Girne açıklarında 267 kişiyi taşıyan yolcu gemisinin batmasıyla yaşanan deniz faciası, Antalya’da 1981 yılında meydana gelen Turhan Boray Tankeri kazasını yeniden gündeme getirdi. Konyaaltı’nda fırtınaya yakalanarak kıyıya sürüklenen tankerde mürettebatı kurtarmak için gece boyunca verilen mücadele, kent tarihinin hafızalara kazınan olaylarından biri oldu.
GECE BOYUNCA BÜYÜK MÜCADELE VERİLDİ
1981 yılının Şubat ayında Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde yaşanan Turhan Boray Tankeri kazası, kent tarihinin unutulmayan olayları arasında yerini aldı. Petrol Ofisi tesislerine akaryakıt boşaltmak için gelen tanker, aniden şiddetlenen fırtınanın etkisiyle devrilerek kıyıya sürüklendi. Gemide mahsur kalan mürettebatı kurtarmak için ekipler ve denizciler gece boyunca büyük bir mücadele verirken, olayın tanıkları yıllar sonra o korku dolu saatleri anlattı. Peki, Turhan Boray Tankeri’ni kıyıya sürükleyen o gece Konyaaltı’nda neler yaşandı?
1981 YILINDAKİ KORKUNÇ ANLAR
Antalya’da 1981 yılını Şubat ayında meydana gelen bir gemi kazası sadece kentte değil tüm Türkiye’de geniş yankı uyandırdı. Turhan Boray Tankeri adlı gemi Konyaaltı’ndaki Petrol Ofisi tesislerine akaryakıt alırken bir anda çıkan şiddetli fırtınanı ardından devrildi. Yaşanan bu kazanın ardından olay yerine gelen ekipler saniyelerle yarışarak gemide mahsur kalan mürettebatı kurtarmak için büyük bir çaba harcadı.

FIRTINA GEMİYİ DEVİRDİ
1981 yılında bugünkü mevcut Konyaaltı Belediye binasının bulunduğu alanın yanında, o dönemlerde Petrol Ofisi’ne ait dolum tesisleri bulunuyordu. Antalya, Burdur ve Isparta illerinin akaryakıt dağıtımı, buradan kamyonlarla gerçekleştiriliyordu. Akaryakıt taşıyan gemiler şamandıralara bağlanıyor, denizden döşenen borular aracılığıyla yakıt depolara pompalanıyordu. Her zamanki rutin işlemi gerçekleştirmek için dolum noktasına gelen Turhan Boray Tankeri gemi, beklenmedik bir olay ile karşılaştı. Fırtınanın bir anda şiddetini artırması üzerine devasa gemi devrildi.
BÜYÜK BİR FACİA YAŞANDI
Bu tanker gemiler yakıtlarını boşalttıktan sonra dengede kalabilmek ve fırtınalara karşı koyabilmek için bir miktar deniz suyu alırlardı. Fakat Turhan Boray Tankeri buna fırsat bulamadı ve ağırlığını da kaybetmesi sonucu büyük bir facia meydana geldi. Konyaaltı’nda akaryakıtını henüz boşaltamayan gemi aniden patlayan fırtınayla birlikte kıyıya sürüklendi ve batmaya başladı. O dönemde teknolojinin bu kadar gelişmemiş olmasına rağmen olay kısa bir süre içerisinde duyuruldu ve olay yerine kurtarma ekipleri sevk edilirken batan gemiyi görmek isteyen vatandaşlar da kıyılara koştu.

GERGİN BEKLEYİŞ BAŞLADI
Olay yerine gelindiğinde ise durum çok kötüydü. Gemi yan yatmış ve içerisindeki mürettebat yardım için bağırıyordu. Ekipler, gemiyi çelik dozerler ve halatlarla kıyıya çekmeye çalışıyordu ama fırtınanın her geçen saniye şiddetini arıtmasından dolayı bu durum giderek daha da zorlaşıyordu. Dev dalgalar geminin alt kısmına öyle şiddetli çarpıyordu ki, ortaya çıkan korkunç gürültü sinirleri daha da geriyordu. Geminin parçalanma durumundan dolayı ekiplerin acele etmesi gerekiyordu. Eğer gemi parçalanırsa içindeki mürettebat sağ bir şekilde kurtarılamaz ve denizde adeta bir can pazarı yaşanırdı. Bir taraftan dalgıçlar dalgaların ritmini takip ederek gemiye tırmanmaya ve kazazedelere ulaşmaya çalışıyordu.
GEMİ KIYIYA VURDU
Çalışmalar gece boyunca devam etti. Vatandaşlar, fırtınanın bir an önce dinmesi ve geminin içindeki mürettebattın sağ salim kurtulması için dua ediyordu. Fakat gece saatleriyle beraber fırtına daha da şiddetlenmiş ve projektörlerle aydınlatma çalışmaları başlamıştı. Gece yarısına doğru gemide bulunan kişiler kurtarılmıştı. Sadece 1 işinin denize düştüğü ve kayıp olduğu iddia ediliyordu. Ertesi gün güneşin doğmasıyla beraber kocaman gemi devasa bir balina ölüsü gibi kıyıya vurmuştu.
İZZET ÜNLÜ’NÜN AĞZINDAN HİKAYE
Antalya Denizcileşme Platformu Başkanı İzzet Ünlü ise o gün yaşanan olayı şu sözlerle anlatıyor:
“Konyaalti'nda ki Petrol ofisi tesislerine akaryakit pompalarken fırtınadan devrilen Turan Boray tankeri 1980 ( Albüm: Nedret Sansal ) Olayın 3 kahramanı Kaptan Atilla Muşkara Limanın ve Antalya'nın ilk kılavuz kaptanı benim hocam ve ortağım idi Allah rahmet eylesin.
Kaptan Refik Balta abimiz dalgıç olarak Nato tesislerinde çalışıyordu büyük özveriyle cesurca dalıp hayatları canlarını kurtarmıştır. Rotası cennet olsun. Ve son olarak Allah sağlık sıhhat versin Kaptan Güray Gökhan'dır Canlı tanıklı bir deniz kazasıdır.Tanker P. Ofisi şamandıralarına bağlı hava patladığında ilk yardıma gidenler iki kaptanımız ve Refik Balta abimizdir. Tanker iri bir balina gibi plaja yaslanıyor. Gemi ve plaj arasına atlayanı altına alıp çakıllara gömüyor. Kaptan abilerimizin kurduğu Vara-Gel ( DENİZDE TECRÜBE İŞTE BU ) ile çamaşırhaneye sığınmış denizciler kurtarılıyor. Turhan Boray tankerinin 2. Kaptanın karısı biraz kilolu olduğu için kucağındaki bebeğini lombozdan (pencereden) Güray kaptana veriyor ve bebek kurtuluyor. Kendisi ise ölümü beklerken akşama kadar bir uğraşla o da sağ salim kurtarılıyor.
Bu olayın canlı tanığı Güray Kaptan'dır. Bendeki bilgiyi paylaşmak istedi...
Allah kaybettiklerimize rahmet , yaşayanlara selamet versin.”





