Göktürkler döneminden itibaren kullanılan 12 hayvanlı Türk takviminde, her yıla bir hayvan adı veriliyordu. Sığır, sıçan, yılan (ejderha), kaplan, tavşan, balık, koyun, at, maymun, tavuk, köpek, domuz gibi hayvanların adıyla anılan yılların adını aldığı hayvanlara göre aynı zamanda insan karakterini de etkilediğine inanılıyordu.

KARATAY HANDAKİ FİL VE EJDERHA

Kayseri-Malatya yolu üzerinde bulunan Karatay Han Kervansarayının yüksek kemerli ana girişinin solunda kalan eyvanın kemerlerini süsleyen hayvan motifleri, 12 hayvanlı Türk takvimini oluşturan hayvanlardan seçilmiş. Takvimde yer almayan fil gibi hayvanlar da nişlerin arasına serpiştirilmiş. Kervansarayın ana giriş kapısının iç kısmında ayrıca iki ejderhanın oluşturduğu düğümlü motifler de dikkat çekiyor.

VEZİR KARATAY’IN ADI KÖYDE YAŞIYOR

Sultan 1. Alaaddin Keykubad'ın 1237'de Kayseri'de av etiyle zehirlenerek öldürülmesinin ardından zor günler geçiren Anadolu Selçuklu devletinin ünlü Babai İsyanı ile karşı karşıya kaldığı 1240 yılında Vezir Celaleddin Karatay tarafından yaptırılan kervansaray, adını bu ünlü devlet adamından alıyor. Kervansarayın bulunduğu alanda zamanla gelişerek önemli bir yerleşime dönüşen ancak daha sonraları giderek önemini yitiren köy de Karadayı adını taşıyor.

ÇOK FONKSİYONLU YAPILAR

Orta Çağ'da Kayseri'den Malatya ve Elbistan'a uzanan kervan yolunun önemli duraklarından biri olan Karatay Han Kervansarayı, kimi uzmanlara göre çok fonksiyonlu bir yapıydı ve tıpkı Sultanhanı (Aksaray ve Kayseri) benzeri kervansaraylar gibi aynı zamanda devlethane olarak da kullanılıyordu.

GEÇMİŞİN İZLERİ SİLİNİYOR

Taht kavgalarının yanı sıra dışarıdan gelebilecek Moğol tehdidi gibi saldırılarak karşı kentlerin yeterince güvenli olmadığı durumlarda, Karatay Hanı Kervansarayı gibi yapılar korunaklı bir kale işlevini görüyordu ve Sultanların güvenliği bu mekanlarda sağlanıyordu. Hamamından revirine, mutfağından berberine birçok üniteyi barındıran yapıların kimilerinde eski Türk inanç ve kültürlerine ait çift başlı ejderha, balık ve çeşitli mitolojik sembollerden oluşan motiflerin çoğu yerde tahrip edilmesi ya da tamamen yok edilmesi, tek tip bir inanç ve kültürün dayatıldığı her dönemin barbarlığından izler taşıyor. Tıpkı Selçuklu dönemi ya da daha sonraları Beylikler döneminde inşa edilen ve özgün süslemeleri ve bezemeleri İslam'da resim günah anlayışıyla üzeri kapatılarak ya da kazınarak yok edilmesi gibi...

ÜÇ KITAYA YAYILAN KÜLTÜR MİRASI

Anadolu, İran ve daha doğudaki coğrafyalarda bulunan Türk kültür mirası, İndus'tan Uygur'a, Antik Yunan'dan Roma'ya, Mısır'dan Kafkasya'ya uzanan çok geniş bir alanın içinde hem kendi özgünlüğünü korumuş, hem de bütün bu kültür havzalarından etkilenmiş ve etkilemiştir. Bütün bu zenginliği yok sayarak içinden geçilen dönemlerin egemenlerinin baskın inanç ve kültür anlayışıyla tarihi tasnif etmeye kalkışmak en hafif tabirle tarihe ve kültüre ihanettir.

Fotoğraflar: Kayseri Karatay Han Kervansarayı, (Yusuf Yavuz arşivi)

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-YUSUF YAVUZ