Antalya’nın Kepez ilçesine bağlı Fevzi Çakmak Mahallesi’nde etkili olan hortumda, bir site inşaatında çalışan ve şantiyedeki konteynerde barınan 4 işçi hayatını kaybetti. Olayın ardından açıklama yapan Antalya Halkevi, yaşananların yalnızca doğal afet olarak değerlendirilemeyeceğini savunarak plansız kentleşme, orman tahribatı ve rant odaklı politikaları eleştirdi. Antalya Halkevi, işçilerin ölümünün önlenebilir koşullarla bağlantılı olduğunu ileri sürdü. Açıklamada, kentleşme politikalarının insan yaşamını ve doğayı koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği vurgulandı.

ANTALYA HALKEVİ’NDEN SERT AÇIKLAMA

Antalya Halkevi, açıklamasında kent çevresindeki taş ocakları ve maden arama faaliyetleri nedeniyle ormanlık alanların zarar gördüğünü öne sürdü. Ormanların rüzgara ve iklimsel değişimlere karşı önemli bir doğal koruma alanı olduğuna dikkat çeken kurum, Antalya’da verilen taş ocağı ve maden arama ruhsatlarını eleştirdi. Açıklamada, doğal alanların tahrip edilmesinin kentin iklimsel risklere karşı kırılganlığını artırdığı savunuldu. Antalya Halkevi, ormanların korunması ve doğal yaşam alanlarının üzerindeki baskının azaltılması çağrısında bulundu.

“KEPEZ’DEKİ PLANSIZ YAPILAŞMA TESADÜF DEĞİL”

Kepez’de yaşanan olayın kentin hızlı ve plansız büyümesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Antalya Halkevi, betonlaşmanın ve asfalt yüzeylerin kentlerdeki çevresel riskleri artırdığına dikkat çekti. Açıklamada, kentsel ısı adası etkisine işaret edilerek yoğun yapılaşmanın sıcaklık dengeleri üzerindeki etkileri gündeme getirildi. Hortum gibi şiddetli hava olaylarının yalnızca denizlerde ve kırsal bölgelerde değil, kent merkezlerinde de can ve mal kaybına yol açabileceği ifade edildi. Antalya Halkevi, kent planlamasında insan yaşamının, doğal alanların ve iklim risklerine karşı alınacak önlemlerin öncelikli olması gerektiğini savundu.

Kepez Seyir Terası Hortum

COP31 ÖNCESİ ANTALYA’NIN DOĞASI GÜNDEMDE

Bu yıl Antalya’da düzenlenmesi planlanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’i de gündemine alan Antalya Halkevi, iklim kriziyle mücadele söylemi ile kentteki çevre politikaları arasında çelişki bulunduğunu öne sürdü. Açıklamada, ormanların korunması, karbon salımının azaltılması ve iklim krizine karşı önlem alınması gerektiğini vurgulayan yetkililere, Antalya’nın doğal alanlarının korunması konusunda sorumluluk alma çağrısı yapıldı. Kurum, kızılçam ormanlarının tahrip edilmesini eleştirirken ormanların iklim dengesi ve karbon emilimi açısından önemine dikkat çekti.

PLASTİK KİRLİLİĞİ VE BOĞAÇAYI TEPKİSİ

Antalya Halkevi, açıklamasında atık ithalatı ve plastik kirliliği konularına da değindi. Avrupa’dan ithal edilen atıkların çevre üzerindeki etkilerini eleştiren kurum, Antalya’nın turizm gelirleriyle öne çıkan kıyılarının mikroplastik kirliliği riskiyle karşı karşıya bırakıldığını savundu. Boğaçayı su havzasında TOKİ konutları yapılmasına yönelik ısrarı da eleştiren Antalya Halkevi, su havzalarının ve doğal alanların yapılaşma baskısından korunması gerektiğini belirtti.

“İNSAN ODAKLI VE DOĞAYLA BARIŞIK KENTLEŞME İSTİYORUZ”

Antalya Halkevi, açıklamasının sonunda rant odaklı kentleşme politikalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu. Ormanların, doğal alanların ve kent yaşamının koruma altına alınmasını isteyen kurum, iklim kaynaklı risklere karşı hazırlıklı, planlı ve doğayla uyumlu bir kentleşme politikası uygulanması gerektiğini ifade etti. Açıklamada, deprem, sel ve hortum gibi afetlerde yaşanan can kayıplarının kent politikalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Kaynak: BÜLTEN