Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında av tüfeğiyle ateş açılması sonucu 2'si ağır 11 öğrenci yaralandı. Saldırganın aynı okulda okuyan 15 yaşındaki H.O olduğu açıklandı. Saldırgan birlikte annesi babası ve dedesi gözaltına alınırken, olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı. Yaşanan olaya ilişkin Eğitim İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, “Okulların kapısına kadar silah ve şiddet gelmiştir. Bir eğitim sisteminin bundan daha ağır bir alarmı olabilir mi?” sözleriyle tepki gösterdi.

SADIK ACAR’DAN MİLLİ EĞİTİM BAKANINA TEPKİ

Yaşanan saldırıya ilişkin açıklama yapan Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, okullarda ve okul çevrelerinde güvenlik sorununa dikkat çekerek sert eleştirilerde bulundu. Acar, saldırının ardından yaptığı açıklamada, çocukların okula giderken silah seslerinin ortasında kaldığını belirterek, eğitimde güvenlik sorununa ilişkin daha önce yaptıkları uyarıları hatırlattı. Acar, “Daha kaç çocuğun vurulması gerekiyor ki Milli Eğitim Bakanlığı çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini asli sorumluluğu olarak görsün? Aylarca uyardık. Rapor hazırladık. Alanlara çıktık. Milli Eğitim Bakanlığının kapısına dayandık. ‘Okullar güvenli değil’ dedik. ‘Eğitimde şiddet artık münferit olaylarla açıklanamaz’ dedik. ‘Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim’ talebiyle on binlerce yurttaşın imzasını Bakanlığa teslim ettik. Öğretmenlerimiz öldürüldüğünde haykırdık. Öğrencilerimiz şiddetin hedefi olduğunda haykırdık. Uyardık. Duymadınız. Anlattık. Görmezden geldiniz. Çözüm istedik. Sorumluluktan kaçtınız. Bugün yine bir okulun önünden silah sesleri yükseliyor” ifadelerini kullandı.

Sadık Acar Eğitilm Iş Şube Başkanı

“MÜNFERİT’ DİYEREK GEÇİŞTİRİLEMEZ”

Acar okullarda yaşanan şiddet olaylarının önlenemediğini dikkat çekerek, “Milli Eğitim Bakanlığı artık çıkıp bu olayları ‘münferit’ diyerek geçiştiremez. Her saldırının ardından birkaç cümlelik açıklama yayımlayıp ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam edemez. Çünkü ortada artık inkar edilemeyecek kadar ağır bir tablo vardır: Türkiye’de çocuklar okula giderken can güvenliğinden emin değildir. Öğretmenler görevlerinin başında öldürülmektedir. Okulların kapısına kadar silah ve şiddet gelmiştir. Bir eğitim sisteminin bundan daha ağır bir alarmı olabilir mi?” dedi.

“OKUL DUVARLARININ ÇOCUKLARIMIZI TEK BAŞINA KORUMASI MÜMKÜN DEĞİL”

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenen Acar, “Sizin göreviniz yalnızca müfredat değiştirmek, yönetmelik yayımlamak, çocukların nasıl giyineceğiyle, hangi etkinliğe katılacağıyla uğraşmak değildir. O çocukları sağ salim okula ulaştırmak, öğretmenleri görevlerinin başında yaşatmak da sizin sorumluluğunuzdur. Eğitim-İş olarak aylardır söylüyoruz; şiddet yalnızca okul kapısına bir güvenlik görevlisi dikilerek çözülemez. Çocukların psikososyal destekten yoksun bırakıldığı, rehberlik hizmetlerinin yetersiz kaldığı, şiddetin toplumsal hayatın her alanında sıradanlaştırıldığı, silaha erişimin bu kadar kolay olduğu bir ülkede okul duvarlarının çocuklarımızı tek başına koruması mümkün değildir” sözlerini kaydetti.

“DEVLETİN GÖREVİ, ÇOCUKLARIN VURULMASINI ÖNLEMTİR”

Okullardaki şiddet vakalarının çözülebilmesi için önce Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorunu kabul etmesi gerektiğini belirten Acar, “Okullar hapishaneye çevrilmeden güvenli hale getirilebilir. Bunun yolu bilimsel, kamucu, bütüncül bir eğitim ve sosyal politikadan geçmektedir. Ama bunun için önce Bakanlığın sorunu kabul etmesi gerekir. Her olaydan sonra üzülmek sorumluluk değildir. Başsağlığı dilemek önlem değildir. Soruşturma açmak eğitim politikası değildir. Devletin görevi çocuklar vurulduktan sonra fail aramak değil, çocukların vurulmasını önlemektir” şeklinde konuştu.

“DAHA KAÇ CAN KAYBETMEMİZ GEREKİYOR?”

Acar son olarak şu ifadeleri kullandı: “Bugün Turgutlu’da yaşananların ardından bir kez daha soruyoruz: Nerede sizin ‘güvenli okul’ politikanız? Nerede aylardır istediğimiz kapsamlı şiddet eylem planı? Nerede okullardaki yeterli rehber öğretmen? Nerede okul çevrelerinin güvenliğine ilişkin kalıcı önlemler? Nerede çocuklarımızı şiddetten koruyacak sosyal politikalar? Daha kaç can kaybetmemiz gerekiyor? Milli Eğitim Bakanlığına açıkça söylüyoruz: Artık ‘bilmiyorduk’ diyemezsiniz. ‘Öngöremedik’ diyemezsiniz. ‘Münferit olay’ diyemezsiniz. Çünkü biliyordunuz. Uyarıldınız. Buna rağmen gerekli önlemleri almadınız. Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkını korumayan hiçbir eğitim politikasının bizim gözümüzde değeri yoktur. Turgutlu’da saldırının hedefi olan çocuklarımızın ailelerinin acısını paylaşıyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Bu olayın bütün yönleriyle aydınlatılmasının, ihmali ve sorumluluğu bulunanların ortaya çıkarılmasının takipçisi olacağız.
Ve bir kez daha, öfkeyle söylüyoruz: Okullarımızda silah sesi duymak istemiyoruz! Çocuklarımızın cenazesini değil, geleceğini konuşmak istiyoruz! Çocuklarımızın yaşam hakkı sizin ihmalinize bırakılamaz.”

Muhabir: VİLDAN ÖZKAN