Makina Mühendisleri Odası (MMO) Antalya Şube Başkanı Devrim Kılıç, 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında yaptığı açıklamada deprem sonrası yangın riskine dikkat çekti. Kılıç, depremin yalnızca binaların taşıyıcı sistemlerini değil, doğal gaz tesisatları ve yangın söndürme altyapılarını da ciddi biçimde etkilediğini belirterek, “Depremden sonra çıkan yangınlar, çoğu zaman ilk yıkımdan daha ağır sonuçlar doğurabiliyor” dedi.

DEPREM SONRASI YANGIN RİSKİ NEDEN ARTIYOR?

Deprem anında doğal gaz hatlarında meydana gelen kırılmalar ve bağlantı kopmalarının patlama ve yangın riskini artırdığını vurgulayan Kılıç, özellikle otomatik sismik gaz kesme vanası bulunmayan binalarda gaz akışının kontrolsüz şekilde devam edebildiğini söyledi. Bu durumun hem bina içindeki can güvenliğini hem de çevredeki yapıları tehdit ettiğini ifade etti.

YANGIN SÖNDÜRME SİSTEMLERİ DEPREMDE DEVRE DIŞI KALABİLİR

Sprinkler hatları ve boru sistemlerinin deprem yükleri dikkate alınmadan tasarlanması halinde, yangın söndürme sistemlerinin tam ihtiyaç anında devre dışı kalabileceğini belirten Kılıç, deprem sonrası yangın riskinin bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek olduğunu dile getirdi.

ULUSLARARASI STANDARTLAR VAR, UYGULAMA YETERSİZ

Başta National Fire Protection Association (NFPA) ve American Society of Civil Engineers kriterleri olmak üzere uluslararası standartların mekanik tesisatlarda deprem etkisinin dikkate alınmasını zorunlu tuttuğunu hatırlatan Kılıç, Türkiye’de yürürlükte bulunan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’nin de yapısal olmayan sistemlerin güvenliğini açıkça düzenlediğini söyledi. Ancak uygulamada bu kuralların yeterince hayata geçirilmediğini belirtti.

YANGIN SUYU DEPOLARI VE ENERJİ KESİNTİSİ RİSKİ

Deprem anında yangın suyu depolarının ciddi zorlanmalara maruz kaldığını kaydeden Kılıç, suyun hareketi nedeniyle depolarda hasar oluşabildiğini ve bunun yangınla mücadelede hayati öneme sahip su kaynağını devre dışı bırakabileceğini ifade etti. Enerji kesintileri nedeniyle yangın pompalarının çalışmaması riskinin de tabloyu ağırlaştırdığına dikkat çekti.

“BU TABLO KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL”

Mevcut yapı stokunun önemli bir bölümünde yangın söndürme sistemlerinde yeterli sismik sabitleme yapılmadığını ve yangın suyu depoları için deprem hesap raporlarının hazırlanmadığını belirten Kılıç, “Bu tablo kabul edilebilir değil” değerlendirmesinde bulundu.

ÇÖZÜM İÇİN 5 MADDELİK ÖNERİ

Kılıç, deprem sonrası yangın riskini azaltmak için şu adımların atılması gerektiğini sıraladı: Doğal gaz tesisatlarında otomatik sismik gaz kesme vanalarının zorunlu hale getirilmesi, yangın söndürme sistemlerinde sismik tasarım ve denetimin artırılması, yangın suyu depoları için sismik güvenlik hesap raporu şartı getirilmesi, ilgili kurumlarda mekanik tesisatların deprem uygunluğunu denetleyecek teknik birimlerin oluşturulması ve mevcut binalarda periyodik mekanik tesisat kontrollerinin başlatılması.

6 Şubat Depremi̇ 2

“GÜVENLİK YAŞAM HAKKININ TEMEL UNSURUDUR”

Depremin yalnızca yapısal bir mesele olmadığını vurgulayan Kılıç, altyapı güvenliği, mühendislik disiplini ve etkin denetimin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. “Güvenlik bir maliyet kalemi değil, yaşam hakkının temel unsurudur” diyen Kılıç, açıklamasını “Deprem sonrası yangın riski, ihmale gelmez” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ