem belediye şirketlerinde yönetici yapılması, hem de üniversitede öğretim üyesi olması gibi çarpık sonuçlar Sayıştay raporlarına da konu olmuştu.

Cem Oğuz Antalya Büyükşehir Belediyesi Başdanışmanı

HESAP VERİLEBİLİRLİĞİ ORTADAN KALDIRAN YÖNETİM SİSTEMİ

Bu durum, belediye bünyesinde birçok başka birimde da karşımıza çıkan ikiliğe işaret ediyor. Bir başka deyişle, ‘paralel’ bir belediye yapılanmasına: Bir yanda kamu disiplini, liyakat ve 657 sistemi çökertilirken, diğer yandan kişisel talep ve beklentiler doğrultusunda kamu kurumunun bünyesinde ikincil bir yapılanmaya gidiliyor. Üstelik şeffaflık ve denetimden uzak, imza yetkisi bulunmadığı için de sorumluluğu ve hesap verebilirliği olmayan bu sistem, kamu içinde bir tür özel ilişkiler ağı yaratıyor.

BEDEN İŞÇİSİ DAİRE BAŞKANI, ÇAYCI ÖZEL KALEMDE EĞİTMEN YAPILDI

Danışmanlık sözleşmeleriyle başlayan görevlendirmelerin zamanla en yetkili makamlara evrildiği, “beden işçisi” olarak işe alınıp ‘daire başkanı kadrosu’ verilen, “çaycı” olarak işe alınıp, özel kalemde ‘özel görevlere’ getirilen; kamu disiplini ve hiyerarşi açısından vazgeçilmez olan ast-üst ilişkisinin tamamen devre dışı kaldığı, akraba kontenjanından işe alınan bir işçinin daire başkanı ya da şube müdüründen daha ekili olduğu, başkan şoförlerinin atamalarda ve görev yeri değişikliklerinden söz sahibi olduğu belediyecilik modeli yaratıldı.

657’NİN TASFİYESİ: 12 BİN ÇALIŞANIN YÜZDE 80’İ ŞİRKET PERSONELİ

Antalya Büyükşehir Belediyesi orta ölçekli bir ilçe nüfusu kadar personel istihdam ediyor. Yaklaşık 12 bin personelin yüzde 80’i belediye şirketleri üzerinden işe alınanlardan oluşuyor. Geri kalan yüzde 20’lik kısmı ise kadrolu memur. Tek başına bu tablo bile belediyedeki kamu işleyişinin yerini neden keyfiyete bıraktığını ortaya koymaya yetiyor. Muhittin Böcek’in doğrudan ya da dolaylı akrabalarının Antalya Büyükşehir Belediyesi ve bağlı birimlerde görevler verilmesi, nepotizm tartışmalarıyla birlikte kent gündeminden düşmedi. Çoğu örnekte görev ve sorumluluklarını yerine getirebilme yeterliliği olmayan isimlerin şirketler üzerinden işe alınarak, zamanla ‘kadrolu’ hale getirilmesi, Muhittin Böcek’i çevreleyen halkada bir minnet duygusu yaratırken, taraftarlık bağlarını da canlı tutuyor.

Muhittin Bocek 1480384-1

KURTLAR VADİSİ REPLİKLERİNDEN ÜLKÜCÜ SLOGANLARA

Şifreli odada üretilen çoğu videoda, işte bu taraftarlık bağlarının güçlenmesi için ‘Muhittin Böcek Severler’ tarafından tüketiliyor. Muhittin Böcek muhipleri, kimi zaman Kurtlar Vadisi dizisinden bir replikle, kimi zaman Ülkücü gelenekten gelen bir sloganla, kimi zaman da ‘Yörük çocuğu’ Muhittin’in sınırlı sayıdaki ezberlenmiş nutuklarıyla buluşturuluyor. Yerine göre Atatürkçü ve laik, yerine göre Müslüman, elhamdülillah. Farklı eğilimleri bir arada tutma çabasında rap şarkıları dinleyen günümüz gençleri de unutulmadı. Muhittin Böcek’in 2024 yerel seçimleri öncesindeki seçim videolarında rap şarkısı kalıpları da önemli bir yer tutmuştu.

Muhittin Böcek Geniş Kesim

BELEDİYELERİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜNDE PARALEL ÖRGÜTLENME VAR

Sonuç olarak yaklaşık 10 aydır kamuoyu gündeminde yer tutan yerel yönetim tartışmaları, yolsuzluk, rüşvet, irtikâp, sebepsiz zenginleşme ve son olarak bunlara eklenen kaset skandallarıyla kamuoyunu meşgul ediyor. Partisi fark etmeksizin, belediyelerle ilgili tartışmanın görünmeyen yüzünde, kamu gücü ve otoritesini felce uğratan bir ‘paralel belediye’ yapılanması var. Belirli bir cemaat ile özdeşleştirilen ‘paralel yapı’ kavramının, illa ki bununla sınırlı olması da, bundan tamamen bağımsız olması da beklenemez.

BELEDİYE YÖNETİMİ, İDDİALARA ZEMİN YARATAN BU GİZEMİ ÇÖZMELİ

Kamu bilinciyle işini yapan istisnalar olmakla birlikte belediyelerin şirketler, danışmanlık, hizmet alımları ve benzeri adımlarla inşa ettiği paralel yapılanma, ülkeyi şirket gibi yönetme iddiasıyla ortaya çıkan siyasi anlayışın başlattığı bir uygulama olsa da son dönemde birçok CHP’li belediyenin bu düzeni daha da savruk bir hale getirdiğini söylemek mümkün. Antalya Büyükşehir Belediyesi, bu anlamda bir laboratuvar gibi. Belediyenin eksi birinci katındaki ‘şifreli oda’ konusu, bütün bu tablonun ortasında duran çarpıcı bir örnek. Yargı süreçlerinden bağımsız olarak bir kamu kurumunun bodrum katında kozmik oda benzeri bir yapılanmaya gidilmesi, şantaj, kumpas, kaset ve tehdit iddialarının gündemde olduğu bir siyasi ortamda her türlü olumsuz algıyı besleyecek bir işleve dönüşür. Kurum yöneticileri de bu iddiaların yarattığı yıkımın altında kalır.

ŞİFRELİ ODADAN GERİNE NE KALACAK?

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin, genel sekreterin bile girmediğini beyan ettiği şifreli odanın üzerindeki sis perdesini dağıtmaya, şeffaf yönetim anlayışı gereği mevzuat çerçevesindeki işleyişi etkin kılmaya, liyakatin ve kamu disiplininin gereğini yerine getirmeye ihtiyacı vardır. Bu yapılmadığı sürece, ulaşım, çevre temizliği, kentsel konfor, sivrisinek gibi başat sorunların olduğu bir kenti yöneten isimlerden geriye sadece sosyal medya fenomenlerinin paylaştığı videolar düzeyinde bir iletişim tortusu kalacak.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-YUSUF YAVUZ