Büro Emekçileri Sendikası (BES) Antalya Şube Yönetimi, Antalya Defterdarlığında uzun süredir devam eden sorunların çözümü için yürüttükleri tüm girişimlere rağmen herhangi bir ilerleme sağlanamadığını belirterek kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Sendika, kurumda liyakat ilkesinin ihlal edildiğini, sendikal baskı ve mobbing uygulamalarının yaygınlaştığını, mahkeme kararlarının dahi uygulanmadığı belirtildi.

MAĞDURİYETLER YAŞANDIĞI İDDİA EDİLDİ

BES Antalya Şube Yönetimi adına yapılan açıklamada, sorunların sendikalar arası bir rekabetten kaynaklanmadığı özellikle belirtilerek, farklı sendikalara üye çok sayıda çalışanın benzer mağduriyetler yaşadığı ifade edildi. Kurumda yaratılan baskı ortamının çalışanlar üzerinde ciddi bir korku iklimi oluşturduğu kaydedildi.

“VEKALET, SÜRGÜN VE KEYFİLİK KURUMSALLAŞTI”

Açıklamada, asil ve nitelikli yöneticilerin ilçe görevlendirmeleriyle pasifize edildiği, bazı yöneticilerin ise hukuksuz biçimde başka illere gönderildiği belirtilirken; mali ve idari açıdan kritik birimlerde uzun süreli vekâleten görevlendirmelerin yapıldığı ifade edildi. Bu uygulamaların kamu yönetiminde liyakat ilkesini açıkça zedelediği vurgulandı.
Çalışanların istekleri dışında görev yerlerinin değiştirildiği, yıllardır sorumluluk üstlenen personelin keyfi biçimde görevden alındığı ve itibarsızlaştırıldığı belirtilerek, “Kamunun ihtiyacı, itiraz etmeyen yöneticiler değil; tecrübeli ve liyakatli yöneticilerdir” denildi.

“DİSİPLİN SORUŞTURMALARINDA SENDİKA AYRIMI İDDİASI”

Sendika, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine rağmen benzer fiillerde farklı disiplin cezaları uygulandığını, bazı soruşturmalarda sendika üyeliğinin belirleyici hale geldiğine dair güçlü bir kanaat oluştuğunu açıkladı. Hakkında somut delil bulunmayan ve üst disiplin kurulunca da bu durum açıkça belirtilen bir çalışanın, sendika üyesi olmadığı gerekçesiyle hukuksuz biçimde Elmalı ilçesine gönderildiği ifade edildi.

“TARAFSIZLIK İLKESİ ZEDELENİYOR”

Açıklamada, Defterdarın sendikal tarafsızlık yükümlülüğüne aykırı davranışlar sergilediği, bir sendikanın genel kuruluna katılarak açık destek verdiği ve bunun kurumda büyük rahatsızlık yarattığı belirtildi. Kurum içerisinde sendikal kimliği kullanarak idare üzerinde nüfuz kuran bir kişinin, fiilen hiçbir iş yapmadığı hâlde yetki kullandığı, personel görevlendirmelerinde belirleyici olduğu öne sürüldü. BES, yeni atanan genç kamu emekçilerinin sendika tercihlerine yönelik açık tehditlerle karşı karşıya kaldığını, adaylık onayı ve uzmanlık süreçlerinin baskı unsuru olarak kullanıldığını belirtti. Başka sendikalara üye olan çalışanların ise yer değişikliği tehdidiyle baskı altına alındığı ifade edildi.

“MAHKEME KARARLARI TANIMIYOR”

Kemer Vergi Dairesinde görev yapan bir kadın sendika temsilcisinin, açtığı davayı kazanmasına rağmen mahkeme kararının fiilen uygulanmadığı ve aynı gün merkeze atandığı hatırlatıldı. Benzer şekilde başka sendika temsilcileriyle ilgili iptal kararlarının da görmezden gelindiği belirtilerek, idarenin yargı kararlarını tanımadığı savunuldu.

BES üyeleri yapılması gereken taleplerini şöyle sıraladı:

  • • “Sendikacılığı kişisel güç ve tahakküm aracı olarak kullanan anlayışlara müsaade edilmemesi, tarafsız bir tutum sergilenmesi ve kurumsal işleyişin yeniden tesis edilmesi,

  • • Atama ve görevlendirmelerin kamusal ihtiyaç dışında cezalandırma aracı olarak kullanılmaması; cezai yaptırım gerektiren hâllerde mevzuat dışı fiili uygulamalara başvurulmaması,

  • • Atama ve görevlendirmelerde İl İdaresi ve Sendikalar Kanunu hükümlerine uyulması; aile bütünlüğü, sağlık durumu ve çocukların gözetilmesi, mevcut mağduriyetlerin sonlandırılması,

  • • İdari soruşturmaların hukuki normlar çerçevesinde, tarafsız ve ciddi biçimde yürütülmesi,

  • • Vekâleten görevlendirmelerin zorunlu hâller dışında yapılmaması, liyakat ilkesinin esas alınması,

  • • Mahkeme kararlarına rağmen sürdürülen atamaların iptal edilmesi; özellikle Kemer ilçesinde uygulanan mevzuat dışı fiili cezalandırmaların sonlandırılması,

  • • Açılan davaların kaybedilmesi nedeniyle oluşan avukatlık ücretleri, dava masrafları ve harcırah ödemeleriyle oluşan kamu zararlarının, iyi niyet taşımadığı açık olan bu uygulamalarda sorumlulara rücu edilmesi.

Sendika olarak önceliğimiz, kurum itibarını gözeterek sorunları istişareye dayalı biçimde çözmektir. Ancak tüm girişimlerimize rağmen kayırmacı tutum ve uygulamalar ile yaşanan mağduriyetler devam ettiği için, tüm bu hususları kamuoyu ile paylaşmak zorunlu hâle gelmiştir.
Konunun takipçisi olacağımızı, somut adımlar atılmadığı takdirde hukuki müeyyidelere başvuracağımızı ve sorunları siyasi partilerle görüşerek Türkiye Büyük Millet Meclisine taşıyacağımızı, basın emekçileri aracılığıyla kamuoyuna duyururuz.”

Kaynak: HABER MERKEZİ