Antalya'da Zaza dili ve kültürünün yaşatılması amacıyla düzenlenen Zaza Dil, Kültür ve Edebiyat Çalıştayı, akademisyenleri, sivil toplum temsilcilerini ve iş dünyasından isimleri bir araya getirdi. Çalıştayda konuşan Şanlıurfalı iş insanı Fatih Mehmet Bucak, Zaza dilinin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda köklü bir kültürel miras ve tarihsel hafızanın önemli bir parçası olduğunu vurguladı.
“ZAZA DİLİ KÜLTÜREL HAFIZAMIZIN ÖNEMLİ BİR PARÇASIDIR”
Çalıştayın konuşmacıları arasında yer alan, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden Zaza kökenli iş insanı Fatih Mehmet Bucak, yaptığı konuşmada Zaza dilinin sadece bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda köklü bir kültürün ve tarihsel hafızanın taşıyıcısı olduğunu ifade etti. Bucak, özellikle Siverek ilçesinde Zaza dilinin günlük yaşamda yaygın olarak konuşulduğunu belirterek, bu zengin dil mirasının korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu söyledi. Dilin unutulmaması için ailelere, eğitimcilere ve sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düştüğünü dile getiren Bucak, kültürel değerlerin yaşatılmasının ancak yeni nesillerin ana dilleriyle bağ kurabilmesiyle mümkün olacağını vurguladı.

ÇALIŞTAYIN KONUŞMACILARI BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ
Programın açılış konuşmalarını Zaza Dili ve Kültürünü Yaşatma Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Ferhat Dopdoğru, iş insanı Fatih Mehmet Bucak ile siyasetçi ve iş insanı Cuma İçten gerçekleştirdi. Konuşmacılar, Zaza dilinin Türkiye'nin kültürel çeşitliliğinin önemli unsurlarından biri olduğunu belirterek, dilin yaşatılması için akademik çalışmaların, kültürel etkinliklerin ve sivil toplum faaliyetlerinin artırılması gerektiğine dikkat çekti. Çalıştay kapsamında gerçekleştirilen panel oturumunda ise alanında uzman akademisyenler Zaza dili, edebiyatı ve kültürel mirası üzerine kapsamlı sunumlar yaptı. Panele; Ankara Üniversitesi'nden Doç. Dr. İsmail Söylemez, Bingöl Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Elaltuntaş, Dr. Öğr. Üyesi Murat Varol konuşmacı olarak katıldı. Akademisyenler, Zazacanın tarihsel gelişimi, dilbilimsel özellikleri, sözlü kültür geleneği, edebiyatı ve günümüzde karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ayrıca dilin akademik alanda daha fazla araştırılması ve yazılı kaynaklarının artırılmasının önemine vurgu yapıldı.

ZARAR DİLİ GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMALI
Katılımcılar, Zaza dilinin korunmasının yalnızca belirli bir topluluğun değil, Türkiye'nin kültürel mirasının korunması açısından da büyük önem taşıdığı görüşünde birleşti. Çalıştay boyunca dilin eğitim, yayıncılık, kültürel etkinlikler ve sivil toplum çalışmaları aracılığıyla daha görünür hale getirilmesi gerektiği ifade edilirken, genç nesillerin ana dillerini öğrenmeleri ve günlük yaşamda kullanmalarının teşvik edilmesi gerektiği dile getirildi.





