Antalya’nın deniz çöpleri ile ilgili 2020 yılında hazırlanan 78 sayfalık eylem planı raporu, dönemin Valisi Münir Karaloğlu’nun sunuş yazısıyla başlıyor. Deniz çöplerinin önlenmesi için oluşturulan komisyon da ilgili kamu kurumları ve belediyelerden temsilciler yer alıyor. Belediye başkanları komisyonun doğal üyesi. Antalya il genelinde, Gazipaşa ve Kaş ilçeleri arasındaki kıyı şeridini ve deniz yüzeyini kapsayan eylem planında, mevcut durum analizi ve alınması gereken önlemlere yer veriliyor. Eylem planının sonunda ise bu kapsamda yapılan temizlik çalışmalarından görüntülere yer veriliyor.

PLANLAR FARKLI, EYLEMLER AYNI

Ancak 2000-2024 dönemini kapsayan eylem planında örnek temizlik çalışması olarak paylaşılan fotoğrafların 2019 yılına ait olduğu görülüyor. Fotoğraflarda sahillerde ve falezlerden yapılan temizlik çalışmaları ile dere ve çaylar üzerine konulan artık tutucu ağlar yer alıyor. Antalya’nın 2025-2030 dönemini kapsayan deniz çöpleri ile ilgili ikinci eylem planı ise 2024 yılında hazırlandı. Antalya Vali Yardımcısı Aydın Abak’ın koordinesinde hazırlanan bu eylem planı da 81 sayfadan oluşuyor. Bu planda da yine belediye başkanları ve ilgili kamu kurumlarının temsilcileri komisyon üyesi olarak yer alıyor. Ancak bu ikinci planda dikkat çeken en çarpıcı detay, plan içeriğinin bir önceki döneme ait planla birebir aynı olması. İki plan arasındaki en önemli farklılık, değişen komisyon üyeleri ile ilçe belediye başkanlarının adları. Bunun dışında deniz çöpleri ile ilgili mevcut durum analizi, alınması gereken önlemler, kullanılan uydu görüntüleri ve örnek temizlik çalışmalarını yansıtan fotoğraflar birebir aynı.

Kopyala Yağıştır Eylem

2019’DAKİ TEMİZLİK FOTOĞRAFLARI 6 YILDIR KULLANILIYOR

Antalya sahillerinde ve falezlerde deniz çöplerinin önlenmesi ile ilgili yapıldığı belirtilen 2019 yılına ait temizlik çalışmalarını yansıtan fotoğrafların, ikinci raporda da aynı şekilde kullanıldığı görülüyor. Antalya gibi kıyı turizmine bağımlı bir deniz kentinde, turizm sezonunun tam ortasında yaşanan deniz çöpleri sorunu gündemdeyken, konuyla ilgili hazırlanan eylem planlarının kopyala yapıştır niteliğinde olması bu sorunun uzun süredir geçiştirildiği izlenimini doğuruyor. Her iki eylem planında da faaliyet listeleri olduğu gibi tekrarlanırken, önceki dönemde öngörülen faaliyetlerin gerçekleşme düzeyini ortaya koyan sistematik bir performans değerlendirmesine yer verilmemesi dikkat çekiyor.

Kopyala Yağıştır Eylem 3

ANTALYA’NIN COP31 SINAVI

Kasım ayında küresel iklim zirvesi COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanan Antalya’da, başta Valilik olmak üzere bütün kurumlar deniz ve kıyı temizliği konusunda seferber olmuş durumda. İyi bir ev sahipliği yapmaya hazırlanan kentte, yüksek turizm sezonu ortasında yaşanan deniz çöpleri krizi dikkatleri bir kez daha eylem planlarına yöneltti.

Deniz Kirliliği Konyaaltı Şişeler

VALİLİKTE EYLEM PLANI TOPLANTISI

Konuyla ilgili hazırladığımız, “Plan var eylem yok” başlıklı haberimizin ardından, dün Antalya Valiliği bünyesinde deniz çöpleri ile ilgili bir toplantı yapıldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında yapılan ‘Deniz Çöpleri İl Eylem Planı Toplantısı’nda, denizlerin korunmasına yönelik yürütülen çalışmalar ve bu konuda alınacak yeni tedbirler ele alındı. Toplantıda, Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi kapsamında yürütülen saha operasyonları, temizlik faaliyetleri, eğitim ve farkındalık çalışmaları, altyapı yatırımları, teknik önlemler ile denetim ve mevzuat uygulamaları gündeme geldi.

I M G 3376

TEMİZ BİR DENİZ HEDEFİ

Belediyelerin yürüttüğü sahil temizliği faaliyetleri ile atık bariyerleri ve kirliliğin kaynağında önlenmesine yönelik idari ve teknik denetimlerde toplantının konu başlıkları arasında yer aldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifinin temel amacının denizleri temiz tutmak, mevcut kirlilik sorunlarına dikkati çekmek ve temiz bir deniz hedefine ulaşmak olduğunu dile getirdi. Bölgede yürütülen çevre koruma çalışmalarının deniz temizliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Şahin, ilgili kurum ve kuruluşların koordinasyon içinde çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti. Toplantıda ayrıca, denizlerde yürütülen temizlik, bilinçlendirme ve saha çalışmalarına ilişkin sunumlar yapıldı.

ANTALYA’DA DENİZ MİLYONLARCA ZİYARETÇİNİN YÜKÜNÜ TAŞIYOR

Kıyı turizmine odaklanan Antalya’da deniz temizliği hayati önemde. Bu, aynı zamanda sürdürülebilir balıkçılık ve biyoçeşitlilik açısından da önemli. Turizm sezonunda yerli ve yabancı yaklaşık 30 milyona yakın ziyaretçiyi ağırlayan Antalya’da, yoğun su kullanımından kaynaklı arıtma sorunları da yaşanıyor. Atıksu arıtma sistemlerinin yetersizliğine, tur teknelerinden kaynaklı atıksu alımlarının düzenli olarak yapılamaması da eklenince, kıyılarında milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan Antalya’da deniz kirlilik alarmı vermeye başlıyor. Bir turizm etiketi olan mavi bayrak konusunda Antalya Türkiye’de ilk sırada yer alıyor. Ancak yaşanan kirlilik nedeniyle Antalya’daki birçok lüks otelin de yer aldığı plajlarda bayraklar mavi olsa da denizin rengi giderek grileşiyor. Kemer bölgesinde konuyla ilgili bilgisine başvurduğumuz bölge sakinleri, deniz çöpleri sorunun geçmişte de zaman zaman yaşandığını ancak bu yıl olağanüstü bir kirlilik yaşandığını belirtiyor.

Konyaaltı Deniz Kirliliği Çekirdek Kabuğu

PLANLAR FARKLI, EYLEMLER AYNI

Antalya için hazırlanan deniz çöpleri eylem planlarının yetersizliği, sorunun önlenmesinde ortaya çıkan açmazlara da işaret ediyor. İkinci planda, önceki dönemde hangi eylemlerin yapıldığı, hangilerinin eksik kaldığı ve bu konudaki başarısızlık nedenlerinin ortaya konularak yeni döneme ilişkin yol haritası ve politika belirleme yönünde hiçbir veri bulunmuyor. Bunun yerine ilk planda listelenen faaliyet ve eylemler, olduğu gibi ikinci plana kopyalanarak alınmış.

PLANLAR PERFORMANS ESASLI DEĞİL

İlk planda, belediyeler, sivil toplum kuruluşları, dalış organizasyonları ile birlikte deniz dibi temizliği yapılacağı hedef olarak ortaya konulurken, ikinci planda da aynı faaliyetin uygulama alanının genişletilerek tekrar ettiği görülüyor. Ancak 2020–2024 döneminde gerçekleştirilen dip temizliği faaliyetlerinin sayısı, miktarı, toplanan atık miktarı, çevresel etkisi veya başarısı değerlendirilmeden aynı uygulamanın ikinci dönem planında tekrar yer alması, performans esaslı planlama yaklaşımıyla çelişiyor.

KAMU KAYNAKLARI VE İŞ GÜCÜ NASIL KULLANILIYOR

Aynı şekilde 2020 planında yer alan, okul ve Çiftçi eğitimleri ile plaj bilgilendirmeleri, çevre eğitimi gibi konuların ayrıntılı olarak planlandı görülüyor. 2025 planında aynı uygulamalar tekrar ediyor. Fakat bir önceki planda kaç eğitim yapıldığı, kaç kişiye ulaşıldığı ve konulan hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı konusunda bir bilgi yer almıyor. Her iki raporda da, komisyon üyesi belediye ve kamu kurumlarının kaç adet faaliyet yürüttüğü ve bu faaliyetlerin niteliği hakkında detaya yer verilmiyor. 2025–2030 Deniz Çöpleri İl Eylem Planı, önceki plan döneminde yapılan faaliyetlerin performans ve etki analizine yer vermeden, aynı faaliyetleri yeniden hedef olarak ortaya koyarak önceki dönemi tekrar ediyor. Her iki planda da sorunların kaynağının değişmediği görürken, çözüm için aynı hedeflerim ortaya konulması, kamu kaynaklarının ve işgücünün hatalı şekilde kullanıldığı izlenimi doğuruyor.

DENİZ SÜPÜRGESİ VAR GÖSTERGE YOK

2025 planında; 2020 yılından beri şehir merkezinde deniz çöplerini temizlemek amacıyla bir deniz süpürgesi kullanıldığı belirtiliyor. Ayrıca Alanya, Kaş ve Kemer için yeni deniz süpürgeleri alınmasının planlandığı da ifade ediliyor. Ancak; mevcut deniz süpürgesinin performansı, toplanan çöp miktarı, etkin kullanılıp kullanılmadığı, maliyet-fayda analizi gibi göster yerlere yer verilmediği görülüyor. Alanya ve Kemer’de sezon ortasında yaşanan deniz çöpleri sorunu, eylem planındaki tutarsızlıkları bir kez daha gündeme getiriyor.

Kopyala Yağıştır Eylem 4

PLANDA DENİZ EKOSİSTEMİ YOK

Deniz çöpleri ile ilgili hazırlanan ve birbirinin kopyası olan her iki raporun en önemli eksiklerinden biri de denize ve sahillere yalnızca turizm gözlüğü ile bakıyor olması. Eylem planlarında deniz ekosistemine, geleneksel balıkçılığa ve iklim değişikliğinin etkilerine yeterince denilmiyor. Oysa Antalya başta Akdeniz soğukları ve deniz kaplumbağaları gibi nesli tehlike altındaki birçok deniz canlısı ve deniz çayırları gibi türler için oldukça önemli habitatlar barındırıyor. Deniz çöpleri ve kirlilik, yalnızca kıyı turizmini değil deniz ekosistemini de tehdit ediyor. Kıyılardan gelen gözlemler, yüzeyde görünen kirliliğin dışında deniz tabanında ciddi bir kirlilik olduğuna işaret ediyor.

Kaynak: ANTALYA KÖRFEZ GAZETESİ-YUSUF YAVUZ