Akdeniz Üniversitesi (AÜ), kanser tedavisinde devrim niteliği taşıyan CAR-T hücre üretiminin yapılacağı İleri Sağlık Araştırma Merkezi’ni hayata geçirdi. Dünyada yalnızca 7 merkezde uygulanan bu ileri teknoloji tedavi yönteminin 8’inci merkezi Antalya oldu. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, 14 Mart Tıp Bayramı’nda müjdesini verdikleri merkezin hem bilimsel hem de stratejik önemine dikkat çekti.

5 YILLIK STRATEJİK YATIRIM: KEMOTERAPİSİZ BAŞARI

Özellikle lenfoma ve lösemi gibi dirençli kan kanserlerinde başarı oranı yüzde 95’in üzerine çıkan bu yöntem, hastanın kendi bağışıklık hücrelerinin laboratuvarda "modifiye edilerek" kanserle savaşır hale getirilmesini sağlıyor. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, merkezin kuruluş sürecini şu sözlerle anlattı:

"2020 yılında göreve geldiğimizde bu fikir bizde vardı. Cumhurbaşkanımızın büyük desteğiyle 5 yıllık bir serüveni başarıyla tamamladık. Dünyada yüz binlerce dolara mal olan bu tedaviyi, Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) desteğiyle yerli ve milli imkanlarla çok daha uygun fiyatlara sunacağız."

Kanere Karşı Yeni Umut (7)

15 NİSAN’DA İLK HASTALAR KABUL EDİLECEK

Türkiye’de hem araştırma hem de klinik tedavinin aynı anda yapılabildiği ilk ve tek merkez olma özelliği taşıyan laboratuvarda, 15 Nisan itibarıyla ilk hasta alımları başlıyor. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Hastanın kendi kanı işlenip 10 gün içinde geri naklediliyor. Bu, kemoterapi ihtiyacını ciddi oranda azaltan bir yöntem. En yakın merkez İsrail’deydi ve ulaşmak çok zordu. Artık Türk halkı bu hizmete kendi ülkesinde ulaşabilecek" dedi.

SAVAŞTA VE BARIŞTA KENDİ KENDİNE YETEBİLEN TÜRKİYE

Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan ise merkezin stratejik önemine vurgu yaparak laboratuvarın sadece kanserle sınırlı kalmayacağını belirtti. Prof. Dr. Ömer Özkan, şu ifadeleri kullandı:

"Bu laboratuvar GMP (İyi Üretim Uygulamaları) standartlarında inşa edildi. Kapasitemizin şu an sadece yüzde 25'ini kullanıyoruz, ihtiyaç halinde bu rakamı hızla artırabiliriz. Klinik başarımızı üretimle taçlandırmamız gerekiyordu. Dışarıya bağımlılığı azaltmak için bu tür merkezler hayati önemde. Yarın bir gün stratejik ürünler bize verilmezse binlerce insanın tedavisi aksayabilir. Burası sadece bir tedavi merkezi değil, aynı zamanda olası bir salgın durumunda aşı geliştirilebilecek bir araştırma üssüdür."

Kaynak: DHA