Tutuklu bulunan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in “etkin pişmanlık” kapsamında ifade vereceğini geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurmuştu. Dün akşam da Muhittin Böcek’in “etkin pişmanlık” kapsamında ifade verdiği ortaya çıktı. Yaşanan gelişmelere ilişkin CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, sosyal medya hesabından Adalet Bakanı’na yüklendi.

“SENARYOYA GÖRE Mİ İŞLETİLMEKTEDİR?”

Bakanın henüz soruşturma dosyası netleşmeden sürece ilişkin konuşmasını eleştiren Tanal, “Bir ülkede Adalet Bakanı, önce televizyona çıkıp “Muhittin Böcek ve oğlu itirafçı olacak” diyorsa; sonra da haberleri servis ediliyorsa, burada çok ciddi bir hukuk devleti sorunu vardır. Soruyoruz: Sayın Bakan bunu nereden biliyordu? Henüz ifade süreci tamamlanmadan, mahkeme önüne çıkılmadan, soruşturma dosyası hukuken netleşmeden bir kişinin “itirafçı olacağını” siyasi makam nasıl önceden ilan edebilir, bu öngörü müdür, bilgi midir, telkin midir, yönlendirme midir, yoksa yargı süreci önceden hazırlanmış bir senaryoya göre mi işletilmektedir?” sorularını yöneltti.

Akın Gürlek

“YARGININ BAĞIMSIZLIĞI AÇISINDAN VAHİM BİR DURUM”

Yargı bağımsızlığına dikkat çeken Tanal, “Hukuk devletinde soruşturmanın sonucunu siyaset belirlemez. Adalet Bakanı, savcı yerine konuşamaz. Mahkeme yerine hüküm kuramaz. Şüpheli veya sanıkların ne söyleyeceğini önceden ilan edemez. Anayasa’nın 138. maddesi açıktır: Hiçbir organ, makam veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; tavsiye ve telkinde bulunamaz. Masumiyet karinesi de açıktır: Mahkeme kararı olmadan hiç kimse suçlu ilan edilemez. Eğer bir Adalet Bakanı, soruşturma dosyasının seyrini önceden biliyorsa; bu, yargının bağımsızlığı açısından vahimdir. Eğer bilmiyor da siyasi tahmin yürütüyorsa; bu da adil yargılamayı etkileyen sorumsuz bir açıklamadır. Her iki ihtimal de hukuk devleti için kabul edilemez” dedi.

Muhittin Bocek 1480384-1

“SAVUNMA HAKKINI GÖLGELER”

Ceza yargılamasının televizyon ekranlarında değil, bağımsız ve tarafsız mahkemelerde yapıldığını dikkat çeken Tanal, “İtirafçı olacaklar” cümlesi, masumiyet karinesini zedeler. Şüpheli üzerinde baskı algısı yaratır. Savunma hakkını gölgeler. Yargıya olan toplumsal güveni yok eder. Adalet, önceden yazılmış metinlerle değil; hukuka uygun delillerle, bağımsız yargıyla, adil yargılanma hakkıyla sağlanır. Türkiye’nin ihtiyacı siyasi senaryolar değil, eşit hukuk ve gerçek adalettir. Yargı iktidarın diliyle konuşursa, millet adalete güvenini kaybeder” açıklamasında bulundu.

Muhabir: VİLDAN ÖZKAN