Antalya'da geçtiğimiz nisan ayında önemli bir karara imza atılmıştı. 8 Nisan 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile yayınlanan Resmi Gazete’de Muratpaşa ilçesinde bulunan ve kentin en önemli yerleri arasında bulunan Karaalioğlu Parkı’nın koruma statüsü değiştirildi. 1991 yılından beri her türlü yapılaşmanın kesin olarak yasak olduğu 1. derece doğal sit alanı statüsünde olan Karaalioğlu Parkı, 2. derece sit alanı ile eşdeğer olan ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ kategorisine alındı. Alınan bu kararla beraber parkın bölge kurulunun izniyle kısıtlı ve belirli amaçlara yönelik yapı/tesis yapılmasına izin verilebilir bir hale geldi. Antalya Kent Konseyi ise söz konusu karar tepki gösterip, alınan bu kararın yanlışlığına ilişkin bir rapor yayınladı.

DİĞER YERLERİN DE KORUMA STATÜSÜ DEĞİŞTİ

Yayınlanan raporda Antalya Kent Konseyi söz konusu kararın yanlışlığına bir kez daha vurgu yaptı. Kent Konseyi yaptığı açıklamada dünyada son derece nadir bulunan falezlere bu kararla beraber yeni yapılar yapılabileceği ve milyon yılda oluşan bu doğa oluşumlarının bu süreçte geri dönülmesi mümkün olmayan zararla alacağına dikkat çekildi. Kent Konseyi ayrıca parkın doğu tarafında bulunan ve daha önce yapılaşmış olan, izinsiz yapıların alınan bu kararla beraber ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’ olarak tescil edilerek daha esnek bir statüye geçirilmiş oldu. Park alanıyla birlikte parkın deniz cephesindeki falezler ve doğudaki konut ve otellerin önündeki falez şeritinin de koruma statüsü 2. derece sit alanı ile eşdeğer olan ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ düzeyine alındı.

Karaalioğlu Parkı-3

BU KARARLA KAÇAK YAPILAR MEŞRULUK KAZANACAK

Açıklamada, bu kararla beraber falezlerin üzerine otel gibi işletmeler tarafından inşa edilen izinsiz yapıların geçerlilik kazanabileceğine dikkat çekildi. 1990 yıllarda falezlerin 1. Derece sit alanı yani Kesin Korunacak Hassas Alanlar statüsündeyken bile pek çok kaçak yapılar yapıldığı ve aradan uzun yıllar geçmesine rağmen bu yapıların yıkılmadığına dikkat çekilerek şimdi yeni alına kararla bu kaçak yapıların yıkılmaması hukuki bir zemin hazırlandığı kaydedildi.
Antalya Kent Konseyi tarafından yapılan açıklamada Adalar Plajı, Ramada Otel önü ve Perge Otel önündeki falezlere yapılan yapıların izinsiz olarak yapıldığı ve doğaya zarar verdiğinin altı çizildi. Bu yapıların bazılarının bugün küçük sökümler ile kurtulabileceği belirtilirken bazılarında ise ciddi çalışmalar yapılması gerektiği vurgulandı.

Falezler Koruma Statüsü

KENTİN EN ESKİ PLAJLARINDAN BİRİ

Antalya Kent Konseyi, Antalyalıların çok eski zamanlardan beri denize girmek için kullandığı ve Muratpaşa Belediye tarafından inşa edilen Adalar Plajı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yıkım kararı olduğuna dikkat çekilere şu ifadeler kullanıldı:

“Antalyalıların çok eski zamanlardan beri denize girmek için kullandığı bir yerdir. Muratpaşa Belediyesi tarafından işletilmektedir. 2024 yılında bu plaj işletmesinin 563 metre kare birinci derece SIT alanını işgal ettiği ve kaldırılması gerektiği, Antalya 1 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu tarafından kararlaştırılmış, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Antalya İl Müdürlüğü tarafından gereği için Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve Muratpaşa Belediyesi’ne gönderilmiştir. Bu kararın gereğinin yerine getirilmesi mümkün ve kolaydır. Çelik konstrüksiyonlar, ahşap kaplamalar ve yer yer mevcut olan betonlar sökülüp uzaklaştırıldığında dalga etkisinde bir kıyı olan falezlerde, herhangi bir ilave restorasyon çabasına gerek kalmadan veya küçük bir çabayla doğa kendini onaracak ve tekrar doğal görünümüne kavuşacaktır. Bu nedenle rapora konu olan alanın birinci derece SIT alanı (veya güncel terminolojiyle Kesin Korunacak Hassas Alan) olması için bir engel bulunmamakta”

Adalar Plajı

HER YIL YENİ BİR ŞEY İNŞA EDİLMİŞ

Bir diğer falezlere zarar veren yapının ise Perge Otel önündeki yapılar olduğu ifade edildi. Kent Konseyi, 1970 yılların başında falezlerin üzerine bazı yapıların inşa edildiği ve ilerleyen yıllarda bu yapıların arttığına dikkat çekilerek şu ifadeler kullanıldı.

“Falezler üzerinde yalnızca merdiven ve soyunma kabinleri görünüyor. Devamındakiler ise sırasıyla 2012, 2015, 2018 yıllarına ait. 2018 yılındaki fotoğrafta falezler üzerine bir asansör inşa edilmiş olduğu görülmektedir. Büyük fotoğraf 2026 Ocak ayına ait olup, deniz seviyesindeki güneşlenme platformlarına ilave olarak yamaç üzerinde ve falezleri neredeyse görünmez hale getiren üstü kapalı çelik konstrüksiyon yapılar inşa edildiği görülmektedir. Antalya 1 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu 2020’de Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını ve İmar Kanunu uyarınca gerekli işlemlerin yapılmasını istemiştir. Ancak, söz konusu alanda, otel tarafından günübirlik kıyı kullanım amacıyla kullanma izni talebinde bulunduğu, imar planlarının yaptırılması ve uygulama projelerinin hazırlanması için 2023’te ön izin sözleşmesi imzalanmış olduğu, talebin Bakanlıkça değerlendirilmekte olduğu öğrenilmiştir. Oysa bu alan 8 Nisan 2026 tarihine kadar birinci derece SIT alanıydı.

Gerek birinci derece SIT alanı gerekse güncel muadili olan Kesin Korunacak Hassas Alan’da çelik konstrüksiyon terasların, platformların, çelik konstrüksiyon asansör yapısının inşa edilmesi, inşaatının talep edilmesi, bu talebe izin verilmesi kesinlikle mümkün değildir. İmzalanmış olan ön sözleşmedeki ‘imar planlarının yaptırılması ve uygulama projeleri’ ifadeleri ‘birinci derece SIT alanı’ ile çelişmektedir. Bilimsel araştırma dışında herhangi bir faaliyetin yasaklandığı bir alanda herhangi bir mühendislik-mimarlık ürünü yapay bir uygulama projesine izin verilmemelidir. Bakanlığın 2020 tarihinde verdiği karar uygulandığı takdirde “birinci derece SIT alanı” koşulları sağlanmış olacaktır. Çelik konstrüksiyonlar teraslar, çelik konstrüksiyon asansör, ahşap kaplamalar ve betonlar sökülüp uzaklaştırıldığında dalga etkisinde bir kıyı olan falezlerde, küçük bir restorasyon işlemi desteğiyle doğa kendini onaracak ve falez tekrar doğal görünümüne kavuşacaktır. Bu nedenle rapora konu olan alanın birinci derece SIT alanı (veya güncel terminolojiyle Kesin Korunacak Hassas Alan) olması için bir engel bulunmamakta.”

Perge Otel Önü Falezlerin Üzerine Yapılan Yapılar

FALEZİN ÜZERİNE HAVUZ İNŞA EDİLMİŞ

Antalya Kent Konseyi’nin bir diğer dikkat çektiği konu ise Ramada Otel önündeki yapılar oldu. Otel tarafından falezlere havuz yapıldığı hatta tüneller bile açıldığına dikkat çekildi. Söz konusu raporda şu ifadeler yer aldı:

“1. Derece SIT alanında asla olmaması gereken çelik konstrüksiyon yapılar ve tünel ile ilgili olarak, Antalya 1 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu 2020 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına ve İmar Kanunu uyarınca gerekli işlemlerin yapılması istenmiştir. Ancak, söz konusu alanda, günübirlik kıyı kullanım amacıyla kullanma izni talebi, imar planlarının yaptırılması ve uygulama projelerinin hazırlanması için 05 Mart 2026 tarihinde ön izin sözleşmesi imzalandığı, talebin Bakanlığıkça değerlendirilme sürecinde olduğu öğrenilmiştir. Oysa bu alan8 Nisan 2026 tarihine kadar birinci derece SIT alanıydı. Gerek birinci derece SIT alanı gerekse güncel muadili olan Kesin Korunacak Hassas Alan’da çelik konstrüksiyon terasların, platformların, otel içinden faleze uzanan kaya içinden tünel açılması, falez üzerinde ve kıyı-kenar çizgisi hizasında yaklaşık 500 metrekare yüzme havuzu inşa edilmesi kabul edilebilir bir durum değildir (Şekil 8-9). İmzalanmış olan ön sözleşmedeki “imar planlarının yaptırılması ve uygulama projeleri” ifadeleri “birinci derece SIT alanı” ile çelişmektedir. Bilimsel araştırma dışında herhangi bir faaliyetin yasaklandığı bir alanda herhangi bir mühendislik-mimarlık ürünü yapay bir uygulama projesine izin verilmemesi gerekir. Bakanlık tarafından 2020’de verilen karar uygulandığı takdirde “birinci derece SIT alanı” koşulları sağlanmış olacaktır. Çelik konstrüksiyonlar teraslar, beton havuz, ahşap kaplamalar ve diğer yapay eklentiler sökülüp uzaklaştırıldığında dalga etkisinde bir kıyı olan falezlerde, küçük bir doğal restorasyon işlemiyle doğa kendini onaracak ve tekrar doğal görünümüne kavuşacaktır. Bu nedenle rapora konu olan alanın birinci derece SIT alanı (veya güncel terminolojiyle Kesin Korunacak Hassas Alan) olarak tanımlanması uygun olacaktır.”

Ramada Otel Önü Falezlerin Üzerindeki Yapılar

KARARDAN GERİ DÖNÜN

Antalya Kent Konseyi falezlerde 1. Derece sit alanı iken bile bu kadar çok kaçak yapı ile talan edildiğini vurgulayıp, yeni alınan bu kararla beraber bu yapılara meşruluk kazandırıldığı ve falezlerin üzerine inşa edilecek yeni yapılara ise kapı açıldığı kaydedildi. Kent Konseyi alınan bu karardan bir an önce dönülmesini ve söz konusu işletmelere ait kaçak yapılar için de bir an önce önemli adımların atılmasının gerektiği ifade edildi.

Kent Konseyi̇ Yeni̇

Muhabir: Tahsin CAN ÖNALP